Veri merkezi naskl para kazankyor? diye merak eden yatkrkm yapkyor!

Radore Genel Müdürü Sadi Abalk: “Türkiye’de iëi bilmeyen ve sadece para olarak gören ‘yatkrkm olsun, ileride bunu bir ëekilde deèerlendiririz’ gözüyle bakan yatkrkmcklar var. énëaatçk, otomotivci, ‘acaba veri merkezleri naskl para kazankyor?’ diye merak e

CIO Turkiye - - RÖPORTAJ - Derya COÊKUN SAYIN

İstanbul’un merkezinde, 3 farklı noktadan fiber ağ ile donatılmış bir veri merkezini geziyoruz… 3 bini aşkın kullanıcısı bulunuyor Radore’nin. Oldukça titiz bir yapı kurulmuş bu veri merkezinde; hem fiziksel güvenlik hem de veri güvenliği noktasında her şey en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş ve deyim yerindeyse, ‘güvenliği’ iliklerime kadar hissettiğim bir lokasyondan olduğumdan eminim artık. Radore’nin kurumu temsil eden ‘turuncu’ renginden sonra en dikkat çeken özelliklerinden biri de şirketlerin bütün It’sini bu veri merkezine taşıyabilecek imkânları sunuyor olması… Güleryüzlü Genel Müdür Sadi Abalı’nın, geniş hizmet portföylerini, anlatarak bitirememesi de bu yüzden…

Radore Genel Müdürü Sadi Abalı, öncelikle barındırma hizmetlerinden bahsederek başlıyor sözlerine. “Burada bir kabin satın alarak sunucularınızı barındırabilirsiniz” diyen Abalı, istenildiği zaman kendilerinden de bu anlamda destek hizmeti alabileceklerini kaydediyor. Sadi Abalı hizmet portföylerinden şöyle bahsediyor: “Buna ilave olarak bu hizmetin bir parçası olan kiralık sunucu hizmetleri de var. Burada çok geniş bir sunucu portföyümüz var. 250300 sunucu sürekli olarak stoğumuzda devereye alınmaya hazır olarak bulunuyor. Bunlar normalde satın alma amacıyla sipariş ettiğinizde 1-2 ay gibi bir sürede size teslim edilen ve kurulması da uzun bir süre alan sunucular ve siz bu sunucuları bizden kiralayarak saatler mertebesinde hizmete alabiliyorsunuz. İstediğiniz sunucuyu alıyorsunuz. Aylık olarak ödemesini yapıyorsunuz. Binlerce dolar bir kerede cebinizden çıkmıyor, aylık olarak finansmanını da uygun hale getirebiliyorsunuz. Bunun yanında; Bulut hizmetleri dediğimiz alanda Radore oldukça başarılı. Öncelikle, büyük işletmelere uygun olan Radore Enterprise Cloud var. İkincisi Radore Cloud. İkisinin arasında küçük bir fark var. Vmware tabanlı, son derece iyi kurgulanmış, yüksek çalışabilirlik oranına göre kurgulanmış olan platformlar bunlar. Ancak Radore Enterprise Cloud’ta şirketlere biz büyük bir kaynak veriyoruz. Bu kaynağı istedikleri gibi bölüp parçalayıp farklı sunucu konfigürasyonlarını kendileri yaratabiliyorlar. Bizden herhangi bir müdahaleye gerek olmuyor. Bir sunucuya ayın belirli günlerinde çok fazla yük düşüyorsa, o sunucunun konfigürasyonunu kendileri artırıp azaltabiliyorlar, böylece şirketlere verimlilik sağlamış oluyoruz. İkinci bahsettiğim Radore Cloud ise sabit bir kaynak veriyoruz, sabit bir sunucu tanımlıyoruz şirketlere, bu sunuculardan istedikleri kadar alıyorlar ve sabit bir şekilde kullanılmaya devam ediyor. Üçüncüsü ise, Radore Onapp cloud dediğimiz bulut yapısı. Bu bir public cloud hizmeti. Yine şirketlerin ve bireysel kullanıcıların ihtiyaçlarına oldukça iyi hizmet eden bir platform. Biz bunların yanında sağladığımız güvenlik hizmetleriyle de aslında şirketlere bütün It’sini bu veri merkezine taşıyabilecek imkânları sunuyoruz.”

3 bini aşkın kullanıcılarının olduğuna dikkat çeken Sadi Abalı, kullanıcı sayılarının çok büyük hızla arttığını da sözlerine ekliyor. “Veri merkezimizde doluluğumuz hızlı bir şekilde artıyor” diyen Abalı, şu an yüzde 50 civarında olan doluluk oranının yıl sonunda yüzde 70’e yaklaşacağını bildiriyor.

Veri merkezleri hkzla büyümek zorundalar ama enerji maliyetleri yüksek, internet telekomünikasyon altyapksk hala çok yüksek, ayrkca yeni yatkrkmlar için sermayelerinin çok yeterli olmadkèknk düëünüyoruz.

Piyasada kârlklkk baskksk ortaya çkkkyor

Sadi Abalı’ya göre, veri merkezleri noktasında bir çekim söz konusu… Ancak aynı zamanda hala bir ölçek probleminin de olduğuna dikkat çekiyor Abalı. “Veri merkezleri hızla büyümek zorundalar ama enerji maliyetleri yüksek, internet telekomünikasyon altyapısı hala çok yüksek, ayrıca yeni yatırımlar için sermayelerinin çok yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bu da piyasada bir karlılık baskısı, karlılığa ulaşma noktasında bir engel olarak ciddi bir şekilde ortaya çıkıyor” diyen tecrübeli Genel Müdür, bu noktada önemli engellerden birinin tecrübesiz ve işi bilmeyen kişilerin yatırımları olduğunu belirtiyor. Abalı şöyle devam ediyor: “Türkiye’de işi bilmeyen ve

işi sadece para olarak gören yatırım olsun, kredi alalım, büyütelim, ileride bunu bir şekilde değerlendiririz gözüyle bakan yatırımcılar var. Bunların da son zamanlarda artma eğilimi gösterdiğini görüyorum. İnşaatçı, otomotivci, ‘acaba veri merkezleri nasıl para kazanıyor?’ diye merak ediyor ve bazen de bize soruyor. Veri merkezlerine yönelik 29 ildeki cazibe merkezleri çıkınca herhalde burada bir para var diye meraklandılar. O noktada bir yatırım hareketi olursa, çok olumlu olacağını düşünmüyorum. Çünkü çok büyük bir sermaye ile girilecek. Hâlbuki Türkiye’de şu anda büyüyen bir pazar var ama böyle bir sıçrama 5 bin 10 bin metrekarelik birkaç veri merkezi yapılıp da doldurulabileceği bir büyüme de yok, gerçekçi olmak lazım. Hızlı büyüyoruz, doğru ama bu kadar veri merkezine ihtiyaç yok. Bunun yerinde sadece 29 ille kısıtlanmış ve bu kadar büyük bir yatırımın bir kerede yapılmasının zorunlu olmadığı bir model düşünülmesi, birçok ülkede olduğu gibi veri merkezlerinin gelişmesini sağlamak için vergi muafiyeti, ucuz enerji, ucuz internet sağlanması ve bağlantı alternatiflerinin çok daha yüksek sayıda olduğu altyapıların sağlanması çok önemli. Serbest ekonomide bu kendiliğinden gelişir. Yüksek sermaye ile giren ve çok yüksek miktarda veri merkezi yapan bu girişimciler daha sonra piyasada dampinge başlayacaktır. Bu da bu işe gönül vermiş olan oyuncuları zora sokacaktır.”

30 yıllık sektör deneyimi ile sorularımızı net bir şekilde yanıtlayan Sadi Abalı, veri merkezlerinin güvenliği noktasında kendi deneyimlerinden örnek veriyor. Abalı, önceki profesyonel hayatında veri merkezlerinden hizmet aldığını belirterek, “Orada da 4 bin civarında şirkete hizmet veriyorduk ve strateji olarak her şeyi dış kaynak ile temin ediyorduk. Önemli olan bunları en iyi şekilde yönetmek. Şirket olarak bir veri merkezine ya da şirketlere sahip olmayabilirsiniz. Bunları ihtiyaca göre büyütebilmek, gerektiğinde küçültebilmek çok önemli. Veri merkezi için de geçerli bu, çağrı merkezi için de geçerli veya yazılım için de geçerli. Önemli olan istediğiniz hizmet seviyesini sağlayabilmek. Kendi içinizde bunları yaptığınızda veya yatırım yaptığınızda istediğiniz gibi büyüme küçülme imkânınız olmaz. Dış kaynak size çok yüksek çalışabilirlik oranına, çok kritik operasyonlarınızı yürütmenizi sağlayacak olan ucuz bir şekilde, uygun fiyatla, yatırım yapmadan,

Yüksek sermaye ile giren ve çok yüksek miktarda veri merkezi yapan giriëimciler daha sonra piyasada dampinge baëlayacaktkr. Bu da bu iëe gönül vermië olan oyunculark zora sokacaktkr.

erişmeyi sağlıyor. Böyle bir şeyden niye yaralanmak istemeyesiniz? Dış kaynak artık Avrupa ve Amerika’nın bir gerçeği” diye konuşuyor.

Üç farklk noktadan binaya €ber geliyor, bu birçok noktada olmayan bir özellik!

Abalı, “Radore tarafında güvenlik konusunda titiz bir süreç takip ettiklerini anlatarak, güvenlik planının şirketle birlikte çok iyi yapılması gerektiğini ifade ediyor. ‘Şirketin ihtiyacı nedir, ne kadar riske katlanılabilir?’ gibi konuların firmayla birlikte konuşularak, yüzde 100’e yakın bir güvenlik noktasının sağlanabildiğini vurguluyor. Sadi Abalı, “Bu yüzden biz de isteyen müşterilerimize İstanbul’a ilave olarak İzmir’de de kaynak sağlıyoruz” diyor.

Türkiye gündemine giren 5G ile birlikte fiber optik ağ yapılarının veri merkezleri üzerinde ne kadar etkili olduğu yadsınamaz bir gerçek. Sadi Abalı da fiber konusunda bulundukları lokasyonun oldukça donanımlı olduğunu söylüyor. Abalı sözlerini şöyle sürdürüyor: “Üç farklı noktadan binaya fiber geliyor. Bu birçok binada olmayan bir özellik! İletişim sürekliliği açısından Radore’ye ciddi bir güvence sağlıyor. 4.5G mobil uygulamaları artırdı, mobil uygulamalarda da daha yüksek sürat bekleniyor. Bize bağlı olan bu fiberler üzerinden mobil operatörler çok süratli bir şekilde bizde barındırılan sunuculara, sistemlerimiz üzerinde çalışan uygulamalara süratli bir şekilde erişebiliyor. Zaten, elektronik ticaret konusunda hizmet veren firmaların çoğu Radore’de bulunuyor. Oyun hizmetleri sunan, oyuncu dediğimiz firmaların çoğu da Radore’de bulunuyor. Bu onların buradan aldıkları hizmetlerin ve kullanıcılarının da memnun olduğu gösteriyor.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.