BÜTÇE 22,6 MİLYAR LİRA AÇIK VERDİ

Capital (Turkey) - - KONJONKTÜR -

konusunda da iyi sonuçlar alınamadı.

SİYASİ BASKININ ETKİSİ

Merkez Bankası’nın zaman zaman maruz kaldığı ve özellikle son birkaç yıldır ağırlaşan siyasi baskıyı da enflasyon hedeflemesinde başarıyı engelleyen faktörlerden biri olarak gösterebiliriz.

Siyasi baskının derecesi geçen yıl bu sıralarda vatan hainliği suçlamasına kadar çıkmıştı. Teoride bağımsız bir merkez bankasının siyasi baskılara pabuç bırakmaması gerekse de pratikte işler pek öyle yürümüyor. Bunun örneklerini gelişmiş ülkelerde bile görüyoruz. Siyasi iktidarla belli bir uyum içinde olmadan hiçbir merkez bankası başarılı bir para politikası yürütemiyor. Türkiye’de de özellikle geçen yıldan beri siyasi baskı yüzünden erkezi yönetim bütçesi 2015 yılını 22,6 milyar lira açıkla tamamladı. 2014 yılındaki bütçe açığı 23,4 milyar liraydı. Buna göre 2015’te bütçe açığında yüzde 3,3 düşüş yaşandı.

2015’te bütçe harcamaları yüzde 12,8 artışla 506 milyar liraya ulaştı. Buna karşılık bütçe gelirleri ise yüzde 13,6 artışla 483,4 milyar lira olarak gerçekleşti.

2015’te bütçe açığının düşüş göstermesinin birkaç nedeni var. Bunlardan biri, ekonomideki yavaş büyümeye rağmen iç talepteki cılız toparlanmanın vergi tahsilatında yüzde 15,6 artış getirmesi. Özellikle 4,5G ihalesinden elde edilen lisans bedeliyle artan özelleştirme gelirleri de 2015’te bütçeyi olumlu etkiledi. Faiz ödemelerindeki artışın nispeten düşük kalması da bütçeyi olumlu etkileyen faktörler arasında yer aldı.

2015 yılındaki bütçe açığı, yılbaşındaki 21 milyar liralık hedefi biraz aştı. Buna da faiz dışı harcamaların hedeflendiği gibi frenlenememesi yol açtı. Faiz dışı harcamalarda hedeflenen artış yüzde 5,2 iken gerçekleşme yüzde 13,6’yı buldu. Gelirlerdeki artış da yüzde 6,6’lık hedefi ikiye katlamasaydı, 2015’te bütçe Merkez Bankası’nın para politikasında adım atmaktan çekindiğini gözlemliyoruz. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, nisan ayında görev süresini tamamlayıp bayrağı yeni başkana devredene kadar top çevirerek durumu idare etmeye çalışıyor gibi görünüyor.

Örtük hedefleme döneminde ekonomik kamuoyu nezdinde kazanılan güvenin açık hedefleme döneminde çok çabuk harcanması da bu dönemde başarısızlığa yol açan faktörlerden biri. Güvenin zor kazanılıp çabuk kaybedilen bir şey olduğu klişesini, son 10 yıldaki para politikası uygulaması doğruladı. Açık enflasyon hedeflemesinin ilk yıllarındaki başarısızlıktan sonra ekonomik kamuoyundaki enflasyon beklentileri ile hedefler ve Merkez Bankası’nın tahminleri arasındaki fark açıldı. açığında düşüş yerine ciddi bir artış olabilecekti.

1 Kasım’da tekrarlanan genel seçim nedeniyle 2016 yılına geçici bütçeyle girdik. 2016’nın esas bütçesi şu sıralarda mecliste görüşülüyor. Bütçenin yeniden hazırlanması nedeniyle geçen ekim ayında yayınlanan Orta Vadeli Program da ocak ayında yenilendi. Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) özellikle bütçe hedeflerinde çok ciddi bir revizyon var. AKP’nin hakim olduğu seçim hükümeti döneminde hazırlanan eski OVP’de bütçe konusunda çok iddialı hedeflere yer verilmişti. Buna göre bütçe açığı 2016’da 15,4, 2017’de 14,8 ve 2018’de ise 11,1 milyar liraya çekilecekti. Aynı yıllarda bütçe açığının milli gelire oranı ise sırasıyla yüzde 0,7, yüzde 0,6 ve yüzde 0,4 olacaktı. Yani 2018’e gelindiğinde bütçe açığı neredeyse sıfırlanacaktı. Yine bir AKP hükümeti tarafından hazırlanan yeni OVP’de ise bu hedeflerden çark edildiği görülüyor. Buna göre bütçe açığı bu yıl 29,7, 2017’de 25 ve 2018’de ise 23,1 milyar lira olacak. Bu yıllarda bütçe açığının milli gelire oranının ise sırasıyla yüzde 1,3, yüzde 1 ve yüzde 0,8 olması hedefleniyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.