EVLENME VE BOŞANMA EKONOMİSİ

Capital (Turkey) - - KONJONTÜR -

ürkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, ülkemizde geçen yıl 602 bin 982 çift evlendi. Bu sayıda önceki yıla göre çok az bir değişiklik var. 2014 yılında da buna yakın sayıda evlilik olmuş ve 599 bin 704 çift dünya evine girmişti.

Son yıllara ilişkin veriler Türkiye’de her yıl 600 bin civarında çiftin evlendiğini gösteriyor. Esasında 2000’li yılların ortalarında bu sayı biraz daha yüksek ve 630 binin üzerindeydi. Evlenme sayısında rekor 641 bin 973 çift ile 2008 yılında kırılmıştı. 2009 yılında 600 binin altına düşen evlenme sayısı, bir daha o rekora ulaşamadı.

Bu gelişmede ekonomideki durumun etkisi var gibi görünüyor. 2000’li yılların ortaları, Türkiye ekonomisinin hızlı büyüdüğü yıllardı. 2009 ise küresel krizin Türkiye ekonomisine de yansıdığı ve yüzde 4,8 küçülmenin yaşandığı bir yıldı. Türkiye ekonomisi bu krizden hızlı çıktı ama ardından da bu yıl beşinci yılına giren bir yavaş büyüme eğilimine yakalandı. Hızlı büyüme yıllarında daha çok genç geleceğe güvenle bakıp evlilik kararı alıyor. Ekonomik kriz, durgunluk ve yavaş büyüme dönemlerinde ise gelecek endişesi, bazı gençlerin evlilik planlarını ertelemesine neden oluyor.

Nitekim 2000’li yılların ortasında binde 9’un üzerine çıkan kaba evlenme hızının (1000 nüfus başına evlenme sayısı) son yıllarda binde 8’in altında gerçekleşmesi, evlenme sayısındaki düşüşün demografik nedenlerden kaynaklanmadığını gösteriyor. 2000’li yılların ortalarında 27,5 dolayında olan erkeklerin ortalama evlenme yaşının son yıllarda 29 civarına ve 26 dolayında olan kadınların ilk evlenme yaşının 27 civarına çıkması da bazı gençlerin evlilik kararlarını ertelediğini doğruluyor.

Ekonominin evlenme sayısı üzerinde böyle bir etkisi varken, evlenmeler de ekonomiyi yakından etkiliyor. Çünkü kıyılan her nikah pek çok sektöre yeni talep yaratıyor. Beyaz eşya, elektronik eşya, mobilya gibi sektörler, evliliklerden epeyce besleniyor. Son yıllarda evlenme sayısının düşük seyretmesi bu sektörleri muhtemelen olumsuz etkiliyor.

Ancak evlenme sayısındaki düşüşün olumsuz etkisinin bir bölümü boşanma sayısındaki artışla telafi ediliyor olabilir. Neticede boşanan çiftlerden birinin ayrı eve çıkması da yukarıda bahsettiğimiz sektörlere talep yaratılmasına neden oluyor. Ekonomik kriz, durgunluk ve yavaş büyüme dönemlerinde evlilik sayısı azalırken boşanma sayısı ise tersine artıyor. Böyle dönemlerde artan geçim sıkıntısı daha fazla çiftin yollarını ayırma kararı almasına neden oluyor. 2000’li yılların ortalarında 95 bin civarına olan boşanma sayısı, son yıllarda 130 bin civarına kadar çıkmış durumda. Evlenme ve boşanma sayılarının toplamı ise son yıllarda da 2000’li yılların ortalarındaki gibi 730 bin civarında seyrediyor.

Son 10 yıldaki etkisi fazla değildir ama boşanma sayısının daha eskiye göre artmasında birtakım toplumsal ve kültürel faktörlerin de etkisi var. Eğitimli ve çalışan kadın sayısının artması da boşanma sayısının yükselmesine neden oluyor. Çünkü ekonomik özgürlüğe sahip olan kadınlar boşanmaktan diğer hemcinsleri kadar çekinmiyor. Ayrıca toplum da artık anlaşamayan çiftlerin zorla birlikte yaşaması yerine boşanmasına daha anlayışla yaklaşıyor. Belki de bu anlayışı başka alanlarda da göstermemiz gerekiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.