ZİRVE YOLU KISALIYOR MU?

Capital (Turkey) - - CONTENTS -

Üst düzey yöneticiler zirveye kaç yılda çıkıyor? Çıkan sonuç çarpıcı… Türkiye’de üst düzey yöneticiler zirveye ortalama 15 yılda 3 şirkette 5 farklı unvanda çalışarak çıkıyor.

iş dünyasında zirveye çıkmak bazen çeyrek asır bazen sadece birkaç yıl sürebiliyor.

Örneğin Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, 22 yılda 2 farklı şirkette 7 farklı unvanla çalışarak bu pozisyona gelirken, RMK Classic CEO’su Füsun Kuran kariyerinin 3’üncü yılında 2’nci çalıştığı şirkette sadece 2 farklı unvanda görev alarak genel müdürlük koltuğuna oturmayı başardı.

Her ne kadar her kariyerin kişisel bir hikayesi olsa da iş dünyasında genel tabloya baktığımızda üst düzey yöneticilerin zirveye ulaştığı süre ve çıktıkları basamak sayısında ortalamalardan bahsetmek mümkün. İnsan kaynakları ve yönetim uzmanlarına göre zirve pozisyonlara

ulaşmak, genel olarak 15-20 yıllık bir zaman diliminde gerçekleşiyor.

Tara Partners Yönetici Ortağı Rana Acartürk, genel müdür ve CEO’ların bu pozisyonlara gelmeden önce Türkiye’de ortalama 15-20 yıl çalıştıklarını ve genelde 40 yaşından sonra bu unvanları aldıklarını dile getiriyor.

HRM Danışmanlık Yöneticisi Ayşegül Davutoğlu da 15-20 yılın Türkiye için ortalama bir süre olduğunu söylüyor. Söz konusu yurtdışı olduğunda sürenin uzadığını ifade ediyor. “Ekonomik krizler Amerikalı ve Avrupalı şirketlerin, lider tercihlerini tecrübeli CEO’lardan yana kullandığını gösteriyor. Bu nedenle yurtdışında zirve pozisyonlara kariyerin 25-35’inci yılında geliniyor” diyor.

İDEAL SÜRE

Türkiye’de toplam 40 şirketin üst düzey yöneticisinin kariyer yolculuğuna baktığımızda da ortalama 15 yılda zirveye çıktıklarını görüyoruz. Basamaklar açısından incelediğimizde ise kariyer yolculuklarını paylaşan yöneticilerin ortalama 3 şirkette 5 farklı unvanda çalıştıkları dikkat çekiyor.

Peki zirveye çıkan basamak sayısında ideal rakamlardan bahsetmek mümkün mü?

Uzmanlara göre zirve için ideal basamak sayısı 3-4 şirkette ve 5-6 pozisyonda çalışmak olarak ifade ediliyor.

Günümüzde tek şirket ve tek fonksiyonda yetişip zirveye çıkan yönetici sayısının çok azaldığını belirten Nilgün Langenberg, özellikle farklı fonksiyon alanlarında kendini geliştirmenin ve ispatlamanın, genel yönetim pozisyonları için çok önemli olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Satış, pazarlama, finans, insan kaynakları, üretim, strateji gibi alanların en az üçünde bire bir deneyim kazanmak şart. Yine en az 3 şirkette ve farklı iş ortamlarında çalışmak lazım.”

Rana Acartürk’e göre de en tepedeki yönetici olmak için bir kişinin kariyeri boyunca finans, satış ve pazarlama deneyimleri olması ideal. Geçmişte finans kökenli yöneticilerin zirveye daha hızlı ulaştıklarını belirten Acartürk, bugün hızlı tüketim malları ve perakende gibi tüketicinin nabzını tutan sektörlerde satış ve pazarlama yöneticiliği yapan kişilerin şansının daha yüksek olduğunu ifade ediyor. “Zirveye tırmanan kişilerin öncesinde kaç şirket ve pozisyon değiştirdikle- rini genellemek doğru değil ama başarılı yöneticilerin ortalama olarak bir pozisyonda 3 yıl geçirdiklerini görüyoruz” diye konuşuyor.

Ayçe Laçinel de perakende ve üretim sektöründe çalışmanın zirveye çıkışı kolaylaştırdığı görüşünde. “Ulusal ve global şirketlerde, birbirini tamamlayan alanlarda çalışmış olmanın da büyük yararı var” diyor.

HIZLI LİDERİN SIRRI

Türkiye’de 40 üst düzey yönetici ortalama 15 yılda zirveye çıkmış görünüyor. Ancak bu yöneticiler arasında

kariyerinin ilk 10 yılında genel müdürlüğe gelenler de var. Örneğin RMK Classic CEO’su Füsun Kuran 3, Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu 5, Mete Zadil 6, Alliance Healthcare Genel Müdürü Hakan Kırımlı 7, Prontotour Genel Müdürü Can Alptekin 8, Boyner Büyük Mağazacılık Genel Müdürü Deran Taşkıran 9, Nurol Holding CEO’su Uğur Doğan ise 10 yılda genel müdürlük koltuğuna oturdu.

Peki onlara bu hızı ne sağladı? Uzmanlara göre perakende, finansal hizmetler, enerji, otomotiv, inşaat ve bilişim sektörleri birçok profesyonele daha hızlı kariyer yapma fırsatı sunuyor. Listenin en hızlılarının da uzmanları doğruladığını görüyoruz.

İş hayatına Arthur Andersen’da denetimci olarak başlayan Füsun Kuran, ardından Stefanel’de finans müdürü olarak kariyerine devam etti. Çalışma hayatının üçüncü yılında şirketin genel müdürlüğü görevini üstlendi. Kuran’a göre perakendede uzmanlaşmak ona başarıyı getirdi.

Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu da finans kökenli. Almanya’da Audi AG’de finansal kontrolör olarak kariyerine başlayan Bilaloğlu, iş hayatının beşinci yılında Suudi Arabistan Auidi AG’de ilk kez genel müdürlük pozisyonuna atandı. Bilaloğlu, “Otomotivi tercih etmem, yurtdışında aldığım görevler kariyerimde hızlı yükselmeme neden oldu” diyor.

Bugün Arzum’un genel müdürü olan Mete Zadil, kariyerine Exico’da inşaat yönetim danışmanı olarak başladı. Daha sonra Bettigole Andrews Clark&Killam Associates’de yapı mühendisliği, Azizler Grup’ta finans direktörlüğü ve proje yöneticiliği yaptı.

İş hayatının altıncı yılında genel müdür unvanını alan Zadil, Azizler Holding’de birden fazla pozisyonda bulunmasının kariyerine büyük katkı sağladığını söylüyor.

EN SABIRLI CEO’LAR

Öte yandan genel müdür olmadan önce 20 yıl ve üzerinde çalışma deneyimine sahip olan profesyonellerin sayısı da az değil.

Indeks Bilgisayar Genel Müdürü Ali Kancal 20, İzocam Genel Müdürü Nuri Bulut, Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen ve Kordsa Global CEO’su Cenk Alper 21, Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker 22, Multinet Up CEO’su Yusuf Ziya Gündüz ise 25 yıllık bir deneyimin ardından genel müdürlük unvanını aldı.

İzocam’daki 21’inci yılında genel müdürlüğe atandığını belirten Nuri Bulut, o güne kadar şirkette 4 farklı pozisyonda çalıştığını söylüyor. Kariyeri boyunca atandığı tüm pozisyonların kendisine çok şey kattığını ifade ediyor. Ancak 94-95 yıllarında Koç Üniversitesi’nde yaptığı MBA eğitiminin ve arkasından genel müdür yardımcılığının bugünkü başarısının temelini oluşturduğunu anlatıyor.

Kordsa Global CEO’su Cenk Alper, genel müdür pozisyonuna gelene kadar toplam 3 sektörde 6 değişik şirkette 10’dan fazla farklı unvanla çalıştı. Kariyerinde yükselmesine en çok lastik takviye malzemeleri sektörünün katkıda bulunduğunu belirten Alper, “Bekaert ve Kordsa Global şirketlerindeki rollerim kariyerim için büyük önem taşıdı. Özellikle Kordsa Global’deki teknoloji ve pazar geliştirme başkan yardımcılığı ile operasyon başkan yardımcılığı rollerim kariyerimdeki en önemli unvanlarımdı” diye konuşuyor.

KADINLARIN PERFORMANSI

Zirveye çıkma konusunda kadınların performansına daha yakından bakmak gerekirse, bu konuda ilk dikkati çeken ortalamanın üzerinde bir sürede zirveye çıktıkları oluyor. Zorlu Tekstil Grubu Dış Ticaret Genel Müdürü Arzu Vurur kariyerinin 25’inci, SAP Türkiye Genel Müdürü Zeynep Keskin 22’nci, Pfizer Türkiye Genel Müdürü Elif Aral ve Tat Gıda Genel Müdürü Arzu Kesi- mer 19’uncu, Sinpaş GYO Genel Müdürü Seba Gacemer ile Little Ceasears Türkiye Genel Müdürü Banu Arıduru 18’inci yılında genel müdür unvanını aldı. Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere’ye göre kadınların kariyer basamaklarını erkeklere göre daha uzun sürede çıkma nedeni, iş hayatı dışındaki sorumluluklarının onların kariyer gelişimlerini geriye çekmesi. Ayrıca iş hayatının çalışan, evli ve anne kadınlara uygun tasarlanmadığını belirten Yeşildere, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bu nedenle çalışan anneler kariyerlerine uzun aralar veriyor. Ama en önemlisi de bu ve benzer sebepleri mazeret göstererek terfilerde tercih erkek çalışanlardan yana kullanılabiliyor.”

Kadın yöneticileri zirveye taşıyan adımlara gelince… Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Zeynep Keskin, SAP’de bugünkü pozisyonuna gelmeden önce Siemens, NCR, HP ve Cisco’nun da içinde yer aldığı toplam 5 şirkette 5 farklı unvanla çalıştı. Keskin, kariyerinde yükselmesinde çalıştığı şirketlerin rolü olduğunu düşünüyor. “Küresel çalışan ve çalışan gelişimine önem veren şirketlerde görev almak etkili oldu” diyor.

Bundan 21 yıl önce Pfizer Türkiye’de yönetici adayı olarak işe başlayan Elif Aral, tıbbi satış mümessilliğinden ürün müdürlüğüne, pazarlamadan satış müdürlüğüne kadar birçok pozisyonda çalıştı. 10’uncu pozisyonu da genel müdürlük oldu. Kurumsal ilişkiler direktörlüğü görevini kabul etmesinin kariyerinin en önemli dönüm noktası olduğunu belirten Aral, “Kurumsal ilişkiler alanında çalışmaya başlayınca Ankara ile çalışmayı, beraber iş yapmayı öğrendim ve bu da bizim işimizde çok önemli. Bugün genel müdürlüğe kadar gelmemde de bu deneyimler çok önemli rol oynadı” diye konuşuyor.

NESİL FARKI VAR MI?

Geçmişle bugün arasında kariyer basamaklarını tırmanma konusunda fark olup olmadığına gelince… İş dünyasında önceki jenerasyon diyebileceğimiz isimlerle bugün genel müdürlük koltuğunda oturan isimlere baktığımızda arada çok büyük farkların olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü Sabancı Holding eski CEO’su Hazım Kantarcı ilk kez genel müdür olduğunda 8 yıllık bir de- neyime sahipken, 2 farklı sektörde 3 farklı unvanla çalışmıştı.

Cem Kozlu ise kariyerinin 5’inci yılında genel müdürlük koltuğuna oturduğunda 3 farklı şirkette 4 pozisyonda görev almıştı. Servet Topaloğlu kariyerinde 6’ncı yılında Hazım Ellialtı ise 15’inci yılında genel müdür unvanını aldı. Bugün de bu hızlarda genel müdür olan çok sayıda yönetici bulunuyor. Ancak uzmanlar bu konuda başka bir noktaya dikkat çekiyor. Bu nokta ise yeni neslin daha hızlı yükselirken daha çok şirket değiştirme eğiliminde olması. Bunun sebebini genel olarak organizasyonların daha yatay olmaya başlamasına bağlayan Nilgün Langenberg, “Yani daha tüketici odaklı, daha rekabetçi, daha fazla teknoloji ile desteklenen iş ortamları daha az hiyerarşi gerektiriyor ve şirket organizasyonları yalınlaşıyor. Bu durumda tepe yönetim de daha fazla işlerin içine giriyor” diyor.

Ayşegül Davutoğlu da günümüzde organizasyonların yalınlaşmasıyla birlikte tepe yöneticiyle uygulayıcılar arasındaki mesafelerin kısalmasının, yeni nesil bir CEO modelini ortaya çıkardığını söylüyor. Davutoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Yeni teknolojilerle birlikte yeni kuşağın kariyer basamaklarını hızlı çıkabileceğinden hareketle zirveye giden yol kısalıyor. Buna göre geçmişle kıyasladığımızda, zirveye çıkan yolda çalışılan yıl ve pozisyon sayısı azalıyor. Buna karşın yeni neslin farklılık, yenilik ve gelişim fırsatlarını kollayarak kariyerine yön verme özelliği önceki nesle göre daha fazla öne çıkıyor. Bununla bağlantılı olarak yeni neslin çalıştığı şirket sayısı çoğalıyor.”

CENK ALPER

AYŞE DAVUTOĞLU

ZEYNEP KESKİN

NURİ BULUT

ELİF ARAL

NİLGÜN LANGENBERG

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.