EKONOMİ 2016’YA NASIL GİRDİ?

Capital (Turkey) - - KONJONTÜR -

yürütemiyor. Başçı’nın özellikle son yılı bu açıdan oldukça sıkıntılı geçti. Merkez Bankası, son bir yıldır siyasi baskı yüzünden para politikasında adım atmaktan çekiniyor. Biz de uzun süredir Başçı’nın görev süresini tamamlayıp bayrağı yeni başkana devredene kadar durumu idare etmeye çalıştığını gözlemliyoruz.

YENİ BAŞKAN NE YAPMALI?

Erdem Başçı’nın görevine devam edip etmeyeceği bu ay içinde belli olacak. Eğer Başçı görevine ergimiz piyasaya çıktığı sırada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015’in son çeyrek dönemine ve yılın tamamına ilişkin milli gelir verilerini yayınlamış olacak. Geçen ay bu sayfalarda yazdığımız gibi biz 2015’in son çeyrek dönemindeki büyümenin “takvim etkisi” nedeniyle biraz hızlanıp yüzde 5’i aştığını, yılın tamamındaki büyüme oranının ise yüzde 4 dolayında çıkacağını tahmin ediyoruz.

Ancak 2015 yılı da onun son çeyreği de çoktan geride kaldı. Hatta şu anda 2016’nın ilk çeyreğini de geride bırakmış bulunuyoruz. Geleceğe yönelik kararlar alabilmek için ise “dikiz aynası”ndan görüneni değil mevcut ekonomik durumu bilmek daha çok önem taşıyor. İşte bu nedenle biz öncü göstergelere bakarak ekonominin son durumunun bir fotoğrafını çekmeye çalıştık. Yandaki tabloda bu öncü göstergelerin 2016’nın ilk aylarına ilişkin değerleri yer alıyor. Bunlara dayanarak da şu değerlendirmeleri yapmak mümkün görünüyor:

Öncü göstergelere bakılırsa, ekonomi 2016 yılına pek iyi bir giriş yapabilmiş değil. Öncü göstergelerin çoğunda ocak ayında ciddi oranda düşüş vardı. Şubat ayında ise dış talebe dayalı olarak hafif bir toparlanma yaşandı gibi görünüyor. Ancak bunun nedeni bu yıl şubat ayının 29 çekmesinden kaynaklanan “takvim etkisi” de olabilir. Ayrıca iç talebe ilişkin göstergelerde de hala bir düzelme işareti gözlenmiyor.

Geçen yılın son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 7,5 artış gösteren sanayi üretimi, bu yılın ilk ayında sadece yüzde 3,6 yükselebildi. Ocak ayında gerileyen otomotiv üretiminin şubat ayında yeniden yükselmesi, bu ayda sanayi üretimindeki artışın biraz daha yüksek çıkabileceği sinyalini veriyor. Ancak üretime ilişkin tüm öncü göstergeleri bir arada değerlendirdiğimizde, bu yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimindeki artışın geçen yılın son çeyreğindeki kadar yüksek çıkmayacağı izlenimini ediniyoruz.

İç talebe ilişkin öncü göstergelerde hiç iyi bir tablo görünmüyor. Hatta ilk çeyrekte iç talepteki durum geçen yılın son çeyreğindekinden daha da kötüye gitmişe benziyor. Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 3,7 artış gösteren reel perakende satışlar, bu yılın ocak ayında yüzde 0,1 geriledi. Otomotiv satışlarındaki düşüşün şubat ayında da devam etmesi iç talepte kötüye gidişin sürdüğünü düşündürüyor. İthalattaki düşüşün devam etmesi de aynı yönde sinyal veriyor.

2016 yılı dış talep açısından da çok kötü başladı. Altın hariç reel ihracat ocak ayında yıllık bazda yüzde 5,5 düşüş devam etmeyecekse yeni başkanın kim olacağını da muhtemelen bu ay öğreneceğiz. “Muhtemelen” diyoruz, çünkü Merkez Bankası Başkanlığı görevinin en azından bir süre için vekaletle yönetilmesi de mümkün. Bir başka önemli kurum olan Hazine Müşteşarlığı’nın 1,5 yıldır vekaletle yönetildiğini dikkate alınca bu olasılığı gözardı edemiyoruz. Ancak ister Başçı görevine devam etsin ister yeni bir başkan atansın, önümüzdeki beş yılda Merkez Bankası’nı yönetecek kişinin son beş yılda yaşananlardan mutlaka ders çıkarması gerekiyor. gösterdi. Ancak şubat ayında ihracatta bir miktar toparlanma yaşandı gibi görünüyor. Ocak ayında yüzde 22 gerileyen nominal ihracat şubat ayında yüzde 3,3 gibi düşük bir oranda da olsa artış gösterdi. Ocak ayında yüzde 13 gerileyen otomotiv ihracatının şubat ayında yüzde 22 artması da ihracatta toparlanma açısından biraz umut verdi.

Ekonomideki son durumu değerlendirirken öncü göstergeler yanında gözlemleri de dikkate almak gerekiyor. Gözlemler, öncü göstergeler kadar kesin olmayan ama anlık bilgiler veriyor. Maalesef şu an için gözlemlerimiz de ekonomi açasından pek iyi bir tabloya işaret etmiyor. İktidarda daha yeni iş başına gelmiş bir tek parti hükümeti olmasına rağmen siyasette yaşanan karmaşa, Suriye ve Rusya ile yaşanan gerginlikler ve de giderek tırmanan terör yüzünden ekonomide işler kötüleşiyor gibi görünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.