FED faiz artırmazsa ne olur?

Capital (Turkey) - - PARA YATıRıM - MEHMET GERZ Ata Portföy Yönetimi Genel Müdürü mgerz@ataportfoy.com.tr

016 yılına dünya piyasaları çok kötü bir başlangıç yaptı. Çin ve Avrupa’da ekonomik yavaşlama tehlikesi, yeni bir küresel kriz korkusu yarattı. Bu korkuyla şubat ayında gelişmiş ülke borsalarında sert düşüşler yaşandı. Hatta ekonomisi iyi giden ABD borsaları da bu düşüşe katıldı. Türkiye gibi gelişen ülke borsaları geçen 12 ayda dolar bazında yüzde 20-40 değer kaybına uğradığı için 2016 Ocak-Şubat düşüşünde çok fazla kayıp yaşamadı. Örneğin Borsa İstanbul endeksi 70.000’in altında alıcı bulurken dolar kuru 2,95-3,00 arasında dalgalandı, ama 3,0 seviyesini aşmadı.

Analizlere sakin kafayla bakınca bu dalgalanmanın 2008 benzeri bir küresel kriz işareti olmadığını düşünüyoruz. Çin’de devam eden ekonomik yeniden dengelenmenin yansımaları, Çin gibi ihracata dayalı Uzakdoğu ve Avrupa ekonomilerini de zayıflatıyor. 2008’de ise ABD’de patlayan bir gayrimenkul balonu söz konusuydu. 2016’da pek bir balondan söz edemeyiz. Gelişmiş ülke faizleri hala çok düşük; bu yüzden tahvillerde bir balon var mı sorusu akla gelebilir, ama bu noktada düşük küresel enflasyon ve dört büyük merkez bankasının düşük faiz politikası belirleyici.

Bahsi geçen dört büyük merkez bankasından FED (diğerleri ECB, BOJ ve BOE), faizi bir kez artırdı ama son aylardaki gelişmeler faiz artışı beklentisinin ertelenmesine neden oldu. Şikago’da işlem gören opsiyonlara göre mart ayında FED’in faiz artış ihtimali yüzde 10’a geriledi. Daha önemlisi gelecek 12 ayda faiz artış beklentisi yüzde 40-50 arasında. Sonuç olarak piyasa gelecek 12 ayda FED’den faiz artışı beklemez duruma geldi. Bu beklentide Kasım’daki ABD Başkanlık seçimi de rol oynuyor olabilir. Çünkü seçim öncesi faiz artışları politik algılanabilir. Bu varsayım doğru ise bu beklentinin bazı sonuçları oluşmaya başlıyor:

1) Türkiye gibi gelişen ülkelerden sermaye çıkışı azalabilir; hatta bir kısmı geri dönebilir.

2) Doların değer artışı, durup çok düşen emtia fiyatlarında toparlanma olabilir.

3) Petrol fiyatının istikrar kazanması Rusya ve Ortadoğu kaynaklı jeopolitik çalkantıları bir nebze azaltabilir. RİSKİNİZİ DAĞITIN Türkiye açısından 1 ve 3 olumlu ancak 2’nci etki olan emtia ve enerji fiyatlarının yükselmesi olumsuz bir gelişmedir. Fakat dünyadaki sermaye akışlarının bir kısmını petrol zengini ülke fonlarının sağladığı düşünülürse aşırı düşen fiyatların bir miktar toparlanması Türkiye gibi petrol ithalatçısı ülkeler açısından bile ilk başta olumlu olabilir. Diğer yandan petrol fiyatının istikrar kazanması, Ortadoğu’da Rusya, İran ve Suudi Arabistan’ın taraf olduğu jeopolitik gerginliğin daha da tırmanmasının önüne geçebilir. Suriye nedeniyle bu gerginliğin etkilerini had safhada yaşayan Türkiye’nin sıcak bir savaşa taraf olma endişesi piyasalarımız açısından ek bir risk kaynağıydı. Bu riskin azalmasıyla piyasalarda bir rahatlama yükselişi olabilir. Ancak Rusya ile yaşanan gerginliğin turizm ve ihracat kaybına olumsuz etkisi kısa dönemde telafi edilemeyecek gibi gözüküyor.

Bu durumda yatırımcı ne yapmalı sorusuna cevabımız önceki aylardan çok farklı değil ama biraz daha pozitif: Kayıp yılı olan 2015’in ardından, piyasalara bahar er veya geç gelecek ama bunun zamanını kestirmek imkansız. Sermaye piyasalarına yatırım yapanlar, bu piyasaların en önemli gerçeğinin döngüsel hareket olduğunu unutmamalıdır. Yatırım tarzı olarak düşen piyasada kademeli alış, çıkan piyasada kademeli satış en basit ve isabetli yatırım stratejisidir. Dalgalanan piyasalarda riski dağıtmak için varlık dağılımına önem vermeli, yumurtaları farklı sepetlere dikkatle dağıtmalısınız. Getirinin büyük kısmı, seçtiğiniz sepetlerin (hisse, sabit getiri, döviz, altın, mevduat…) ne olduğu ve yumurtaların yüzde kaçını o sepete koyduğunuzla (varlık dağılımı, örneğin BES’te fon seçimi) ilgili olacaktır. Varlık dağılımı o kadar önemlidir ki profesyonel yatırım danışmanlığı almak veya bireysel emeklilikte bu çözümü fon içinde sağlayan planları tercih etmenizi öneririz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.