Mega şehirler ve bankacılık K

Capital (Turkey) - - BİREYSEL - FATİH ÖĞÜN

FATIH.OGUN@TR.EY.COM EY TüRKIYE DANışMANLıK HIZMETLERI FINANSAL HIZMETLERDEN SORUMLU DIREKTöR üresel düzeyde şehirleşmenin ve şehirde yaşamanın giderek yoğunluk kazandığı ve ön plana çıktığı bir döneme giriyoruz. EY’nin yaptığı araştırmalara göre 2050 yılı itibariyle dünya nüfusunun üçte ikisi şehirlerde yaşayacak. Büyümenin ağırlıklı olarak Asya ve Afrika ülkelerinde gerçekleşmesi beklenen bu dönemde, söz konusu bölgeler önümüzdeki 40 yıl boyunca her hafta 1 milyon insanı şehir yaşamına dahil edecek.

Konunun boyutlarını daha net gösterebilmek için bazı rakamları öne çıkarmak yeterli. 1950’lerde dünya nüfusunun yüzde 67’si kırsal alanda yaşarken bugünkü trendlerle ilerlersek 2050’de bu durum tam tersine dönecek. 2015 itibariyle dünyadaki 300 en büyük şehir, toplam dünya nüfusunun yüzde 19’unu barındırıyor ve toplam GSYİH’nin yüzde 48’ini üretiyor. Buradaki bir diğer önemli nokta ise büyüyen şehirlerin aralarındaki bağların da kuvvetlenerek bölgesel mega şehir alanları yaratmaları. Örneğin Çin’de Hong Kong-Shenzen-Guangzhou bölgesine baktığımızda toplamda 120 milyonluk bir nüfus içeriyor ki bu dünya genelindeki 185 ülkenin tekil olarak nüfuslarından daha yüksek bir rakam oluşturuyor. Benzer şekilde Japonya’da Tokyo-Osaka-Kyoto-Kobe bölgesi 60 milyonluk nüfus ile mega şehir alanları arasında önde gelirken, Brezilya’da Sao Paolo-Rio de Janeiro bölgesi 40 milyonluk bir nüfus içeriyor.

2014-2030 dönemine baktığımızda ise mega şehir sayısının 23’ten 41’e, büyük şehir sayısının 43’ten 63’e ve orta büyüklükteki şehir sayısının ise 417’den 558’e çıkacağını görüyoruz. Burada gördüğümüz rakamlar, bugüne kadar bildiğimiz şehir büyüklüğü ve sayılarının daha önce görülmemiş bir tür ve boyutta artışını ifade ediyor. Tabii bu şekilde büyümenin yarattığı kayda değer bir altyapı maliyeti de ön plana çıkıyor. 2014-2030 arası dönemde yukarıda belirtilen büyümeleri taşıyabilmek için 60 ile 70 trilyon dolar arası bir yatırım gerekiyor. Bu rakamın 15 ile 25 trilyon dolar arası bir bölümü farklı senaryolarda yatırım açığı olarak görünüyor. Bunu karşılayabilmek için ilerleyen dönemde özel sektör katılımı başta olmak üzere alternatif finansman opsiyonları ve maliyet yönetimi yaklaşımları alanlarında çözümler üretmek gerekiyor.

Yukarıda bahsettiğimiz büyümenin ve oluşacak yeni dünyanın ihtiyaçları finansal hizmetler ve bankacılık için birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. Şehirlerin bu şekilde hızlı büyümesi ve mega şehir bölgeleri oluşturmaya başlamaları ulaşımdan sağlığa, eğitimden enerjiye ve akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda şehirlerin ve şehirde yaşayan insanların ihtiyaçlarını şekillendiriyor. Akıllı şehir dünyasına baktığımızda mevcutta 1 milyar civarında olan ve nesnelerin interneti altyapısını oluşturan sensörlü cihazların 2020’de 10 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu alandaki yatırım ihtiyacının 300-500 milyar dolar seviyelerinden 2020’de 700 milyar dolar-1,5 trilyon dolar seviyelerine çıkması da yapılan tahminler arasında.

Hızla gelişen bu yeni ortamda, bankaların ilerleyen dönemde buna dönük ürün ve hizmetler geliştirmesi ve odaklarını bu doğrultuda şekillendirmesi büyük önem taşıyor. Burada altını çizmek istediğimiz bazı noktaları aşağıda özetliyoruz:

Müşteri tanımı içerisinde geleceğin mega şehirlerinin getireceği ihtiyaçlar ve davranış şekillerini şimdiden oluşturmak gerekiyor. Mega şehirlerde yaşayan müşterilerin günlük yaşamları nasıl olacak, ulaşımdan eğitime ve sağlığa kadar ne tür çözümlere ihtiyaç duyacaklar, bu çözümlere ilişkin finansman opsiyonları neler olmalı ve kredi ürünlerinden yatırım ve ödeme ürünlerine kadar müşterilere değer katıcı ne tür çözümler sunulmalı sorularının yanıtlanması gerekiyor.

Bankaların faaliyet modeli ve organizasyonlarını da bu doğrultuda düzenlemeleri önemli olacak. Mega şehirler ve şehirlerin birleşerek ekonomik bölgeler oluşturması artık bir gerçeğe dönüşüyor ve aradaki bu bağlantının yarattığı fırsatlar gelecekte bu kapsama giren belli konuların farklı bir yaklaşımla yönetilmesini zorunlu kılıyor. Mega şehirlerin ulaşım, enerji ve sağlık alanındaki çözümlerinin finansmanı satış-pazarlamadan operasyonel noktalara kadar yeni iş modellerinin oluşmasını sağlayacak.

İnovasyon boyutuna odaklanmak şehirleşmedeki yeni dünyaya uyum sağlamak açısından önem arz ediyor. Milyonlarca insanın yaşadığı, farklı sektörlerin faaliyet gösterdiği ve ekonomik bölgeler oluşturan mega şehirler aynı zamanda inovasyon için de verimli bir ortam yaratacak. Bankaların ilerleyen dönemde finansal teknoloji şirketleri ile ortaklıklar kurarak ve bu alanda yapılanları ayrı bir iş kolu gibi görerek ilerlemesi, inovasyonun dinamiğini yakalamak ve bunu müşterilere dönük ürün ve servislere dönüştürmek konusunda kilit öneme sahip olacak.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.