ENFLASYONDA ÇİFT HANE TEHLİKESİ AZALIYOR

Capital (Turkey) - - KONJONKTÜR -

Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) enflasyonu, şubat ayından sonra mart ayında da sıfırın az da olsa altında çıktı. Şubat ayı enflasyonu yüzde -0,02 olmuştu. Mart ayı enflasyonu ise yüzde -0,04 olarak gerçekleşti. Bu oranlar, “mevsim normalleri”nin (son 10 yılın ortalaması) çok altında. Oysa geçen yıl bu aylarda enflasyon mevsim normallerinin üzerindeydi. Bu nedenle yıllık enflasyon şubat ayından sonra mart ayında da büyük bir gerileme gösterdi. Ocak ayında yüzde 9,58’i bulan yıllık enflasyon şubat ayında yüzde 8,78’e inmişti. Mart ayında ise yüzde 7,46’ya geriledi.

Enflasyonda son iki ayda yaşanan düşüş, büyük ölçüde gıda fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandı. Gıda fiyatlarındaki değişim iki aydır mevsim normallerinin çok altında gerçekleşiyor. Gıda fiyatları şubat ayında yüzde 0,04 ve mart ayında ise yüzde 1,53 geriledi. Oysa gıda fiyatlarında mevsim normalleri, şubat ayında yüzde 2,2 ve mart ayında ise yüzde 1,3 dolayında artışa karşılık geliyor. Geçen yıl özellikle mart ayında gıda fiyatlarında mevsim normallerinin çok üzerinde artış söz konusuydu. Bu yıl ise muhtemelen ihracattaki tıkanma nedeniyle tam tersi bir gelişme oldu.

Son iki ayda yaşanan düşüş, enflasyonun yıl sonu ufkunda büyük değişikliğe yol açtı. Enflasyonun yıl sonu ufkunu, yılın geri kalan döneminde aylık enflasyon oranlarının hep mevsim normalleri civarında çıkacağı varsayımıyla hesaplıyoruz. Ocak ayında bu hesap yıl sonu için yüzde 9-10 arasında bir enflasyona işaret ediyordu. Şimdi ise enflasyon yıl sonunda yüzde 7-7,5 arasında çıkabilir gibi görünüyor. Bu oran Merkez Bankası’nın yüzde 7,5’lik yıl sonu tahminiyle uyumlu.

rağmen ekonomideki büyüme de yüzde 3-4’ün üzerine çıkamadı. Bu yavaş büyüme nedeniyle işsizlik ise yüzde 8,5 dolayından yüzde 10’un üzerine tırmandı. Yani kısa dönemde fiyat istikrarından fedakarlık edilmesi ekonomiyi resesyona düşmekten korur gibi görünürken uzun dönemde bunun ekonomideki performansın düşmesi gibi bir zararı ortaya çıktı.

Çetinkaya’nın Başçı döneminden çıkarması gereken bir ders de Merkez Bankası’nın bağımsızlığını daha sıkı bir şekilde korumak gerektiğini anlaması olmalı. Çetinkaya siyasi baskılara kulağını tıkayıp işini yapmaya çalışmalı. Buna imkan bulamadığında da durumu idare etmeye çalışmak yerine görevi bırakması daha iyi olur. Çünkü durumu idare etmeye çalışmanın memlekete bir faydası olmadığını Başçı döneminde gördük.

SADELEŞME STRATEJİSİ

Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK), Erdem Başçı başkanlığında yaptığı son toplantı olan mart ayı toplantısında, faiz koridorunun üst sınırı olan gecelik borç verme faizini 25 baz puan indirmişti. PPK, Murat Çetinkaya’nın başkanlığında yaptığı ilk toplantı olan nisan ayı toplantısında, gecelik borç verme faizini 50 baz puan daha aşağı çekti. Böylece Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizi yüzde 10’a inmiş oldu.

PPK, gecelik borç verme faizinde yaptığı bu indirimlerin, geçen yılın ağustos ayında açıklanan

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.