ÜÇ PORTFÖY ÖNERİSİ

Capital (Turkey) - - BORSA -

EB Portföy Yönetimi Genel Müdürü Selim Yazıcı, 2015’te gözlerin FED üzerinde olduğunu, 2016’ da ise Çin’in izleneceğini söylüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:

“2016’ da dikkatler Çin’in üzerinde olacaktır. Çin’in büyüme rakamları ve Yuan’ın değeri, dikkatle izlenecek. Orta ve uzun vadede ise takip edeceğimiz ana global gösterge, gelişmekte olan ülkelerden fon çıkışı hareketleri olacak. Hem petrol düşüşü hem de FED’in sıkılaşması, bu trendin devam etmesini sağlayabilir. Çin’den çıkabilecek yüklü yabancı fonlar, gelişmekte olan ülke kurları üzerinde hasar bırakabilir. Güçlü bir risk almama trendinde ise TL pozitif ayrışamayabiliyor. Bu büyük risk dışında, Türkiye’nin iyileşmeye başlayan siyasi istikrar, cari açık, bütçe, reform adımları gibi makro göstergeleri ve oldukça cazip olan değerlemeler nedeniyle kısa vadeli fon akışlarına sahne olabilir. Bundan sonra Türk piyasaları biraz daha iç gelişmelere odaklanabilir. Özellikle enflasyon beklentisinin aşağı gelmesi, başarılırsa piyasa açısından gerçekten olumlu bir tablo ortaya çıkabilir. Yatırım fonlarımızı önerirken az, orta ve ortayüksek risk grupları için ayrı ayrı dağılımlar öneriyoruz. Deneyimli ve uzman bir ekibin her ay yaptığı varlık dağılım toplantısı neticesinde yenileniyor. Az risk grup için mevduatta yüzde 65, ÖST fonunda yüzde 15 ve kısa vadeli bono fonunda yüzde 20 önerimiz var. Orta risk grubunda mevduatta yüzde 55, hissede yüzde 3, ÖST fonda yüzde 15 ve kısa ve orta vadeli bono fonunda yüzde 27 dağılım öneriyoruz. Yüksek risk grubu yüzde 45 mevduat, yüzde 10 hisse fonu, yüzde 10 ÖST fonu, yüzde 10 kısa ve orta vadeli bono fonu ve yüzde 25 uzun vadeli bono fonu tercih edebilir. Dövizde küresel gelişmelerin yanı sıra siyasi gelişmeler de izlenecek. Özellikle nisan ayında Merkez Bankası (MB) başkanlığı seçimi ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler, kurdaki volatiliteyi etkileyecektir. Bunların haricinde MB’nin FED’in faiz artışı sonrası izleyeceği politikalar ve Ortodoks para politikasına geçiş süreci dikkatle izlenecek. Makroekonomik tarafta ise cari açıkta yaşanacak MB politikaları, özellikle verim eğrisinin kısa ucu üzerinde oldukça etkili olacak. Şu anda geldiğimiz seviyeler kısa vadeli faizler için cazip. Orta ve uzun vade için gelişmekte olan ülkelere dair risk primi azalırsa ve enflasyon beklentilerinde bir iyileşme sağlanabilirse en az 50-60 baz puan aşağı yönlü faiz hareketi çok rahat bekleyebiliriz. Borsadan farklı olarak bono piyasasında yerli oyuncular hakim. 2016 yılında Hazine’nin rollover rasyosunu biraz daha aşağı çekeceği ve emeklilik fonlarının da büyümeye devam edeceği düşünülürse bir miktar “scarcity” (yokluk değeri) etkisi görülebilir. Bu da bono faizlerinin uygun bir ortamda aşağı gitmesini ve bono fonlarının sermaye kazancı yazmasını sağlayabilir. FED’in faiz artırım sürecine girdiği, seçimlerin sona erdiği, Avrupa ile ilişkilerin onarıldığı bir ortama girerken borsada orta ve uzun vade için alım fırsatları var. Ancak 2016 boyunca jeopolitik/siyasi bir olayın gündemi tamamen değiştirme riski bulunuyor. Böyle bir olay yaşanmadıkça özellikle diğer gelişmekte olan ülkelere oranla ortalama yüzde 45 daha ucuz olan banka hisseleri, 2016’da alım fırsatları sunacaktır. Yine küresel gelişmelere bağlı yaşanabilecek fon akışlarının yönünü gelişmekte olan ülkelere çevirmesi de borsa açısından olumlu etki yaratacak.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.