İKİNCİ ÇEYREKTE BÜYÜME DAHA DÜŞÜK ÇIKACAK

Capital (Turkey) - - KONJONKTUR -

2016’nın ikinci çeyrek dönemine ilişkin milli gelir verileri 9 Eylül’de açıklanacak. Bu döneme ilişkin temel öncü göstergelere bakılırsa ikinci çeyrekte reel gayri safi yurtiçi hasıladaki (GSYH) yıllık büyüme yüzde 2,5-3,5 arasında çıkacak gibi görünüyor. Bunu nokta tahmini olarak yüzde 3 dolayı şeklinde ifade edebiliriz. Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 5,7 olan reel ekonomik büyüme bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,8’e inmişti. Eğer ikinci çeyrekteki büyüme tahmin ettiğimiz gibi çıkarsa ekonomi yeniden yavaş büyümeye adım atmış olacak.

Burada Türkiye ekonomisi için yüzde 6’nın üzerindeki büyüme oranlarını hızlı büyüme, yüzde 4-6 arasındaki büyümeyi normal büyüme, yüzde 2-4 arasındaki büyümeyi yavaş büyüme, yüzde 0-2 arasındaki büyümeyi durgunluk, sıfırın altındaki büyümeyi ise resesyon olarak tanımladığımızı belirtelim. Türkiye ekonomisi 2014’ün son çeyreği ile 2015’in üçüncü çeyreği arasında yavaş büyüme içindeydi. Geçen yılın son çeyreği ile bu yılın ilk çeyreğinde ise normal büyümeye ulaşmıştı. Ancak şimdi yeniden yavaş büyümeye dönmüşe benziyor.

İkinci çeyrekte büyümenin yeniden yavaşladığına ilişkin en güçlü sinyal sanayi üretiminden geliyor. Sanayi üretimi ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 2,9 artış gösterdi. Bu oran geçen yılın son çeyreğinde yüzde 7,5’i bulmuş, bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 5,6 olarak gerçekleşmişti. Türkiye’de sanayi üretimindeki değişimle ekonominin genelindeki büyüme arasında önemli bir paralellik var. Çünkü sanayinin ekonomideki payı yüzde 25’e yaklaşıyor ve ayrıca başta ticaret ve ulaştırma olmak üzere diğer pek çok sektörün faaliyet hacmi de sanayideki gelişmelerden etkileniyor. Bu nedenle geçen yılın üçüncü çeyreğinde olduğu gibi bazen geçici faktörlerin etkisiyle sapmalar yaşansa da genelde ekonomideki büyüme sanayi üretimindeki değişime yakın çıkıyor. Bu paralellik de sanayi üretiminin yavaşladığı ikinci çeyrekte ekonomide de yavaşlama yaşanmış olabileceğini düşündürüyor.

İkinci çeyrekte büyümenin yeniden yavaşladığına ilişkin bir sinyal de reel perakende satışlardan geliyor. İkinci çeyrekte reel perakende satışlar geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 2,1 artış gösterdi. Bu oran yılın ilk çeyreğinde yüzde 4’tü. Geçen yıl da yüzde 3-4 arasında seyretmişti. Reel perakende satışlardaki bu yavaşlama ikinci çeyrekte iç talepten büyümeye gelen katkının azalmış olabileceğine işaret ediyor. İkinci çeyrekte ihracatta yaşanan gelişmeler ise bu dönemdeki ekonomik büyümeye etkisi açısından biraz belirsiz gibi. İkinci çeyrekte altın hariç reel ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,2 yükseldi. Bu oran ilk çeyrekte de buna yakın ve yüzde 6 düzeyindeydi. Buradan ikinci çeyrekte dış talebin büyümeye katkısında fazla bir değişiklik yaşanmamış olabileceği sinyali çıkıyor. Ancak bu veri sadece mal ihracatını kapsıyor. Turizmdeki çöküşü düşününce, reel mal ve hizmet ihracatında durumun daha kötü olabileceği sonucuna varıyoruz. Bu ise ikinci çeyrekte dış talebin büyümeye katkısının altın hariç reel ihracatın ima ettiğinden daha zayıf olabileceğine işaret ediyor.

Son olarak altın hariç reel ithalata bakalım. Altın hariç reel ithalatta ilk çeyrekte yüzde 6,1 olan yıllık artış ikinci çeyrekte yüzde 7,4’e çıktı. Bunun verdiği biri olumlu biri de olumsuz iki sinyal var. Birincisi, bu yükseliş ikinci çeyrekte iç talepte reel perakende satışların ima ettiğinden daha az zayıflama olabileceğine işaret ediyor. İkincisi, bu yükseliş ikinci çeyrekte net ihracatın büyümeye olumsuz etkisinin yükselmiş olabileceğini düşündürüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.