ENFLASYONDA 2017 TAHMİNİNE ZAM GELDİ

Capital (Turkey) - - DIŞ TALEP DE ZAYIF İŞLER NEDEN BOZULDU? -

erkez Bankası, 2016’nın dördüncü ve son Enflasyon Raporu’nu ekim ayının sonlarında yayınladı. Bu raporda 2016’nın yüzde 7,5’lik enflasyon tahmini değişmedi ama 2017’nin enflasyon tahmini 0,5 puan artırıldı. Daha önce yüzde 6 olan 2017 enflasyon tahmini yüzde 6,5’e çıkarıldı. Bu artış döviz kurlarındaki sıçrama nedeniyle TL cinsi ithalat fiyatlarının yükselmesi yüzünden yapıldı. Bu arada 2018’de enflasyonun yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağı öngörüsü tekrarlanarak bu yıla ilişkin enflasyon tahmini ise korundu.

2016 yılına da yüzde 6,5’lik enflasyon tahminiyle girmiştik. Ancak ocak ayında yayınlanan 2016’nın ilk Enflasyon Raporu’nda bu tahmin yüzde 7,5’e yükseltilmişti. Ondan sonra ise gerçekleşen enflasyonda yaşanan iniş çıkışlara rağmen 2016 enflasyon tahmini değiştirilmedi. Enflasyon birkaç aydır bu tahmine oldukça yakın bir düzeyde seyrediyor. Yıllık tüketici enflasyonu ekim ayı itibariyle yüzde 7,2 düzeyinde bulunuyor. Bu da enflasyonun bu yılı Merkez Bankası’nın tahminine yakın bir yerlerde bitirebileceğini düşündürüyor.

Ancak burada bir “sorun” ve bir de “soru” var. Bahsettiğimiz sorun, enflasyonun halen yüzde 5’lik hedefin çok üzerinde olması ve hatta bu hedefin etrafındaki 2’şer puanlık belirsizlik aralığını bile aşması. Bu durum Merkez Bankası’nın tahmini tutsa bile bunun bir başarı olmayacağı anlamına geliyor. Bahsettiğimiz soru ise Merkez Bankası’nın yıl sonunda enflasyonun hedefin çok üzerinde olacağını aylar öncesinden tahmin ettiği halde bu konuda neden hiçbir adım atmadığı. Enflasyonla mücadele eden bir merkez bankasının böyle bir durumda parasal sıkılaştırmaya gitmesi gerekirdi. Bu şekilde enflasyonun hedefe biraz olsun yaklaşması sağlanabilirdi. Oysa bizim Merkez Bankası para politikasında sıkılaştırma yapmak yerine gevşemeye gitti. Gerçi kendisi bunu gevşeme değil para politikasında sadeleşme olarak tanımlıyor ama piyasalar buna pek inanmıyor. Piyasaların siyasi baskıya bağladığı bu gevşeme ise Merkez Bankası’na olan güveni iyice sıfırlamış bulunuyor.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığının iyice tartışmalı hale gelmesi, yukarıda bahsettiğimiz soru ve sorunla 2017 yılında da karşılaşabileceğimizi düşündürüyor. 2017’nin yüzde 6,5’lik enflasyon tahmini de yüzde 5’lik hedefin epey üzerinde. Üstelik döviz kurlarında son iki ayda yaşanan sıçrama 2017’de enflasyonun bu tahminin de üzerine çıkması riskine yol açmış bulunuyor. Bu durumda Merkez Bankası’nın para politikasında sıkılaştırmaya gitmesi beklenir. Nitekim Merkez Bankası kasım ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 50 baz puan yükselterek bu yönde bir adım attı. Ancak siyasi baskı altındaki Merkez Bankası’nın buna ne kadar devam edebileceğine kuşkuyla bakılıyor. Eğer böyle olursa, enflasyon 2017’de de rüzgarın sürüklediği yönde seyretmeye devam edebilir. güvenini artırmanın pek imkanı yok. Ekonomik birimlerin geleceğe güvenini artırmadan da yatırım ve tüketim harcamalarını ve dolayısıyla büyümeyi hızlandırmak biraz zor görünüyor. Demokrasiyi yeniden güçlendirmek ve hukuk düzenini tekrar tesis etmek, Türkiye’nin hızlı büyümek için ihtiyacı olan dış kaynakları temin etmesi ve dış açığını finanse etmesi için de şart. Aksi takdirde ekonomi şimdi resesyonun kıyısından dönse bile yakın gelecekte tekrar aynı noktaya gelebilir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.