Çok ürün iş

Capital (Turkey) - - INSANLAR -

irkaç yıl önce İngiliz Tesco önemli bir karar aldı ve raflarındaki 90 bin adet olan ürün sayısını 30 bin adet azalttı. Bunu yaparken İngiltere pazarında kendisini zorlayan ve 2-3 bin arasında ürün bulunduran Aldi ile Lidl zincirleriyle rekabette kendini yeniden konumlandırmayı amaçlıyordu. Çünkü, örneğin Aldi 1 salça seçeneği sunarken, Tesco 28 domates seçeneğini raflarında bulunduruyordu. Tesco 224, Lidl ise sadece 12 hava temizleyicisi satıyordu.

Sadece Tesco değil, zaman zaman bu tip “ürün sayısı düşürme” operasyonunu çok değişik sektörden şirket yapıyor. Yakın geçmişte Procter&Gamble benzer bir operasyon yapmış, “milyar dolarlık marka” sayısını artırma amacıyla bazı markalarını satmıştı.

Ancak, bazı şirketler ise farklı yoldan gidiyor. Onların tercihi marka ve ürün sayısını artırmak… Türkiye’den Ülker’in de içlerinde bulunduğu şirketler, “Madem son satış noktasına kamyonlarımız gidiyor, daha fazla ürünü dağıtalım, aynı kategoride daha fazla ihtiyacı karşılayalım” yaklaşımını benimsiyor. Yıldız Grubu olarak 300’den fazla markayı bünyelerinde bulundurmaları da bunu gösteriyor.

Ancak soru şu: “Çok ürün stratejisi herkes için uygun mu”, “Çok sayıda marka ve alt markayla mı işi götürmek lazım, yoksa odaklanmak mı?”

Benim gördüğüm kadarıyla iş dünyasında “çok markayı ve ürünü” başarıyla götürenler, büyütenler var. Yıldız Holding bunlardan biri… Bunun yanı sıra her marka ve ürünün hakkını veremeyenler de var. Her marka bir yatırım, rafa giriş bütçesi, iade anlamına da geliyor. Büyük perakendecilerin raf ve tanıtım bedellerini yüksek tuttukları bu dönemde, bu tip bütçelerin önemi daha da artıyor. Çok yakın zamanda bir marka perakendeden çekildi. Birkaç markanın da büyük zincirlerle sorun yaşadığı için bazı ürünlerini raflara sokamadığını biliyorum. O nedenle “çok ürün” yaklaşımını etraflıca düşünüp gözden geçirmek gerekiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.