ENFLASYON KASIM AYINDA ZİRVEYİ GÖRDÜ

Capital (Turkey) - - KONJONKTÜR -

Yıllık Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) enflasyonu kasım ayında yüzde 12,98 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) kullandığı virgülden sonra iki basamaklı gösterim yerine tek basamaklı gösterimi seçersek, kasım ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 13’ü bulduğunu da söyleyebiliriz. Böylece yıllık tüketici enflasyonunda 2003=100 bazlı endeksin tarihindeki en yüksek seviyeyi görmüş olduk.

Capital’in geçen eylül ayı sayısında Konjonktür’ün ana yazı konusu olarak enflasyondaki gelişmeleri işlemiştik. “Enflasyonda 4 kritik ay” başlığını taşıyan o yazıda, temmuz ayında yüzde 9,8 seviyesine kadar inmiş olan yıllık tüketici enflasyonunun olumsuz “baz etkisi” nedeniyle ağustos ayından itibaren yeniden yükselişe geçeceğini ve kasım ayında yüzde 12 dolayını bulabileceğini söylemiştik. Maalesef enflasyondaki bu dört kritik ayı bizim beklediğimizden de daha kötü geçirdik. Döviz kurlarında sonbahar aylarında yaşanan yeni bir yükseliş fiyatlara yansımaya başlayarak kasım ayında yıllık tüketici enflasyonunu baz etkisinin gerektirdiğinin 1 puan kadar ötesine taşıdı.

Yıllık tüketici enflasyonunda aralık ayında ise büyük ihtimalle düşüş çıkacak. Çünkü aralık ayında baz etkisi olumlu tarafa dönecek. 2016’nın aralık ayında tüketici enflasyonu kur etkisi nedeniyle “mevsim normalleri”nin (son 10 yılın ortalaması) çok üzerinde gerçekleşmişti. 2017’nin aynı ayında mevsim normallerine yakın bir enflasyonun çıkması halinde yüzde 11,5 dolayında bir yıllık enflasyon görebiliriz. Ancak kurlardaki son yükselişin etkisiyle kasım ayında olduğu gibi aralık ayında da enflasyon mevsim normallerini aşmış olabilir. Eğer durum böyleyse 2017 yılını daha da yüksek bir enflasyonla kapatmış olabiliriz.

Yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 5 olduğu dikkate alınırsa, 2017’deki performansın ne kadar kötü olduğu daha iyi anlaşılabilir. Maalesef bu durum sadece 2017 yılına özgü de değil. Enflasyonda 2011 yılından beri hedeflere yaklaşamıyoruz. Bu dönem tam da Merkez Bankası’nın “yeni para politikası” uygulamasına başladığı döneme karşılık geliyor.

Bu politikanın yeniliği, eskisi sadece fiyat istikrarına odaklanmışken bunun fiyat istikrarı yanında finansal istikrara da odaklanmasında yatıyor. Bu iki hedefe birden ulaşabilmek için tek araç olarak faizin kullanılmasından vazgeçilmiş ve yeni araçlar geliştirilip uygulamaya sokulmuştu. Ancak bu yeni para politikasının finansal istikrara bir faydası olmadığı gibi fiyat istikrarına da faydası olmadı. Bu büyük başarısızlığın söz konusu para politikasının iflası anlamına geldiğini geçen ay yazmıştık. Burada tekrar bu konudaki ayrıntılara girmek istemiyoruz. Ancak böyle giderse 1970’li yılların başı ile 2000’li yılların başı arasında yaşadığımız kronik yüksek enflasyon dönemine geri dönmekten endişe ettiğimizi belirtelim.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.