Ian Bremmer / AB’Yİ BEKLENEN RİSKLER

Capital (Turkey) - - ARASTIRMA - IAN BREMMER Eurasia Group Başkanı @ianbremmer

Avrupa son yıllarda yüzleştiği krizleri dikkate değer bir beceriyle atlatma başarısını gösterdi ve Avrupalı liderlerle kurumların uzunca bir süre daha bir faciadan uzak durabileceklerine kesin gözüyle bakılıyor. Ancak bu politik çeviklik yakında yeni meydan okumalarla sınanacak.

Birincisi Brexit referandumu. Mevcut kamuoyu yoklamaları, sonucun kıl payı olacağını gösteriyor. “Kalalım” diyenler bir adım önde gibi ancak fark kapanıyor. AB’den ayrılma yönünde çıkacak bir sonuç, Britanya ve Avrupa için kalıcı bir belirsizlik dönemini başlatabilir.

Ipsos-MORI tarafından yayınlanan anket sonuçları Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, İspanya, İsveç, Macaristan ve Polonya’dan ankete katılan 6 binden fazla insanın, yüzde 45’inin hükümetlerinden AB üyeliğini referanduma götürmesini istediğini gösteriyor. Aşırı uç politik partiler, AB karşıtı söylemlerden prim yapmayı sürdürecek ve Brexit oylaması bu eğilimi hızlandıracak. Söz konusu belirsizliğin Britanya’ya ve AB’ye muazzam bir zarar vereceği kesin. SORUNLAR BÜYÜYOR Fransa, iş gücü reformlarıyla ilgili yasa önerileriyle bir başka karmaşa dönemine girdi. Oysa bu ülkenin ekonomisi, iş gücü piyasalarına esneklik kazandırarak işsizliği azaltmayı amaçlayan başka bir yasa tasarısıyla daha yeni yeni büyüme işaretleri gösteriyordu.

Avrupa Komisyonu, mali politikalar konusunda İspanya ve Portekiz’in AB kurallarını ihlal etmelerini göz ardı ederek büyük bir sorun yaşıyor. İspanya, 8 yıldır art arda mali hedeflerinin gerisinde kalıyor ve Portekizli seçmenler de kemer sıkma önlemlerini reddeden bir hükümeti seçti. Avrupa Komisyonu, geçen ay İspanya’da kemer sıkma politikaları karşıtı bir parti olan Podemos’un daha çok oy almasını engellemek için yaptırım görüşmelerini 26 Haziran’daki seçimlerin sonrasına ertelemeye karar vermişti. Ancak komisyonun eyleme geçilmesi yönündeki baskıları, İspanya ve Portekiz kamuoyunda AB kurumlarına karşı daha da büyük bir kızgınlığa neden olduğu için hükümetlerin harcamalarını kısmalarını bir hayli zorlaştırıyor.

Doğuda Polonya çok farklı türden bir müeyyide- ler tehdidiyle yüzleşiyor. Avrupa Komisyonu iktidardaki partinin, yüksek mahkemelerdeki tüm hakimlerin değiştirilmesine izin veren yeni yasanın hukuk devletiyle çeliştiğini söylüyor. Polonyalı devlet yetkilileri ise Avrupa Komisyonu’nu kendi ülkelerini daha fazla Müslüman göçmeni kabul etmeye zorlamak için şantaja başvurmakla suçluyor.

“AB’den ayrılma yönünde çıkacak bir sonuç, Britanya ve Avrupa için kalıcı bir belirsizlik dönemini başlatabilir.”

GÖÇMEN KRİZİ Son olarak da göçmen krizi var. Balkan rotasında kurulan barikatlar ve AB’nin Türkiye ile yaptığı anlaşma sayesinde göçmen akışı dramatik boyutlarda yavaşladı. Ancak bu ara verme, sadece Yunanistan ve Türkiye gibi iki zayıf halkanın birbirleriyle dayanışmalarını sürdürdüğü müddetçe sürebilir. AB, Türkiye’ye göçmenlerin deniz üzerinden Yunanistan’a geçmelerini engellemesi karşılığında vizesiz seyahat hakkı tanıyacağı sözünü verdi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduğu günden bu yana Türk savcıları 1.800’den fazla insana Cumhurbaşkanı’na hakaret ettikleri gerekçesiyle dava açtı. Avrupalı yöneticilerin, Türk ve yabancı gazetecilerin sürekli taciz edildiği gerçeğini görmezden gelmesi giderek zorlaşıyor. Avrupa Komisyonu vizesiz seyahatin ancak Türk hükümetinin terörizm yasalarını gazetecilere ve Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştirilere karşı kullanılmayacak şekilde yeniden yazmasıyla mümkün olabileceğinde ısrar ediyor. Erdoğan buna karşı çıkıyor. Alman parlamentosu Ermenilerin kitlesel öldürülmesine “soykırım” denilmesini onaylayarak Erdoğan’ı çileden çıkardı.

Eğer Türkiye mevcut anlaşmadan cayarsa Yunanistan’da ne olur? Türkiye şu anda yaklaşık 2,75 milyon göçmene ev sahipliği yapıyor ve Erdoğan’ın Yunanistan’a doğru kitlesel bir göçü önlemekte süregelen arzusu, Yunanistan ile AB’nin bu sorunla başa çıkma yeteneklerinde önemli bir etken. Türkiye-AB anlaşması suya düştüğünde göçmen krizi tekrar başlayacak.

Tüm bu sorunlar, gelecek yıl Almanya ve Fransa’da yapılacak ulusal seçimlerde önemli bir rol oynayacak ve verilecek oylar, Avrupa’nın yakın geleceğinin gidişatını belirleyecek. Bunların çözülmesi için zor seçimlerin yapılması ve onları destekleyecek kalıcı uzlaşmalara varılması gerekiyor. Bugün Avrupa’da ise bu gibi kaynakları bulmak giderek zorlaşıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.