Y

Capital (Turkey) - - SÖYLEŞİ - NIKE ADIDAS’IN CANINA OKUYOR

1976 Olimpik seçmelerinde Nike’ın şansı döndü. Eşim Penny’le beraber seçmelerin yapılacağı Eugene şehrine gittik. Neredeyse her atletin ayağında Nike vardı. Orta mesafe seçmeler yapıldı ve ilk üçteki tüm koşucuların ayağında Nike vardı. Bu böyle devam etti, neredeyse kazanan tüm atletlerin ayağında Nike vardı. Seçmeler devam ederken birinin şöyle seslendiğini duydum, “Vay be, Nike harbiden Adidas’ın canını okuyor”.

1976 mali yılının sonunda satışlarımız gene iki katına çıkmış, 14 milyon dolar olmuştu. Yine de nakit sıkıntımız devam ediyordu. Tekrar halka açılmayı değerlendirdik. Gelen kaynakla fabrikalar açabilir, türlü insan kaynakları elde edebilirdik. Ancak halka açılmamaya karar verdik çünkü bu bizi kurumsallaştıracak ve kültürümüzü yok edecekti. Bu konuyu yılda iki kez yaptığımız şirket dışı yönetici toplantısında tekrar değerlendirmeye karar verdik. Bu toplantılarımız hiç milyon dolarlık şirketlerin yaptıklarına benzemiyordu. Herkesin birbirine bağırıp çağırdığı, normalde yüz yüze görüşemeyen yöneticilerin birbirleriyle rahatça iletişime geçtiği toplantılardı. Her günü de yakındaki barda zilzurna sarhoş olarak bitiriyorduk.

SALDIRI ZAMANI GELDİ!

Bütün bu bilinmezlik içinde ihtiyacımız olan morali 1978’in sonlarına doğru Tailwind adlı modelimizde bulduk. New England’da dizayn edilmiş ve Japonya’da üretilmiş olan Tailwind az başında Çin hükümetinden bir mektup aldık. Ülkeyi ziyaret etmemizi istiyorlardı. 12 gün boyunca Çin’i gezdik. Gezdiğimiz ayakkabı fabrikaları berbat haldeydi. Ülkeden ayrılmadan Çin Spor Bakanlığı’yla bir anlaşma imzaladık. Ayrıca iki Çin şirketiyle üretim anlaşması yaptık. Böylece önümüzdeki 25 yıl boyunca Çin’de iş yapacak tek Amerikalı ayakkabı şirketi olmayı başardık. Amerika’ya geri döndüğümüzde dinlenmeye vakit olmadı. Halka arzı kimin yöneteceğine karar vermemiz lazımdı. Sonunda Kuhn & Loeb yatırım bankasında karar kıldık. Yaz sonuna doğru hazırlıklar bitti. 50 milyon hisse çıkaracak ve bunun 30 milyonunu halka satacaktık. Halka arz tanıtımı için 12 şehri 7 günde gezmek üzere tekrar yola çıktık. Onlara Nike’ın, Bowerman’ın, geçirdiğimiz zamanların hikâyesini anlattım. En sonunda 2 Aralık 1980’de çok başarılı bir halka arz gerçekleştirdik. 2007’de 40 yıl sonra Nike’ın CEO’luğunu bıraktım. Ben bıraktığımda satışlarımız 16 milyar dolardı, Adidas’inki ise 10 milyar dolar. Artık ayakkabılarımız ve giysilerimiz tüm dünyada 5 bin mağazada satılıyor ve 10 bin çalışanımız var. Yönetim kurulu başkanı olarak çoğu gün yine de işe gidiyorum. Merkezimizde beraber çalıştığımız süper sporcuların, Jordan’ın, Kobe’nin, Tiger’in büyük fotoğrafları asılı. Orada kendimi 24 yaşında ziyaret ettiğim Atina’daki Panteon’da gibi hissediyorum.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.