FED sonrası piyasalar rahatladı

Capital (Turkey) - - PARA YATıRıM - MEHMET GERZ Ata Portföy Yönetimi Genel Müdürü mgerz@ataportfoy.com.tr

art ayında Türkiye gibi gelişmekte piyasalara yabancı fon girişi devam ediyor. Bunun nedeni, Çin kaynaklı yavaşlamayı ciddiye alan FED’in faiz artışını ertelemesi ve ECB’nin parasal genişlemeye devam etmesidir. Küresel risk iştahını artıran bu iklimde küresel sermaye akışı artmaya başladı. Eş zamanlı olarak Suriye’de savaş riskinin azalmasıyla Türkiye piyasalarında kısa vadeli bir iyileşme başladı.

Bu pozitif momentumun ne kadar süreceğini tahmin etmek için öncelikle FED takvimine iyi bakmak lazım. FED’den ilk faiz artışı 21 Eylül’de bekleniyor. Ama ABD büyüme ve enflasyon rakamlarına bağlı olarak ilk faiz artışı 27 Temmuz’da da gelebilir. Bu durumda piyasalar yılın ikinci çeyreğini FED endişesi yaşamadan pozitif bir havada geçirecek gibi gözüküyor. BAHARDA PİYASALARIN ÖNÜ AÇIK Mart öncesi 12 ayı depresyonda geçiren Türkiye piyasaları için önümüzdeki aylar bir düzelme fırsatı sunuyor. Gelişmekte olan ülkelere giren sermayeden payımızı ilk planda alıyoruz. Ancak piyasalar biraz daha yükseldikten sonra yabancı sermaye daha seçici olacak. Bu noktada Suriye, Rusya ve terörün yarattığı olumsuz makro etkiler gündeme gelecek. Bugüne kadar Türkiye’nin en güçlü tarafı bütçe disiplini oldu. Bu sayede 2015’in tüm zorluklarına rağmen Türkiye’nin kredi notu düşmedi. Ancak piyasalardaki yükselişin uzun döneme yayılması için bizim takip edeceğimiz kriterler şunlar:

1) TCMB’nin para politikasını evrensel ekonomik kurallara uygun ve bağımsız bir şekilde yürütme imkanı, Türkiye piyasaları için nisandaki en önemli konudur. Siyasi retoriklerden ziyade TCMB’nin birebir uygulamalarına bakmak gerekir.

2) Türkiye, bankacılık ve sermaye piyasalarının rolünü yeniden düşünmelidir: Mevduat ve kredi maliyetlerinin yüksek seyretmesi, yerli tasarruf eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu nedenle kıt tasarrufların daha etkin kullanılması için sermaye piyasalarının gelişmesi şart. Çünkü bankalar krediyi teminat sağlama kapasitesi olan yerleşik şirketlere vermeyi tercih ederken sermaye piyasaları girişime ve inovasyona daha yatkın şirketlere sermaye sağlayabiliyor. İyi niyetli girişimlere rağmen Türkiye’de sermaye piyasalarının neden geri kaldığı objektif bir çalışmayla sorgulanmalıdır. Biz burada sadece sermaye piyasalarının özel sektör tahvil (ÖST) kısmına yer vermek istiyoruz. ÖST PİYASASINDA SORUNLAR ÖST piyasası firmaların bankalar haricinde finansman sağlayabileceği önemli bir alternatif. Fakat şirketlere bir anlamda kredi veren yatırımcılar açısından temerrüt (default) ve likidite riskini iyi anlamak lazım. Mevduat alternatifi olarak görülen bu piyasada tahvili çıkaran şirketin ödememe (default) riski bu piyasanın doğasından var. Bu yüzden faizler devlet tahviline göre yüzde 4-5 daha yüksek. Bu riski dağıtmak için ÖST’yi direkt almak yerine bu tür pek çok menkule yatırım yapan fonu almak daha sağlıklıdır.

Diğer bir konu ikinci el işlem hacmi sorunu. Yatırım fonu yatırımcısı, parasını bir günde çekme hakkına sahip ama yatırım fonu ikinci elde, elindeki ÖST’yi satacak derinlik bulamayabiliyor.

Gündemdeki en önemli konu ise bu piyasadan borçlanan şirketlerin, teminatsız bu tahvilleri geri ödememek için iflas erteleme mekanizmasını kötü niyetle kullanmasının önüne geçecek hukuki tedbirler ivedilikle alınması ihtiyacı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.