3’ÜNCÜ NESİL FIRINCILIK MODELİ

Ile mahalle fırıncılığı kavramının içinde barındırdığı tazeliği, mahalle ortamının sıcaklığını gelişmiş ülke standartlarındaki ürün ve servis ile ortaya koyduk. Çağın değişen koşullarıyla farklı nitelikler ve boyutlar kazanan yaşam tarzlarına uygun, taze,

Capital (Turkey) - - NASıL BAŞARDıM? -

kamız Komşufırın’da ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz.

DOĞRU MODEL İÇİN DETAYLI ÇALIŞMA

UNO 1990 yılında, Komşufırın ise 2006 yılında tüketicimize nitelikli unlu ürün sunmak için başlattığımız işler oldu. Komşufırın daha genç bir şirket olarak her yönden daha fazla ilgiye ve desteğe ihtiyaç duyuyordu. Bu göreve bizzat ve yakından odaklanmak istedim. UNO’nun olgun bir şirket olarak gelişimini sürdürmesinin çok daha sağlıklı ve doğru olacağını düşündüm.

Komşufırın’ın arkasında uzun bir Ar-Ge süreci var. Tüketicilerin mahalledeki fırın sıcaklığında kaliteli, hijyene önem veren bir fırın markasına ihtiyaç duyduğunu biliyorduk. Doğru modeli oluşturmak için çok detaylı bir çalışma yaptık. Dünyayı gezdik, yabancı uzmanlarla çalıştık. Üçüncü nesil fırıncılık kavramını, günümüz tüketicisinin unlu ürünlerle ilgili beklentilerini eksiksiz yerine getirebilmek amacıyla geliştirdik. Komşufırın’ın üçüncü nesil fırıncılığı, ürünün tasarlanmasında sağlıklı beslenmenin tüm bilimsel unsurlarını uygulayabilen, ürünün oluşmasında sağlıklı ve hijyenik şartlara sahip gelişmiş üretim alanlarını kullanabilen, aynı zamanda en önemli kalite unsuru olan fırından yeni çıkmış olma tazeliğini, sıcaklığını tüketime en yakın son noktaya taşıyabilen bir iş modelidir.

RİSK VARDI

Her yatırım belli ölçüde riskler içerir. Hele ki bir sektörün öncüsü olmaya yönelik, bir iş yapış biçiminin, bir ürün grubunun ilk sunumunu yap- mayı amaçlayan yatırımlar için bu risk daha da büyük olur. Komşufırın’da da durum böyleydi. Ancak bizlerin görevi, içinde yaşadığımız ülkenin, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerini yılmadan, riskleri olabildiğince küçültmeye ve yönetmeye çalışarak geliştirmeye devam etmek olmalı. Komşufırın’ı kısmen özkaynak, kısmen krediyle finanse ettik, etmeye de devam ediyoruz.

Türk tüketicisi, yılda ortalama kişi başına yaklaşık 130 kg. unlu ürün tüketiyor. Bu oran, dünyadaki en fazla kişi başı tüketim oranı. Beslenmemizin temel taşı olan bu tüketim, tüm güne ve çeşitli ürünlere dağılmış durumda. Doğal olarak da tüketicimiz, bu ürünleri en sıcak ve taze haliyle tüketmek istiyor. Bizim iş modelimiz, her ürünün içeriğinin doğru tasarlanmasını ve ana girdi olan tahılların tohumdan başlayarak bizzat üretilmesini ve kontrol edilmesini gerektiriyor. Unu kendi fabrikalarımızda öğütüyoruz ve ürünün oluşumunun son noktasına kadar kontrolümüz ve güvencemiz altında olmasını sağlıyoruz. Tüm iş hayatım bu alanların tümünde iş modelleri ve ürünler geliştirmekle geçti. Buğday benim ve yönettiğim şirketlerin odak noktasıdır.

FİYAT POLİTİKAMIZ FIRINLA AYNI

Komşufırın’la perakendeye de girdik. Perakende, yaptığınız işin, ürettiğiniz ürünün tüketiciyle buluştuğu nokta. Tüketicilere nitelikli ürün sunabilmek için arka planda verdiğiniz büyük mücadele perakende ile perdeye yansıyor. Diğer fırınlardan farklı bir fiyat politikası izlemiyoruz. Hatta her yerde benzerleri bulunabilen, simit,

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.