Enerjide yeni çözüm blokchain

Capital (Turkey) - - MIT TECHNOLOGY REVIEW -

Bir elektrik şebekesinde güneş, rüzgar veya diğer yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektronları, fosil yakıtlarla üretilenlerden ayırt etmek mümkün değil. Dünyanın dört bir yanında da hükümetler ne kadar temiz enerji üretildiğinin kaydını tutmak için alım-satımı yapılan sertifikalara dayalı sistemler kullanıyor.

Rocky Mountain Enstitüsü’nde enerji uzmanı olan Jesse Morris, burada büyük bir sorun olduğunu düşünüyor. Ona göre bizim bu sertifikalarla ilgilenme yöntemimiz “berbat”. Morris, bu durumun yenilenebilir enerjiye yapılacak yatırımları geciktirdiğini de belirtiyor. Bitcoin ve diğer dijital para birimlerinin temel aldığı teknoloji olan blockchain’e dayalı yeni bir sistem ise ona göre bu sorunu çözebilir.

Pek çok uzman, bu teknolojinin uzun vadede şebe- ke mimarisini baştan aşağıya dönüştürebileceğine inanıyor. Blockchain aslında bilgisayar ağları tarafından tutulan ve paylaşılan şifreli bir defteri kebirden ibaret. Bu bilgisayarlar yapılan işlemleri tasdikliyor. Bitcoin örneğinde ise kripto para birimlerinin kullanıcılar arasında takasını gerçekleştiriyor. Bu defteri kebire her kullanıcı erişebiliyor ve ortada hiçbir otorite yok. Bu teknolojinin savunucuları blockchain’in özellikle paylaşılan veri setlerinin olduğu sektörlerde umut vadettiğini düşünüyor. Örneğin, şebekeyle birbirine bağlı olan elektrik üretici ve tüketicileri gibi…

Bugün bir yenilenebilir enerji santrali bir birim elektrik ürettiğinde, bir sayaç onu giriş yapmış olduğu bir hesap çizelgesine işliyor. Bu hesap çizelgesi sonra yeni bir sisteme girildiği ve sertifikanın yaratıldığı bir sicil merkezine gönderiliyor. İkinci bir aracı kurum grubu

bu sertifikaların alıcıları ve satıcıları arasındaki işlemleri gerçekleştiriyor ve bir başka parti de bu sertifikaların satın alındıktan sonra teyidini yapıyor.

Böylesine iç içe geçmiş karmakarışık bir sistem, işlem maliyetlerini artırıyor. Aynı zamanda yanlışlıkla yapılan hatalardan bilerek yapılan dolandırıcılıklara kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan muhasebe hatalarına karşı da oldukça savunmasız kalıyor. Ayrıca şeffaflığın olmaması da çok sayıda insanı ürkütüp kaçırabiliyor.

Peki ya bu sayaç öyle yapmayıp da verileri doğrudan kayıt zincirine işlerse ne olur? Morris bu durumda sorunların çoğunun bir çırpıda ortadan kalkacağını düşünüyor.

Bu daha bir başlangıç ve çoğu enerji uzmanı artık blockchain teknolojisinin modern enerji şebekelerinin kökten dönüşümünü sağlayacak potansiyeli taşıdığına ikna olmuş durumda.

DAHA AZ SERMAYEYLE MÜMKÜN

Elektrik sektörü çoğunlukla ürettiği enerjiyi uzak mesafelere nakil ve dağıtım hatlarıyla gönderiyor. Bunun için de kocaman ve merkezi enerji santralleri kullanılıyor. Gerçi son yıllarda çatı güneş panelleri ve elektrikli araç aküleri gibi sayısı giderek artan ve şebekeye bağlanan küçük “dağınık” enerji üreticileri ve depolama sistemleri de yok değil.

Üreticilerin tüketicilerle enerji ticareti yapabilmelerine olanak sağlayan blockchain tabanlı bir platform geliştiren Avustralya merkezli bir startup olan Power Ledger’ın eş kurucusu ve başkanı Jemma Green, bu gibi sistemlerin sahiplerinin bu sistemin çok verimsiz olması yüzünden kendi değerlerini maksimumlaştırmakta çok zorlandıklarını söylüyor. Mesela bir elektrik üreticisinin ödemesini alabilmesi 60 ila 80 günü bulabiliyor. Green blockchain tabanlı bir sistemle üreticilerin anında paralarını alabileceklerini ve böylece enerji üreten bir şirket kurmak ve işletmek için daha az sermayeye ihtiyaç duyacaklarını söylüyor.

Böylesi bir sistemde iki taraf birbiriyle daha kolay şekilde enerji ticareti yapabilir, çünkü burada elektronları önce şebekeye satmaktan çok daha verimli bir süreç söz konusu. Power Ledger geçenlerde bir apartman binasını, paylaşılan güneş panelleri ve akülü depolama sistemi tabanlı bir mikroşebekeye dönüştüren bir ürünün tanıtımını yaptı. LO3 Energy adındaki başka bir şirket ise Brooklyn’de bir mahalle mikroşebekesi kurdu.

Green, “Geleneksel sistemin böylesine bir yerel ticaretle nasıl başa çıkacağı meselesi henüz çözülmüş durumda değil” diyor. Bu ağı aralıklı olarak kullanmak için ne kadar para ödemek zorunda kalacağımız da soru işareti. Green, kendi şirketinin platformunun ve genel olarak blockchain teknolojisinin bu küçük miktarlı işlemleri gerçekleştirerek piyasaya bir parça zeka katabileceğini düşünüyor.

YENİ BİR DÜNYA HAYALİ

Jesse Morris’in RMI’deki ekibi enerji sektöründe blockchain’in potansiyelini ispatlamak için Energy Web Foundation (EWF) adında yeni bir kâr amacı gütmeyen kurum oluşturmak hedefiyle Avusturya merkezli bir blockchain start up’ı olan Grid Singularity’e katıldı. Bu ayın başlarında EWF, Morris’in enerji sektörü için özel üretilmiş dediği kendi kayıt zincirinin lansmanını yaptı.

Ethereum’a dayanan bu ağ aslında gelecek vadeden kullanım senaryoları için bir sınav ortamı olacak. EWF, sınama esnasında yapılan işlemleri onaylamak için bu işe birer ortak olarak imza atmış 10 büyük enerji şirketinden medet umacak.

Bu ekip yenilenebilir enerji sertifikalarının takibi gibi uygulamalarla işe başlayacak. Ancak Morris uzun vadede enerjiyi gerçek zamanlı fiyatlar üzerinden otomatikman şebekeye satan ve şebekeden satın alan bir yazılımla donatılmış evler ve binaların olduğu bir dünyanın hayalini kuruyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.