“ÖNCELİĞİMDE ÇEŞİTLİLİK VAR BU YIL EMPATİYE ODAKLANACAĞIM”

Capital (Turkey) - - SÖYLEŞİ -

dahil herkes için söylüyorum. Empati dediğimiz bir şey var. Hepimiz “Empati yapıyoruz” diyoruz. Aslında empati yapmıyoruz. Ben standart olarak şöyle diyorum: “Rauf’un yerinde olsam şöyle yaparım, Rauf niye böyle yapıyor?” Yani ben sizi değerlendirirken ne yapıyorum? Kendimin yerine koyuyorum ve sizi önyargılarımla yargılıyorum. Sonra da “Böyle yapmanız lazım” diyorum. Ama bu empati değil ki.

Halbuki sizin açınızdan nasıl gözüküyor, onu gözden kaçırıyorum. Siz, geçmişiniz ve gelecek hakkındaki istekleriniz, beklentileriniz çerçevesinde ne yapmanız gerekiyorsa onu yapıyorsunuz. Yani yaptıklarınızdan memnunsunuz ama ben hayır “Sen böyle mutlu olamazsın, sen böyle başarılı olamazsın, bunu değiştirelim” diyorum. Bu yanlış bir empati.

Çeşitlilik (Diversity) diyor ki bu böyle değil arkadaş. Bundan vazgeç. Herkes kendi yaptıklarından memnunsa ve bunları beğendiği sürece aynı hedefe hizalanalım. Yani amaç birliği yapalım. Herkesi kendimiz gibi yapmayalım. Biz burada hedef ve amaç birliği yaptık. Sonra da beraberce bu yolda koşalım diyoruz. Farklılığımız zenginliğimiz, bizi motive eden unsur olsun istiyoruz. Bizim çeşitlilikten anladığımız budur. Bunu öncelik listeme aldım.

İlk başta Topkapı Takkeciler semtindeki fabrikamız vardı. Ona fabrika derlerdi, ancak içinde sadece fırınlar vardı. Ben o zaman kısa pantolonluydum. Eniştem fabrikayla yakından ilgilenir, halam da fabrikadaki bekçi evinin üstünde otururdu. O zamanlar çok kadın işçi vardı. Bir yandan radyo dinler, diğer yandan da elle paket yaparlardı.

Daha sonra Topkapı’daki yeni fabrika Mithat Paşa durağının karşısına yapıldı. Sur dışında başka hiçbir yerde elektrik olmadığı için fabrikayı trafonun yanına yapmışlar. Fakat hatırlıyorum, su yoktu. Sonradan Terkos suyu bağlandı ama çoğu zaman akmazdı ve kamyonlarla fabrikaya su taşırdık.

O dönemdeki bir başka önemli gelişme fırınları almamızdı. Fırınları önce dışarıdan getirdik, sonra yerlilerini yaptık. Fırınlara tava taşıyan arabalar vardı. Fabrikaya ilk gittiğim 6-7 yaşlarında onlara bindiğimi hatırlıyorum. 1960’ların ilk yarısından söz ediyorum.

İlk yatırımları bu dönemde mi yapmaya başladınız?

250 dolar tahsilat çıkmıştı, onunla ithalat yaptık. Birkaç makine geldi, bir bölümünü de

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.