Reytinglere inanmalı mıyız?

Capital (Turkey) - - MEDIA PULSE -

TV’deki reyting ile dijital medyadaki reyting ölçümleri, birbirini tutmaz hale geldi. TV reytinglerine göre bir dizi çok düşük reytinge sahipken dijital medyada fenomen olabiliyor. Peki ama bunun nedeni nedir? Reklamverenler, hangi ölçüye göre reklam verecek? Ajanslar, hangi kıstasa göre medya planlaması yapacak? Bu sorularımızı Alaaddin Adworks Kreatif Direktörü İSMAİL BÖLÜKBAŞI’na sorduk. İşte yanıtlar:

UZUN VADELİ BAKMALI “Ne reytingli ne de reytingsiz olabiliyoruz. Reklamverenler adına ‘ölçülen mecralar’ reklamın olmazsa olmazıdır. Türkiye’de genellikle deneklerden gelen verilerin sağlıksız olduğunu ya da deneklerin demografik ve sosyoekonomik olarak örneklenmesinde sorun olduğu ileri sürülür. Uzun yıllara dayanan izlenme istatistiklerine baktığımızda aslında ölçme sisteminin matematiğinin doğru işlediğini görebiliriz.”

HEDEF KİTLE FARKLI Bölükbaşı, sosyal medyanın bambaşka bir kullanıcı dinamiğine sahip olduğunu ve sosyal medyayı ancak bir destek ölçüm sistemi olarak kullanmak gerektiğini söylüyor ve devam ediyor: “Zaten reklamverenler TV programlarının sosyal medya etkileşimine de bakıyor. Hatta ikinci ekran uygulamaları da sosyal medya tabanlı şekilde hızla gelişiyor.”

YENİ ÖLÇÜM SİSTEMİ Markaların ölçümlerden kendilerini bağımsız tutamayacaklarını belirten Bölükbaşı, “Teknoloji sayesinde dijital ve mobil yayıncılık bize pek yakında yeni ve çok daha fazla deneğin gönüllü yer aldığı yeni ölçme sistemleri sunacaktır. Belki de pek yakında tüm Türkiye’yi ölçebileceğiz. Ama şuna eminim ki yine de Esra Erol ve Survivor birinci çıkacak” diyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.