MÜTHİŞ GÜÇ DEĞİŞİMİ!

Onlar, üye ve bütçeleriyle Türk iş dünyasının önemli bölümünü temsil ediyor. Etki alanlarıyla da büyük bir güce sahipler. Türkiye’nin iş dünyası örgütlerinden söz ediyoruz. Özellikle son dönemde bu dernek ve örgütlerin etkisi daha da fazla hissediliyor. E

Capital (Turkey) - - ARASTIRMA - ÖZLEM AYDIN AYVACI oaydin@capital.com.tr

İş dünyasının en güçlü örgütlerini araştırdık. İlk sırada yıllık 261 milyon TL’lik bütçesiyle İTO var. İstanbul Kimyasal Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2’nci sırada.

Aslında Türkiye’de iş dünyası örgütlenmesinin uzun bir geçmişi var. İlk olarak Islahat Fermanı sonrasında ticaret odaları kuruldu. 1882’de kurulan İstanbul Ticaret Odası (İTO) ilk örneklerden biriydi. 1950-1970 arasında ise iş dünyasının tek örgütü TOBB’du. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) şu anda da en etkin iş dünya- sı örgütlerinden biri olarak ön plana çıkıyor. 81 ilde örgütlü ve 1 milyon 175 bin kişilik dev bir yapıdan oluşuyor. Aynı zamanda çok zengin bir kuruluş. TOBB, 2016 bütçesini açıklamasa da 5 yıl önceki bütçesi 228,3 milyon TL rakamı bile örgütün maddi gücünü kanıtlar nitelikte.

TÜSİAD ise kurulduğu 1971 yılından bu yana iş dünyasını temsil eden en etkili kuruluşlardan bir diğeri... Bir zamanlar çok “siyasi” bulunduğu

için eleştirilen TÜSİAD, aslında gücünü ve etkinliğini 45 yılda oluşturduğu itibarına borçlu. TÜSİAD eski başkanlarından Muharrem Yılmaz da bunu şu sözlerle anlatıyor:

“TÜSİAD 43 yıl boyunca insanların taş üstüne taş koyarak oluşturdukları bir büyük itibar kurumu. TÜSİAD, bir kurum ve sadece itibarı var.”

Türkiye’de sivil toplum kuruluşları son yıllarda daha da gelişti. Özellikle iş dünyası dernek ve ör- gütlerinin etkisi daha fazla hissediliyor. Ekonomi politikalarından eğitime, rekabetçilikten KOBİ desteklerine her alanda onların varlığını görmek mümkün...

EN ZENGİN DERNEKLER

İş dünyasının en zengin dernekleri arasında TOBB başı çekiyor. TOBB’a üye olmak zorunlu. Herhangi bir şirketin örneğin TÜSİAD’a üye

olması gönüllülük esasına dayalı ama TOBB’a bağlı oda ve borsalara üye olmak kanunen bir zorunluluk. Bu nedenle TOBB’un toplam gelirlerinde aidat önemli bir oranı oluşturuyor. Ama TOBB, en büyük gelirini “sair hizmet gelirleri” olarak ifade edilen iştirakler ve bağlı ortaklık durumundaki şirketlerin temettülerinden elde ediyor. TOBB’un şirketlerinden elde ettiği gelirler, bütçesinin ana kalemini oluşturuyor. TOBB, son yıllarda bütçesini kamuoyuna açıklamıyor. Ancak 2011 yılında açıkladığı bütçe rakamı 228,3 milyon TL.

İş dünyasının en zengin bir diğer kuruluşu İTO. Son 5 yılda bütçesi yüzde 65 oranında büyüyen İTO’nun 2016 bütçesi 261 milyon TL düzeyinde... İTO Başkanı İbrahim Çağlar, İTO’nun sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük beş odasından biri olduğunu söylüyor. 400 bine yaklaşan üye sayısıyla İstanbul iş dünyasını temsil ettiklerini ifade eden Çağlar, faaliyetleri açısından ise dünyanın en büyük odası olduklarını belirtiyor. Çağlar, bu faaliyetleri şöyle anlatıyor:

“Yasal olarak yerine getirdiğimiz görevlerin dışında, ticari potansiyelleri yurtdışına açmaktan sosyal ve kültürel faaliyetlere, danışmanlık hizmetlerinden sektörel dayanışmaya kadar pek çok başlıkta faaliyetlerimiz var. 400 bin İstanbullu işadamının hem yurtiçinde hem de yurtdışında sesi oluyoruz. Sektörel talep ve beklentileri ilgili kurumlara götürüyor, çözüm yollarını arıyor ve hayata geçirilmesini sağlıyoruz. İTO’ya kayıtlı üye şirketlerimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak uygulamalar geliştiriyoruz.”

İHRACATÇININ BÜYÜK GÜCÜ

İhracatçı birlikleri de güçlü iş dünyası örgütleri arasında önemli bir yere sahip. İhracatçı birliklerinin çatı örgütü Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 65 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük 4’üncü iş dünyası örgütü. İhracat yapan herkesin üye olmak zorunda olduğu kurum, bütçesini açıklamıyor.

Türkiye’de 13 adet İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği ve genel sekreterlikler bünyesinde 60 adet ihracatçılar birliği bulunuyor. İstanbul Kimyasal Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) de Türkiye’nin en etkili ihracatçı birliklerinden biri olarak öne çıkıyor. İKMİB’in gelirlerinde son dönemde önemli bir artış dikkati çekiyor. Son 5 yılda bütçesi yüzde 273 oranında artan İKMİB, sektörün gelişimi için çalışan çok etkin bir örgüt. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, fuarlar, ticaret heyetleri gibi gelir getirici faaliyetlere katılımın çoğalmasının da bütçelerinin artmasında etkili olduğunu söylüyor.

İhracatçıların bir diğer güçlü örgütü ise Çelik İhracatçıları Birliği. Birlik başkanı Namık Ekinci, Türkiye ekonomisinin itici güçleri arasında yer alan çelik sektörünün sanayinin büyüyen ve gelişen sektörleri arasında ilk sıralarda geldiğini hatırlatıyor:

“2011 yılında 572 olan üyesi sayımız 2016 yılına geldiğimizde 903’e ulaştı. Dünya çelik sektöründeki zorluklar ve üretimimizdeki düşüşler doğrudan ihracatımızı da etkilerken bütçemize de maalesef olumsuz yansıdı. 2011 yılında 5 milyon 209 bin dolar olarak gerçekleşen bütçemizin 2016 yılında ise 3 milyon 208 bin dolar olmasını öngörüyoruz.”

Türkiye’nin güçlü bir diğer ihracatçı birliği ise Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB). UİB Başkanı Orhan Sabuncu, 6 bin 400 aktif üyelerinin bulunduğunu söylüyor. Sabuncu, tüm diğer ihracatçı birlikleri gibi kendilerinin de güçlerini ihracat gerçekleştiren üyelerinden aldıklarını ifade ediyor.

GÖNÜLLÜLÜK ESAS

Türkiye’de üyeliğin zorunlu değil, gönüllülük esasına göre kabul edildiği en etkili örgüt olarak 45 yıldır TÜSİAD öne çıkıyor. Yaklaşık 600 üyesiyle bu üyelerin sahip olduğu 4 bin civarında dev şirket, TÜSİAD’ın gücünün önemli bileşenleri. Bütçesini son yıllarda açıklamamayı tercih eden derneğin daha önce medyaya yansıyan tahmini bütçesi 2011 yılında 13,3 milyon TL iken 2015 yılında yaklaşık 19,5 milyon TL oldu.

TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, TÜSİAD’ın faaliyetlerini ve Türkiye ekonomisine katkısını hiçbir zaman güç ekseninde değerlendirmediklerini söylüyor. “Kurumumuz hep etkili çalışmalar yaptı, yapmaya da devam edecek” diye konuşuyor. Altmış kişilik önemli bir beyin takımları olduğunu belirten Symes, “Bu kadar donanımlı bir ekiple ve yılların birikimiyle Türkiye’ye olan katkımızı nasıl artırabileceğimizi düşünerek çalışıyoruz. Çünkü TÜSİAD’a katkı demek, Türkiye’nin gelişimine ve rekabet gücüne katkı demektir.”

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), iş dünyasının ön plana çıkan bir diğer örgütü. MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, 26 yıldır devam eden yolculukta toplamda 1,7 milyon kişiye istihdam sağlayan 50 bin üye işletmesiyle küresel bir STK’ya dönüştüklerini söylüyor. Türkiye’de 86 noktada, dünyada 65 ülkede 169 noktaya ulaştıklarını belirten Olpak, şöyle devam ediyor:

“Bugün Türkiye ekonomisini tam anlamıyla yansıtan bir oluşum haline geldik. Son 10 yıldaki olumlu gidişat üye sayılarımıza da yansıdı. Üye sayısındaki en büyük artışı son 4 yılda yaşadık. MÜSİAD’ın üye sayısı 2012 ile 2016 arasında, yurtiçinde 5 bin sınırından 9 bin sı- nırına, toplamda ise 11 bine geldi. Bizim için bütçeler değil, ticari itibar önemli. Bu nedenle ciroya göre değil ticari itibara göre üye seçiyoruz. İşlerimizle itibarımızla gündeme gelmek istiyoruz. Bütçemiz de üye aidatları oranında bir artış gösterdi.”

GENİŞ KİTLELERE ULAŞIYOR

Üye sayısına bakıldığında ise Türkiye’nin bu anlamdaki lider örgütü TOBB. Örgütün üye sayısı son 5 yılda 27 bin kişi azalmış olsa da 1 milyon 175 bin işveren TOBB üyesi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bu azalışın tarım sektöründen kaynaklandığını düşünüyor. “Bu dönemde tarımdaki işveren sayısının 47 bin kişi azaldığını, tarım

dışı sektörlerdeki işveren sayısının ise 19 bin kişi arttığını görüyoruz” diyor.

İTO da 400 bin üye sayısıyla en güçlü örgütlerden biri. İTO Başkanı İbrahim Çağlar, “400 bin İstanbullu iş adamının hem yurtiçinde hem yurtdışında sesi oluyoruz. Sektörel talep ve beklentileri ilgili kurumlara götürüyor, çözüm yollarını arıyor ve hayata geçirilmesini sağlıyoruz. İTO’ya kayıtlı üye şirketlerimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak uygulamalar geliştiriyoruz” diyor.

Ankara Ticaret Odası (ATO), en kalabalık 3’üncü iş dünyası örgütü olarak ön plana çıkıyor. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci, üye sayılarını son 5 yılda 2 kata yakın artırdıklarını belirtiyor. Bezci, bu büyümenin kendilerine güç kattığını söylüyor ve ekliyor: “Küresel Girişimcilik Monitörü’nün 2014 Türkiye sonuçlarına göre Türkiye’de girişimcilik potansiyeli artıyor. İşsizlik veya ihtiyaçtan dolayı fırsatları değerlendirmek isteyen girişimcilerin oranı 2013 yılında yüzde 8,1 iken 2014’te yüzde 42,5’e çıkarak 5 katın üzerinde artış gösterdi. Bu rakamlar, üye sayımızdaki artışı açıklıyor.”

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) üye sayısıyla en büyük 5’inci iş dünyası örgütü. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, Türkiye’nin en geniş tabanlı KOBİ yapılanmasına sahip olduklarını belirtiyor. Beş yıl önce Türkiye’de 7 bölgede federasyonlaşma çalışma stratejisi yürütürken, kalkınma ajanslarının kurulmasıyla yapılanmalarında farklılaşmaya gittiklerini belirtiyor. 26 kalkınma ajansının olduğu bölgelerde federasyonlaşmaya hız vererek, yerelde daha dinamik bir yapı yarattıklarını ifade ediyor.

SEKTÖREL DAYANIŞMA RUHU

İş dünyasının en güçlü örgütlenmeleri arasında sektörel dernekler önemli bir yere sahip. Bu dernekler, hem üye şirketlerine göre sektörel bilgilere daha çabuk ulaşabiliyor hem sektör içindeki gelişmeleri daha hızlı takip edebiliyorlar.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) sektöründe yapıştırıcılık rolü üstlenen bir örgüt. Sektörün sorunlarına her zaman çözüm üretme gayretiyle çalışan TÜRSAB’ın başkanlığını da yıllardır Başaran Ulusoy sürdürüyor. Ulusoy, aynı zamanda en tanınan STK başkanlarından biri. Üye sayılarının 9 bine yaklaştığını belirten TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, “Son dönemde yatırım ve teşviklerle birlikte seyahat acentalarının sayısında ciddi artış oldu. Hem üyelerimizin iş olanaklarını artırma hem Türk turizmine hizmet etme misyonuyla hareket ediyoruz. Türk turizminde önemli bir işlevi üstleniyoruz” diyor.

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), perakende sektöründe etkin derneklerden biri. Derneğin 153 üye şirketi bulunuyor. Bu şirketlere bağlı 500 kadar marka faaliyet gösteriyor. BMD Başkanı Sami Kariyo, markalaşmış ve tanınmış şirketleri üye olarak kabul ettiklerini söylüyor ve “Üye sayımızı her koşulda artırmak gibi bir önceliğimiz yok” diyor. Kendilerini “Perakende sektörünün önde gelen sektörel derneği” olarak tanımlayan Kariyo, şöyle devam ediyor: “Türkiye’yi bölge ve dünya modasına yön veren konuma taşımak, İstanbul’u markalar merkezi haline getirmek en önemli hedeflerimiz arasında. Üyelerimizin hak ve çıkarlarını korumak ve sektörel sorunlara çözüm üretmek üzere çalışmalar yürütüyoruz.”

İBRAHİM ÇAĞLAR

MURAT AKYÜZ

SAMİ KARİYO

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.