İŞGÜCÜ MALİYETLERİ EKONOMİYİ ZORLAYACAK

Capital (Turkey) - - İŞSİZLİK YÜKSELİYOR -

düşmüştü. 2010 ve 2011 yıllarındaki hızlı büyüme sayesinde bu oran yüzde 35,6’ya kadar çıktı. 2012’deki hafif gerilemeden sonra 2013’te bir miktar daha yükselip yüzde 36,2 oldu. Ancak o 015 yılında yapılan iki genel seçime damgasını vuran vaatlerden biri asgari ücrete okkalı bir zam yapılmasıydı. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 7 Haziran’da yapılan ilk seçim öncesinde bu konuya soğuk bakmış ama 1 Kasım’daki tekrar seçim öncesinde net asgari ücreti bin TL’den bin 300 TL’ye çıkarma vaadinde bulunmuştu. Bu seçimde sürpriz bir şekilde yeniden tek başına iktidara gelince de bu vaadini gerçekleştirme çalışmalarına başlamıştı. Biz bu yazıyı yazdığımız sırada yeni asgari ücret daha belli olmamıştı ama siz bu yazıyı okurken herhalde çoktan açıklanmış olacak.

Asgari ücrete zam konusu devletten çok özel sektörü ilgilendiriyor. Çünkü asgari ücret zamlandığında özel sektörün işgücü maliyetleri artıyor. Biz bu yazıyı yazdığımız sırada özel sektör yüzde 30’luk zammın getireceği maliyetin bir bölümünü devletin üstlenmesi için bastırıyordu. Ancak bu çaba başarıya ulaşmış olsa bile yeni yılla birlikte işgücü maliyetlerinde önemli bir artış karşımıza çıkmış olacak.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri, işgücü maliyetlerindeki artışın zaten 2015’te de hızlandığını gösteriyor. Buna göre işgücü maliyetleri mevsimsel düzeltilmiş olarak 2015’in ilk çeyreğinde yüzde 5,1, ikinci çeyreğinde yüzde 2,4 ve üçüncü çeyreğinde ise yüzde 4,2 artmış durumda. İlk çeyrekteki artış ile üçüncü çeyrekteki artış ortalamaların epey üzerinde. Dördüncü çeyrekte neler olduğunu henüz bilmiyoruz ama 2016’nın ilk çeyreğinde yandaki grafikte yine uzun bir çubukla karşılaşacağız gibi görünüyor.

Asgari ücretteki yüksek artış 2016’da iç talebe olumlu yansıyabilir. Çünkü önemli bir tüketici kitlesinin gelirleri yükselecek. Ancak bu artış tüketim kanalından ekonomiye olumlu yansırken maliyet kanalından ise olumsuz bir yansımada bulunacak. Artan işgücü zamandan beri yerinde sayıyor. IMF’nin tahmini verileri, kişi başına gelirimizin ABD’ye oranının 2015 yılında da fazla değişmediğini ve yüzde 36,3 olduğunu gösteriyor.

İNSANİ GELİŞMEDE DURDUK

Yavaş büyümenin diğer ülkelerle aramızdaki refah yarışı üzerindeki olumsuz etkisini, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) hesapladığı İnsani Gelişme Endeksi (İGE) verilerinde de görüyoruz. Bu endeks kişi başına gelir yanında eğitim ve sağlık göstergelerini de içeriyor. Bu endekse göre yapılan sıralamada, tam da ekonomide yavaş büyümenin başladığı 2012 yılından bu yana yerimizde sayıyoruz.

Küresel krizin yaşandığı 2009 yılında İGE sıralamasında 188 ülke arasında 88’inci durumdaydık. Ekonominin hızlı büyüdüğü 2010 ve 2011 yıllarında maliyetlerinin fiyatlara yansıtılması enflasyonu besleyecek. İşgücü maliyetlerindeki artış rekabet gücünü azaltarak zaten düşüş eğiliminde olan ihracatta da işleri iyice zorlaştıracak.

Asgari ücretteki artışın getirdiği maliyet artışının bir bölümünün devlet tarafından üstlenilmesi bu olumsuz etkileri biraz törpüleyebilir. Ancak bu kez de bütçedeki gelirlerin ve dolayısıyla bütçe açığının olumsuz etkilenmesi söz konusu olacak.

Kısacası 2016, işgücü maliyetlerinin ekonomiyi zorlayacağı bir yıl olacağa benziyor. Bu maliyet artışının etkileri enflasyondan büyümeye kadar birçok göstergede hissedilecek.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.