“2016’DA 10 BANKA TROY’LU OLACAK”.

Troy ile Türkiye, kendi ödeme sistemini yarattı. 1 Nisan’dan bu yana Troy’lu kartlar, Türkiye’deki tüm ATM ve POS’larda kabul ediliyor. BKM Genel Müdürü DR. SONER CANKOCANKO, CANKO, “Geçen 3 ayda 3 bankamız Troy logolu kart çıkarmaya başladı. Haziran-temm

Capital (Turkey) - - ARASTIRMA - ELÇİN CİRİK ecirik@capital.com.tr

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM), 4 yıl süren çalışmalarıyla yaratılan Troy ile Türkiye, kendi ödeme sistemini hayata geçirdi. Troy’lu kartlar, nisan başından beri ülkedeki tüm POS, ATM ve e-ticaret sitelerinde işlem yapar hale geldi. BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, bu 3 ayda kaydettikleri gelişimi, “Aslında yaptığımız çok uzun vadeli bir iş. Tüm oyuncuların kart basması ve kartlarını çeşitlendirmesi zaman alacak. 1 Nisan’dan bu yana sevindirici gelişmeler oldu. Üç bankamız halihazırda Troy logolu kart çıkarmaya başladı. Haziran-temmuzda 2 banka daha eklenecek” sözleriy- le aktarıyor. Bu yılın sonuna kadar da 10 banka tüketicilere Troy logolu kartlar sunacak.

Canko’ya göre Troy’un sektördeki en büyük farkı, ödeme platformunun tamamen Türkiye’den yönetilmesiyle iş yapma ve inovasyon hızını katlaması olacak. Öyle ki Canko, “Türk bankaları da Troy’u stratejik marka avantajıyla inovasyon hızı daha yüksek olduğu için tercih edecek” diyor.

BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko ile yarattıkları ödeme sistemi Troy’un gelişimini ve yaratacakları ekosistemi konuştuk:

Troy, nisanda faaliyete geçti. Geçen kısa sürede nasıl sonuçlar elde ettiniz?

1 Nisan 2016 itibariyle Troy markalı kartlar Türkiye’deki tüm ATM ve POS’larda kabul edilmeye başlandı. Ama tabii Troy ile ilgili çalışmalarımız 4 yıl önceye gidiyor. Aslında ilk 3 yıl BKM içinde mutfak çalışması yaptık. Geçen yıl 30 Eylül’de ilk defa Troy’u marka ve patent kanunlarının da gereği kamuoyuyla paylaştık. Ekosistemin, yani tüm paydaşların hazır olması ve mesajlarımızı kamuoyuyla paylaşmamız gerekiyordu. Geçen 6 ayda kartlı ödeme sisteminin standartlarını belirledik, sistemin doğru işleyebilmesi adına kurallarımızı, dokümanlarımızı yazdık, kart üreticilerinin ve terminal sağlayıcılarının hazır hale gelmesini sağladık. Kart çıkaran ve bunları kabul eden üyelerle çalıştık. Yasal otoritelerden onaylarımızı aldık ve tüm çalışmalarımızı tamamladık. Türkiye’de 29 bankanın kart kabul ettiğini ve ihraç ettiğini düşünürseniz, 29 kurumda yazılımlar yazıldı. Türkiye’de kendi içimizde bir rekor kırdık. Aslında yaptığımız çok uzun vadeli bir iş. Tüm oyuncuların kart basması ve kartlarını çeşitlendirmesi zaman alacak. Bugün Türkiye kartlı ödemeler sektörü, 113 milyon banka kartı ve 59 milyon kredi kartıyla Avrupa’da lider konumda. 2,5 milyon POS terminali üzerinden yılda 5 milyar adet kartlı işlem yapılıyor. Bu işlemlerin yıllık toplam tutarı ise 375 milyar dolar düzeyinde. Yetişkin nüfusu göz önünde bulundurduğumuzda herkesin cebinde ortalama 2 kredi kartı var. Tabii 1 Nisan’dan bu yana sevindirici gelişmeler oldu. Üç bankamız halihazırda Troy logolu kart çıkarmaya başladı. Haziran-temmuzda 2 banka daha eklenecek. Kaç bankaya ulaşacaksınız? Bu yılın sonuna kadar 10 bankamız Troy kart çıkaracak. Bu bankaların içinde özel büyükler ve kamu bankaları da bulunuyor. Bu 10 bankanın hem kredi kartı hem banka kartı hem de temassız kart çıkarmasını amaçlıyoruz. Uzun va- dede esas hedefimiz, sadece kart sayısında değil kullanan banka sayısı ve kart çeşitliliğinde ilerleyebilmek.

Dünyada bu alanda iki dev bulunuyor. Neden yerel bir marka yaratma gereği duydunuz?

Türkiye’nin bunca yıllık ödeme sistemleri geçmişinde uluslararası markaların çok önemli katkısı var. Biz başından beri bu markaları Türkiye’de her zaman korumak ve kollamak kararlılığındayız. İlk günden beri Troy’u anlatırken, “Biz, mevcut uluslararası markaların rakibi olacağız. Troy, mevcut markalardan pazar alacak” demedik. Biz bu markaların global olmalarından dolayı daha yavaş kaldıkları noktalarda fırsat olan yerlerde pazarın büyümesi için çalışacağız.

Troy’u üç noktada konumlandırıyoruz: Troy, Türkiye’nin stratejik bir markası. Bu çok önemli, çünkü her ülke belirli konularda kendi yerli çözümünü üretmek istiyor, ülkenin kendi ken-

dine yetebilmesi için kendi ödeme sistemlerini oluşturması da önem taşıyor. İkinci önemli unsur, inovasyon yapabilmeye izin vermesi. Bugün bir girişimcinin aklına yeni bir ödeme fikri gelse bunu yapabilmek için yerel bir ülke markasının, altyapısının olması lazım. Eğer yerel altyapı yoksa her seferinde uluslararası markalarla ya da kurumlarla işbirliğine gitmek, onaylar almak durumunda. Üçüncü konu ise uzun vadede maliyetlere etkisi. Tüm sektörün maliyetlerini etkileyecek bir sistemden bahsediyoruz. Maliyetler çok büyük rakamlar değil ama sistemde 170 milyon kart adedi ve 2,5 milyon POS olunca maliyet daha çok az insanla daha kısa sürede daha çok üretebilmek anlamına geliyor. Örneğin bir banka, uluslararası bir markayla 2 yılda temassız kart projesi yapıp 5 kişi çalıştırıyorsa Troy ile 3 kişiyi 6 ay çalıştıracak. İlk etkilerini 4-5 yılda göreceğiz. Troy ile maraton işi yapacağız. Türk bankaları da Troy’u stratejik marka avantajıyla inovasyon hızı daha yüksek olduğu için tercih edecek. Troy ile uzun vadede hedefleriniz neler? Esas çıkış noktamız markaların birbiri üstüne kesişmesi. Biz Troy ile yeni bir pazar yaratmak istiyoruz. Bugün artık bir bebek de yaşlı da dijital dünyada bir tüketici haline geliyor. Eskiden tüketim 20’lerle emeklilik yaşları arasında yoğunlaşıyordu. Artık bırakın canlıları eşyaların internetiyle makinelerin de tüketimi söz konusu. Artık eşya- ların kendi ihtiyaçlarını sipariş etmesiyle ödeme sistemleri bir adım atlıyor. İşte tüm bunlar Troy için yeni iş fırsatları anlamına geliyor. Ödeme teknolojileri geliştikçe biz eşyaların internetinin ayrılmaz bir parçası haline geliyoruz. Ödemelerin hızlanması gerekiyor. Buralarda altyapımızı kurduktan sonra yapacağımız inovasyonlarla bu hızı yakalayabiliriz. Ödemeye hızlandıracak en önemli işlerden biri, biyometri teknolojileri yani ödemede alıcının göz irisini mi parmak izini mi kullanacağız, güvenliği sağlamak için de çalışmalıyız.

Türkiye’de harcamaların yüzde 40’ını kartla yapıyoruz. Troy, bu oranı da artırmayı amaçlıyor mu?

Tabii, hedefimiz tüketicilerin tüm harcamalarını bankacılık kesimine kaydırmak. Aslında harcamaların yüzde 40’ını kartla olmasıyla AB ortalaması yüzde 26’dan çok daha iyi durumdayız. Ama bugün nakit olarak neleri ödüyorsak onları belirlemeliyiz. Gazete ve dergi alımı, toplu ulaşımlar, büfe ve simitçilerden veya pazardan yapılan mikro alımlar için çözüm yaratmamız gerekiyor. Burada hızı yakalamak da şart. Nakit para harcanan bu noktaları adresleyebilmek için yerel bir altyapıya ihtiyaç var, ardından her türlü ödeme sistemine tabi iş bu yerel altyapıyla geliştirilebilir. Bugünlerde internette güvenli ödemeyle ilgili Troy’a özgü bir çözümü bitirmek üzereyiz. Yıl sonuna kadar temassız ödemeyi hazırlayacağız, mutfak çalışmalarımız devam ediyor. Biz kapımızı açık tutuyoruz ki tüm paydaşlarımız çalışmaya, düşünmeyi başlasın bu şekilde bir iş fikri olduğunda yerel ve hızlı çalışacağız.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.