C

Capital (Turkey) - - INSANLAR -

Konuşmacı, heyecanlı, “Kuralların ve kırmızı çizgilerin sizi durdurmasına izin vermeyin” diyor ve devam ediyordu:

“En karmaşık sorunların bile çözümü vardır. Eğer uçmak istiyorsanız, 16 yaşında havaalanına gidin ve çaycılık yapın. Bir moda tasarımcısı olmak için sanat okuluna gitmeniz gerekmiyor. Bir tasarım şirketine girmeye çalışın ve yerleri süpürerek işe başlayın. Kendinizi kanıtlayın ve daha iyi yerlere gelin.”

Konuşmacı, “Kırmızı çizgilerin çoğu anlamsızdır” diye devam etti ve şu hikayeyi paylaştı:

“Annem bunun en iyi örneklerinden biriydi. İkinci Dünya Savaşı başladığında pilot olmak istiyordu. O kadar kararlıydı ki uçmayı bilmemesine rağmen bu işi yapacağına inanıyordu. Sadece hayal kurmak yerine daha fazlasını yaptı ve yakındaki Heston Havaalanı’na gitti. İlk hedefi havaalanının kapısından içeri girmekti. Bu nedenle bir iş istedi. Uçma şansının ne olduğunu sorduğunda ise “Sadece erkekler pilot olabilir” yanıtını aldı.

Hayal kırıklığına uğradı. Ancak bu kırmızı çizgi onu yıldırmadı. Pilot eğitmenlerinden biriyle anlaştı ve kendisini erkek kılığına sokmasını istedi. Çok güzel bir kadın olduğu halde geniş uçuş ceketi, kask ve pes bir HARLES BABBAGE ismini ben de bilmiyordum. Walter Isaacson’un “Innovators” adlı kitabını okurken, “Computer” (Bilgisayar) bölümünün girişinde adına rastladım. İngiliz vatandaşı olan Babbage’ın en önemli özelliği, “programlanabilir bilgisayar” fikrini ortaya atan ilk bilim adamı olmasıdır. Çalışmaları hala Londra Bilim Müzesi’nde sergilenen mucit Babbage, bu fikrini 1837 yılında paylaştı.

Bu tarihten 43 yıl sonra Amerikan Ulusal İstatistik Kurumu (US Cencus), nüfus sayımı gibi verilerin toplanmasını manuel yöntemle tam 8 yılda tamamladı. Ancak, Babbage’ın düşüncesinden esinlenen ve tren yollarında kullanılan delikli kartlar yöntemini benimseyen Amerikalı mucit Herman Hollerith, 1890 yılındaki sayımda sorunu çözdü. Hollerith, “punch” kartları tonda konuşmayla kendini gizledi. Sonunda baştan beri istediği işi kaptı. Uçmayı öğrendi ve yeni pilotlara öğretmeye başladı. Ondan ders alan pilotlar, daha sonra Britanya Savaşı’nda uçakları uçurdu. Annem sonra donanmada görev aldı ve birlikleri Fransa’ya taşıyan gemide hizmet verdi.

Savaştan sonra ise uçuş hostesi olmaya karar verdi. Ancak, o zaman hosteslerden İspanyolca bilmeleri ve hemşire olarak eğitilmiş olmaları isteniyordu. Annem yine yılmadı ve British South American Airways’teki gece bekçisini ikna etti. Listeye adını yazdırdı. İspanyolca konuşamıyordu ve uçuş hostesi olmuştu.”

Bu hikayenin sahibi Virgin Grubu’nun kurucusu ve sıra dışı girişimci Richard Branson’dan başkası değil. Güney Kutbu’na giden ilk adam olma hayalini kuran, ancak “kızak köpeklerinin iyiliği” için havanın ılımanlaşmasını beklediğinden “ikinci” olan kaptan Robert Scott’un torunu Branson, annesinin de “sadece yapmayı” düşündüğünü, kırmızı çizgileri takmayarak babasının yolundan gittiğini anlatıyor. Basit bir sloganı olduğunun altını çizerek mesajını veriyor: “Kolunuzu sıvayın, sadece yapın. Kırmızı çizgilere takılmayın.”

Bu anekdotu, “ama”, “fakat”, “lakin” diyerek işe başlamayı, başlatmayı erteleyenler için yazdım. Çünkü ararsanız, çok bahane bulursunuz. kullanarak o yılın nüfus sayımını sadece 1 yılda tamamladı. Ardından Alman kökenli Hollerith ve 3 ortağı The Tabulating Machine Company şirketini kurdu. Bunu birleşmelerle oluşan Tabulating-Computing Regordin Company izledi. 1912 yılında ise IBM adını aldı. Bu bölümü yazan Isaacson, şuna dikkat çekiyor: “Bir taraftan bakılınca, inovasyon, yüzlerce küçük adım ve ilerlemenin birikimidir. Bazı basit buluşlar bile 60 yılda gerçekleşen ilerlemelerle ortaya çıktı. Tıpkı sıkıştırılmış doğalgazda olduğu gibi…” Ben niye paylaştım bu bölümü? Büyük buluş ve yeniliklere sadece bir taraftan değil, her taraftan bakmamız gerekiyor. Sadece o kadar değil. Büyük bir ekosistemin de gerektiğini ortaya koyuyor bu anekdot.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.