ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ YETERLİ DEĞİL

Capital (Turkey) - - KONJONKTÜR -

Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) enflasyonundaki dalgalı seyir sürüyor. Geçen yılı yüzde 8,8 düzeyinde kapatan enflasyon ocak ayında yüzde 9,6’ya çıkmış, şubat-nisan döneminde ise 3 puan birden düşerek yüzde 6,6’ya inmişti. Mayıs ayını yatay seyirde geçirdikten sonra haziran ve temmuz aylarında hızla yükselmiş ve 2015 sonundaki yüzde 8,8’lik seviyesini tekrar yakalamıştı. Ağustos ayında ise enflasyon yeniden düştü ve yüzde 8,1’e indi.

Enflasyonda ağustos ayında yaşanan düşüş büyük ölçüde gıda fiyatlarından kaynaklandı. Geçen yılın ağustos ayında yüzde 1,3 artan gıda fiyatları, bu yıl aynı ayda yüzde 1,9 düşüş gösterdi. Gıda fiyatlarında “mevsim normalleri” (son 10 yılın ortalaması) ağustos ayı için yüzde 0,6 dolayında artışa işaret ediyor. Gıda fiyatları geçen yıl mevsim normallerinin çok üzerinde artış göstermişti. Bu yıl ise mevsim normallerinin aksine düşüş yaşandı. Gıda fiyatlarındaki bu düşüş de enflasyonu aşağı çekti.

Ağustos ayında gıda fiyatlarında yaşanan bu düşüşün nedeni ise önceki aylarda yaşanan aşırı artışlardan sonra gelen bir “düzeltme” gibi görünüyor. Gıda fiyatlarındaki değişim önceki iki ayda mevsim normallerinin çok üzerinde gerçekleşmişti. Esasında bu aşırı artışlardan sonra bir düzeltmenin gelmesi de bekleniyordu. Çünkü gıda fiyatları Türkiye’de çok dalgalı bir seyir izliyor, aşırı artışlar ve aşırı düşüşler birbirini takip ediyor.

Ancak ağustos ayında yaşanan düşüşe rağmen enflasyon hala hedefin çok üzerinde bulunuyor. Enflasyonda yıl sonu hedefi yüzde 5 ve şu anda bu hedefin 3,1 puan üzerindeyiz. Hatta enflasyon şu anda Merkez Bankası’nın yüzde 7,5’lik yıl sonu tahminini bile aşıyor.

Merkez Bankası enflasyonun son 4 ayda biraz daha düşeceğini ve bu tahmininin tutacağını düşünüyor. Her ne kadar bizim hesaplarımız yıl sonu için yüzde 8-9 arasında bir enflasyona işaret etse de iç talepteki zayıflamayı da düşünürsek, Merkez Bankası’nın tahmininin tutması imkansız değil. İç talepteki zayıflama fiyat artışlarının hızını kesebilir ve enflasyonu biraz daha aşağı çekebilir.

Ancak buradaki sorun Merkez Bankası’nın tahmininin de hedefin çok üzerinde olmasından kaynaklanıyor. Merkez Bankası’nın tahmini, hedefin etrafındaki 2’şer puanlık belirsizlik aralığının bile dışına taşıyor. Buna rağmen Merkez Bankası para politikasını sıkmak yerine giderek gevşetiyor. Merkez Bankası, mart ayında gecelik borç verme faizinde başlattığı indirimi eylül ayında da sürdürdü. Yedi aylık bu sürede gecelik borç verme faizi tam 250 baz puan aşağı geldi ve yüzde 10,75’ten yüzde 8,25’e indi. Her ne kadar Merkez Bankası bunun parasal gevşeme değil para politikasında sadeleşme stratejisinin adımları olduğunu söylese de buna pek inanan yok. Çünkü bu 7 aylık dönemde fiili para politikası faizi olarak kabul edilen ortalama fonlama maliyeti de yüzde 9’un üzerinden yüzde 8’in altına indi. Bu durum Merkez Bankası’nın enflasyondan çok büyümeyi kolladığı düşüncesine yol açıyor. Bu nedenle de artık enflasyon tahminleri bile pek inandırıcı bulunmuyor. Bu da para politikası için önemli bir güven sorunu yaratıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.