“MONOPOLY TİCARETE OLAN İLGİMİ YANSITIYOR”

Capital (Turkey) - - HOBIM YAŞAM -

atranç, dünyanın en güzel oyunu... Taktik, planlama ve cesaret öğretiyor. Bir oyundan daha ne isteyebilirsiniz ki…”

Bu sözler, Virgin Şirketler Grubu’nun efsanevi CEO’su Richard Branson’a ait. Tıpkı onun gibi Türkiye’deki yöneticiler de iş hayatlarında, oynadıkları oyunlardan besleniyor. Örneğin Hayat Kimya’nın yönetim kurulu üyesi ve genel koordinatörü Orhan İdil, satranç tutkusunu her fırsatta dile getiriyor. İdil, “Satranç sayesinde profesyonel çalışma hayatınızda ve özel hayatınızda da olasılıkları hesaplamaya başlıyorsunuz” diyor.

Satrançtan sonra iş dünyasının bir tercihinin de tavla olduğunu görüyoruz. Tavlanın da satranç gibi fırsatları doğru değerlendirme, hızlı karar verme gibi iş hayatıyla bağlantılı pek çok özelliği var. Monopoly de ticaret hayatının hareketliliğini seven CEO’ların favorileri arasında…

Yöneticilerden en sevdikleri kutu oyunlarını anlatmalarını istedik. İşte cevaplar…

“OKUMA-YAZMADAN ÖNCE SATRANÇ ÖĞRENDIM”

Hayat Kimya Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Koordinatörü Prof. Dr. Orhan İdil için satranç tüm oyunlar arasında ayrı bir öneme sahip. “Daha okuma yazma bilmeden satranç öğrendim” diyen İdil, satrancı 4-5 yaşlarındayken babasından öğrenmiş. Üniversitedeyken büyük satranç oyuncularının meşhur oyunlarının anlatıldığı kitapları okuyan İdil, “Karpov, Kasparov gibi büyük ustaların oyunlarını adeta ezberlemiştim. Ancak satrancın önemini ve bilişsel anlamda bana kazandırdıklarını iş hayatına atıldıktan sonra daha net anladım” diyor. İdil, satranca olan merakının nasıl başladığını ve iş hayatına etkisinin ne olduğunu şu şekilde ifade ediyor:

“İlkokulda da rakiplerim oldu ama özellikle Alman Lisesi’nde öğretmenlerimizle veya kendi aramızda yaptığımız turnuvalardan çok zevk alırdım. Satranç, diğer tüm oyunlarda olduğu gibi yetenek ve kapasite olarak benzer seviyedeki kişilerle oynadığın zaman daha zevkli bir hal alıyor. Yurt dışında doktora yaparken kendime dişli rakipler bulma fırsatım oldu. Satranca olan tutkumla, üniversite turnuvalarında birincilik kazandım. Türkiye’ye döndükten sonra ise iş yoğunluğundan dolayı daha az vakit ayırabildim. İş hayatı zaten bir satranç tahtası ve bizler her gün doğru stratejileri kurmaya çalışarak bu oyunu oynuyoruz.” / GİTTİGİDİYOR.COM GENEL MÜDÜRÜ

GERÇEK HAYATA BENZİYOR

Kutu oyunları içinde en çok Monopoly’yi seviyorum. Küçük yaşlarımdan beri ticarete, bir şeyler alıp satmaya her zaman ilgim vardı. Monopoly, bu ilgimi bir anlamda pratiğe dökmemi sağlayan oyunlardan biri. Risk almak, karar vermek ve aldığınız kararların sonuçlarını görmek gerçek hayatın mikro bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor bu oyunda.

SOSYALLEŞME ARACI OLDU

Benzer oyunlara merakım 5-6 yaşlarımda başladı. Zaten o dönemler okula ve sosyalleşmeye yeni başladığımız yıllardı. Evimizde bulunan benzer kutu oyunları, bu anlamda hem arkadaşlarımla sosyalleşmemi sağlayan hem de karar ve risk alma yönlerimi hızla geliştiren araçlar oldu. Bu oyunu şu an hala bir zihin egzersizi ve sosyalleşme aracı olarak kullanıyorum.

OĞLUMLA OYNUYORUZ

Oğlum da benim gibi Monopoly oynamayı çok seviyor. Onunla haftada 2-3 kez bu oyunu oynuyoruz. Belki de benim e-ticaret sektöründe olmam onu da ticaret tabanlı bir oyunu sevmeye itmiştir. Monopoly oynarken hayatta kazanmak üzerine de uzun sohbetlere giriyoruz oğlumla. Bu bir oyun olsa da risk alarak daha büyük başarılar elde edebileceğini görmesi, şimdiden kendisinin karar alma şeklini değiştirmeye başladı.

ÖGET KANTARCI

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.