DIŞ TİCARETTE ÇİFT HANELİ ARTIŞ VAR

Capital (Turkey) - - KONJONKTUR -

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın (GTB) verilerine göre, Türkiye 2017’nin ilk dokuz aylık döneminde 115,2 milyar dolarlık ihracat ve yaklaşık 169 milyar dolarlık da ithalat yaptı. Böylece ortaya 53,8 milyar dolarlık dış ticaret açığı çıktı. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 104,2 milyar dolar, ithalat 146,3 milyar dolar ve dış ticaret açığı da 42,1 milyar dolar olmuştu. Buna göre bu yılın ilk dokuz ayında ihracatta yüzde 10,6’lık, ithalatta yüzde 15,5’lik ve dış ticaret açığında da yüzde 27,8’lik artış yaşandı.

İhracatta son yıllarda işler hiç de iyi değildi. 2013’te yüzde 0,4 gerileyen ihracat 2014’te ise sadece yüzde 3,8’lik artış gösterebilmişti. Türkiye’nin ihracatının genelde çift haneli artış gösterdiği dikkate alınırsa 2014’teki artış neredeyse yok gibiydi. Ancak sonrasında daha kötüsü geldi. İhracat 2015’te yüzde 8,7 ve 2016’da yüzde 0,9 geriledi. İşte dört yıllık bu kötü dönemden sonra bu yıl ihracatta ciddi bir toparlanma var. Bu toparlanmanın önemli bir nedenini en önemli ihracat pazarımız olan Avrupa’da büyümenin biraz hareketlenmesi oluşturuyor. Bir başka önemli pazarımız olan Rusya’nın iki yıldır süren resesyondan çıkmaya başlaması da ihracatımızı olumlu etkilemiş bulunuyor. Bu arada Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracattaki artışın yeniden yükselişe geçmesi de ihracattaki toparlanmanının nedenleri arasında yer alıyor. Ancak bu bölgeye yapılan ihracatta altın ihracatının önemli bir rol oynadığını da belirtmemiz gerekiyor.

Son yıllarda ithalatta da gerileme vardı. 2012’de yüzde 1,8 gerileyen ithalat 2013’te yüzde 6,4 artış gösterdikten sonra üç yıl boyunca sürekli düştü. İthalat 2014’te yüzde 3,8, 2015’te yüzde 14,4 ve 2016’da ise yüzde 4,2 geriledi. Bu düşüş Türkiye ekonomisindeki yavaş büyümeden kaynaklanıyordu. Bu yıl ise ekonomi biraz hareketlenince ithalat da yükselişe geçti. Fakat ilk dokuz aydaki ithalat artışının sadece ekonomideki büyümeye bağlı olarak gerçekleşmediğini, bu gelişmede altın ithalatının da önemli bir rolü olduğunu belirtelim.

Bu yıl ihracatın yeniden yükselişe geçmesi ekonomideki büyüme için iyi olsa da aynı zamanda ithalatın da hem de daha hızlı olarak yükselmesi cari açık açısından hiç iyi olmadı. Üç yıldır düşüşte olan dış ticaret açığı yeniden yükselişe geçince maalesef cari açık da tekrar yükselmeye başladı.

DİĞER GÖSTERGELER

Bir ülke ekonomisine ilişkin göstergelerin can damarı büyüme oranıdır. Diğer ekonomik göstergelerin pek çoğu büyümeye göre şekillenir. Örneğin Türkiye ekonomisi 2018’de yüzde 4 civarında büyürse, büyük ihtimalle işsizlikteki yükseliş sürecek demektir. Çünkü genç bir nüfusa sahip olan Türkiye’de iş gücü piyasasına her yıl yüzbinlerce yeni giriş oluyor. Bizim yaptığımız hesaplara göre de bunlara istihdam olanağı sağlayabilmek için bile ekonominin her yıl yüzde 5,5-6 arasında büyümesi gerekiyor. Ekonomideki büyümenin yavaş kalması 2018’de enflasyonun iyice azmasını engelleyebilir, cari açığın da yerinde saymasını sağlayabilir. 2018’deki diğer göstergelere ilişkin hükümetin hedeflerini ve bizim bunlara ilişkin değerlendirmelerimizi Konjonktür’ün dördüncü sayfasındaki kutuda bulabilirsiniz.

Türkiye ekonomisinde kalıcı bir hızlanma yaşanabilmesi için mutlaka makine ve teçhizat yatırımlarının yeniden yükselişe geçmesi gerekiyor. Bunun için ise ekonomik birimlerin geleceğe güvenlerinin yükselmesi şart. Ekonomik birimlerin geleceğe güvenleri de geçici teşvik tedbirleriyle değil siyasi istikrarın yeniden tesis edilmesi, hukuk düzeninin tamiri ve diğer ülkelerle ilişkilerin düzeltilmesiyle mümkün olabilir. Bunlar olmadıkça 2018 yılında da ekonomide iyi bir tablonun ortaya çıkması zor görünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.