Dijital para birimleri gerçek dünya için ütopya mı?

Mobil cüzdanlar ve ödeme sistemleri pazark altkn çağknk yaşkyorken bundan muhtemelen en çok mutlu olan ne bir banka ne de bir ödeme sistemi şirketi...

CIO Turkiye - - GÖRÜŞ - Umut AYDIN "Oyun Teorisi"

Bir kahve zinciri olan Starbucks 2011 yılında IOS ve Android uygulamaları ile basit bir barkodla mobil ödeme almaya başladığı ilk yıl toplamda 42 milyon işlem gerçekleştirmiş ve 26 milyon dolarlık bir hacme ulaşmıştı. Daha sonraları Apple Pay ve Google Pay gibi yaygınlığı daha fazla olan platformlar çıkmış olsa bile, 2017 yılının sonunda Starbucks 20,7 milyon kullanıcı sayısı ile en çok kullanılan mobil cüzdan olurken bunu 19,7 milyon kullanıcı sayısı ile Apple Pay ve 9,3 milyon kullanıcı ile Google Pay takip etti.

Starbucks ve benzeri şirketlerin bu alanlardaki faaliyetleri bir süredir gündemimizdeki bir diğer konu olan kripto para platformların da hayatımıza girmesi için dolaylı yolla gelen fırsatlardan bir tanesi.

Günümüzde kripto paralara bakış açısı amacı dışında yürütülen Ico’lar ve sürekli yüksek volarite içerisinde olan para birimleri sebebiyle bizleri temkinli olmaya zorlasa bile, yakın gelecekte hayatımızın bir parçası olacağı gerçeğini görmezden gelemeyiz.

Nitekim Starbucks kurucusu Howard Schultz şirketin blockchain tabanlı bir uygulama geliştireceğini ve yakın bir dönemde kendi kripto para birimini çıkaracağını söylemişti. 2017 yılı itibariyle senelik hacmi 2,88 Milyar USD olan bir şirketin mevcut ekonomik düzene kısmi alternatif oluşturması çok olası görünmeyebilir.

Fakat öte yandan cirosu 180 milyar dolara yaklaşan Amazon ve eklenecek birkaç şirketin de kendi kripto para birimlerini çıkarmayı planladığı bir düzende muhtemelen kartlar yeniden dağıtılır. Halihazırda ekonomik hacmi olan şirketlerin kendi kripto para birimlerine geçişi Ico’ların aksine çok büyük etkiler doğurabilir.

Her ne kadar bu şirketlerin blockchain’i kısa vadede tedarik zinciri yönetimi gibi uygulamalarda kullanmaya başlamış olsalar da farklı alanlara açılmak istedikleri açıklamalarından da anlaşılıyor.

Türkiye’de e-ticaretin hacmi

Mayıs ayı sonunda TÜBİSAD, Deloitte ve Etid işbirliği ile yaptığı “Türkiye’de E-ticaret 2017 Pazar Büyüklüğü” araştırmasına göre 2017 yılında Türkiye’de e-ticaret faaliyetleri toplam yüzde 37 büyüyerek 42,2 milyar Tl’ye ulaştı.

Bu rakamın 23 milyar Tl’si perakende sektöründen kalan 19,2 milyar Tl’lik kısmı ise Tatil, Seyahat (14,8 Milyar TL) ve Online Yasal Bahis (4,4 Milyar TL) alanlarından geliyor.

Online perakende alanında ilk üç kategori Giyim, Ev Dekorasyonu ve Pazaryerlerinden oluşuyor.

Elbette ülkemizde halen online perakendenin toplam perakende içindeki payı 4,1% ile gelişmiş ülkeler (9,8%) ve gelişmekte olan ülkelerdeki (4,8%) ülkelerden düşük seviyede olsa da özellikle çoklu kanal perakende yapılarının gelişimindeki artış, ekonomik gidişat ve değişen tüketici alışkanlıkları yakında bu seviyeleri yukarı doğru götürecektir.

Belirli bir hacmin üzerinde maddi işlem yapan perakendecilerimiz ve henüz çok da gelişmemiş olan e-ihracat pazarımızın da dünyanın değişen sosyoekonomik ve teknoloji trendlerini görerek kendilerine orta ve uzun vadeli alternatifler oluşturmaları pek de anlamsız görünmüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.