CARİ AÇIK 30 MİLYAR DOLARIN ALTINA İNDİ C

Capital (Turkey) - - KONJONKTUR -

GEÇEN AY PEK DE BEKLENMEYEN BİR HÜKÜMET DEĞİŞİMİ yaşadık. Daha 7 ay önce yapılan genel seçimden yeniden tek parti iktidarını elde ederek çıkan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 22 Mayıs’ta olağanüstü bir kongreye gitti. İki yıla yakın süredir AKP’nin genel başkanı ve dolayısıyla başbakan olan Ahmet Davutoğlu’nun bu kongrede başkanlığa tekrar aday olmaması üzerine de bir hükümet değişimi gerçekleşti. Olağanüstü kongreye tek aday olarak katılıp AKP genel başkanı seçilen Binali Yıldırım, bu yazıyı yazdığımız sırada yeni hükümeti kurmuştu.

Ahmet Davutoğlu, AKP’nin genel başkanlığı ve dolayısıyla başbakanlık koltuğuna Ağustos 2014’te, Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine oturmuştu. Aradan geçen 21 aylık sürede, biri geçen yılki 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında kurulan seçim hükümeti olmak üzere üç hükümetin başbakanı olarak görev yaptı. Bu dönemde siyasette de ekonomide de pek iyi şeyler yaşanmadı. Ancak siyasi kulislerden yansıyanlardan anladığımıza ari işlemler dengesindeki yıllık açık mart ayında 29,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllık cari açık şubat ayında 30,6 milyar dolar düzeyindeydi. Mart ayındaki düşüşle birlikte yıllık cari açık tam 5,5 yıllık aradan sonra yeniden 30 milyar doların altına inmiş oldu. Yıllık cari açığın 30 milyar doların altında olduğu bundan önceki son ay Ağustos 2010’du.

Cari açık 2010 ve 2011 yıllarındaki iç talebe dayalı hızlı büyüme döneminde rekor kırmıştı. Yıllık cari açık Ekim 2011’de 76,1 milyar dolara kadar çıkmıştı. Cari açığın milli gelire oranı 2011 yılında yüzde 9,6’yı bulmuştu. 2012’den beri süren yavaş büyüme ise cari açığı aşağı çekti. Son iki yılda cari açıktaki düşüşe petrol fiyatlarındaki gerileme de katkıda bulundu. Cari göre, Davutoğlu’nu koltuğundan eden bunlar değil, başkanlık sistemine geçiş için yeterince çaba harcamaması oldu.

Bu nedenle Erdoğan’ın işaretiyle göreve gelen yeni başbakanın en önemli işi, başkanlık sistemine geçişi sağlamak olacak gibi görünüyor. Zaten Binali Yıldırım’ın ilk mesajları da buna işaret ediyor. Bu ise ekonominin yine ihmal edileceğini düşündürüyor. Ancak biz buna rağmen yeni hükümete ekonomi konusunda bir çağrı yapmak istedik. Çünkü memleketin selametinin yönetim biçimindeki değişime açığın milli gelire oranı geçen yıl yüzde 4,5’e inmişti. Tahminlerimize göre bu yılın ilk çeyreğinde ise bu oran yüzde 4,2 dolayına kadar gerilemiş bulunuyor.

Cari açıktaki düşüşün nisan ayında da devam ettiğini tahmin ediyoruz. Çünkü Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre dış ticaret açığı nisan ayında geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 düşüş gösterdi. Türkiye’de cari işlemler dengesinin büyük bölümünü mal dış ticareti oluşturduğu için genelde cari açıkla dış ticaret açığı paralel bir seyir izliyor. Yıllık cari açık nisan ayında 29 milyar doların altına inmiş olabilir.

Geçen yılın ilk yarısında yatay seyreden cari açık ağustos ayından bu yana sürekli düşüyor. Ancak bu düşüşün sonuna yaklaşmış olabiliriz. Esasında ekonomideki yavaş büyüme hala cari açıktaki düşüşü destekliyor. Ancak son 2 yılda cari açıktaki düşüşe büyük katkıda bulunan petrol fiyatlarındaki gerileme artık durmuş durumda. Öte yandan turizmde yaşanan olumsuz gelişmeler de yakında cari açıktaki düşüşe engel çıkarmaya başlayacak gibi görünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.