Teknoloji ve veri IT ile İk’yk buluşturan nokta olacak

Şirketlere iş yeri kültürünü inşa etmeleri konusunda destek verdiklerini söyleyen Great Place to Work Türkiye Ülke Müdürü Eyüp Toprak, “Çalkşan odaklk yaklaşkmla şirketlerin €nansal performanslarknk artkrmalarknk destekliyoruz” dedi.

CIO Turkiye - - RÖPORTAJ -

Çalışmalarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Sektör ayrımı olmadan tüm ölçekteki şirketlere mükemmel iş yeri kültürünü inşa etmeleri, geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kuruluşuyuz. Dünya çapında 5 kıtada, 60’tan fazla ülkede yüksek güven kültürüne sahip yüksek performanslı şirketlerin inşasında otorite olarak gösteriliyoruz. Çalışan odaklı yüksek güven kültürü yaklaşımımızla şirketlerin finansal performanslarını artırmalarını destekliyoruz. Deneyimlerimiz ekonomik açıdan yüksek performansa sahip şirketlerin yüksek güven kültürü üzerine kurulduğuna işaret ediyor. Faaliyette olduğumuz tüm ülkelerde güçlü kurum kültürüne sahip şirketleri ödüllendirdiğimiz En İyi İşverenler araştırmasını gerçekleştiriyoruz ve En İyi İşverenler listelerimizi yayımlıyoruz. Ödüller, şirketler için güçlü bir motivasyon kaynağı ve işveren markasının ön plana çıkartılması için önemi bir araç.

Araştırmalarımızın sonuçları doğrultusunda şirketlere Yüksek Güven Kültürü oluşturma süreçlerinde danışmanlık desteği veriyoruz. Yaklaşımımızın temeli; şirketin tüm kademelerine ulaşmaya ve katılımcı bir anlayışla bütünsel bir dönüşüme destek olmaya dayanıyor. Ayrıca For All konsepti kapsamında oluşturulan özel araçlarımızla

liderlerin etkinliğini artıracak bireysel koçluk hizmetleri sunuyoruz.

Great Place to Work Recognition programımız, beş boyut üzerinden (güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, gurur ve takım ruhu ) şirketlerin işveren markalarını desteklemek ve kurum kültürüne güç kazandırma hedefi ile tasarlanan ve dünya genelinde uygulanan bir

program. Bu programa dâhil olan şirketler, süreçlerinde bir yol haritası ile hareket ediyor. Bu süreçte iki değerlendirme yöntemi kullanıyoruz; bunlardan ilki, açık uçlu ve kapalı uçlu sorulardan oluşan Trust Index çalışan anketi ve diğeri ise şirketlerin İK uygulamalarının analiz edildiği Culture Audit işyeri kültürü analizi. Danışmanlarımız ve kurum kültürü uzmanlarımız tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonrasında şirketler çalışan sayılarına göre belirlenmiş kategoriler için gerekli minimum Trust Index skoru ve Culture Audit puanına ulaşmaları durumunda Great Place to

Work sertifikasını almaya hak kazanıyorlar.

İkinci süreç ise, Türkiye’nin en iyi işverenleri araştırması ile devam ediyor. Bu süreçte de şirketler Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesi için de aday oluyorlar ve yeterli puana ulaşmaları durumunda Türkiye’nin En İyi İşvereni unvanını almaya hak kazanıyorlar. Reconnition programımız içinde barındırdığı derin analizlerle sadece listeleme ya da ödüllendirme süreçleri ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda süreçte şirketlere sunulan detaylı raporlar ile de kurum kültürünün geliştirilmesi konusunda sürece katılın şirketler için önemli bir içgörü sunuyor.

Çalışmalarınız noktasında şirketlerin IT ekiplerinin iş süreçlerinde kendilerine sağladığınız destekler neler, biraz anlatır mısınız?

IT özelinde değerlendirdiğimizde Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2018 listesine giren şirketler ile IT sektörü karşılaştırıldığında hangi alanlarda daha başarılı olduklarını görebiliyoruz. Listeye giren IT şirketleri; hak eden çalışanların yükselmesi (%61), duygusal açıdan sağlıklı iş ortamı (%77), yetenekleri değerlendirebilme (%76), işveren olarak tavsiye etme (%88), özel sosyal ve yan haklar (%72), ofisler ve fiziksel çalışma ortamı (%84), iş yerinde entrikaya başvurmama (%73), fark edilme ve takdir imkânı (%66) gibi alanlarda diğer sektörlere göre daha başarılılar.

İş yeri kültürüne IT sektörü özelinde bakıldığında, öncelikle yönetimlerin hakkaniyet konusunda daha başarılı olduğunu görülüyor. Sektör çalışanlarına göre; terfi kararları diğer şirketlere göre daha adil alınıyor, çalışanların entrikaya daha az başvuruyor ve çalışanları daha çok takdir eden bir yönetim anlayışı hâkim. IT şirketlerinde çalışanlar yeteneklerini daha iyi

değerlendirebiliyor. Çalışma ortamı ve sosyal ve yan haklar açısından diğer şirketlere göre daha iyi durumdalar. Bununla birlikte IT sektörü çalışanlarının özellikle şirketlerinden duydukları gurur diğer şirketlere göre daha düşük. Birlikte gerçekleştirilen işlerden gurur duyma, uzun süre çalışma isteği ve şirketlerinin topluma değer katma biçiminden memnuniyet diğer sektörlere göre daha zayıf durumda. Sektör çalışanları yöneticilerinin yetkinliklerini ve stratejik bakış açılarını diğer şirketlere göre daha yetersiz buluyor. Genel anlamda IT sektöründe çalışanların yaptıkları işi anlamlı bulmakta daha çok zorlandığını ve bireyselliğin takım ruhundan daha ön planda olduğunu söylemek mümkün.

Şirketlerin BT teknolojileri tarafında, insan kaynaklarının rolünü nasıl görüyorsunuz, değerlendirir misiniz?

Dijitalleşme süreci şirketleri hızla dönüştürürken, şirketlerin ihtiyaç duydukları çalışan profili değişiyor ve artık aranılan yeteneği bulmak daha da zorlaşıyor. Yapay zekâ ve robotların çalışanların yerini alacağı öngörülse de tüm değişimlerin merkezinde yine insan var. Yetenek tanımlarının değişime uğramasıyla birlikte çalışanların ve iş dünyasının beklentileri de değişiyor. Sürekli değişen, daha rekabetçi hâle gelen bu dünyada yöneticilerin ve çalışanların değişime hazır olması, insan kaynakları

alanında stratejik ve derinlikli bakış açısıyla hareket edilmesi gerekiyor. Mevcut yetenekleri geliştirmenin yanı sıra, öğrenme kapasitesine odaklanarak zamanın ruhuna hızlı bir şekilde uyum sağlanması ve dönüşümün hızına ayak uydurulması kritik öneme sahip.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte mobilite ve yeni iletişim kanalları arttı. Bu gelişmenin İk’yı etkileyen taraflarından biri, işyaşam dengesinde yaşanan zorluklar olarak karşımıza çıkacak. Burada çift taraflı bir etkileşim olacağını öngörüyorum. Mail, SMS, Whatsapp, telefon trafiğinin özel hayatı etkilemesi ile iş saatlerinde esnek çalışma eğilimiyle birlikte özel işlerin yapılabilmesi gibi birbirinin içine girmiş ve değişen bir dengesi olan süreçleri yaşayacağız. Hafta sonu sunum hazırlamak ile Cuma öğleden sonra tatile başlamak gibi yeni dengeler söz konusu olacak. Bu süreci yönetme konusunda İk’ya önemli bir görev düşecek. İK departmanlarının dijital dönüşümün etkisiyle IT departmanı ile daha fazla dirsek teması yapmasını bekleyebiliriz. Teknoloji ve veri, iki departmanın işbirliğinde buluşacakları noktalar olacak.

İk’nın da gelişen teknolojiden payını alacağını ve dönüşeceğini tahmin ediyorum. Kapsam ve görevleri dönüşen İK, sadece çalışan deneyimini yönetmekle kalmayacak, orta vadede daha teknik bir departman olma yolunda evirilecek. İK geleneksel yapısından çıkarak, içinde bulunduğumuz bilgi çağına uyumlu hale gelecek. Bu dönüşümün veri odaklı olacağını düşünüyorum. Performans değerlendirmesi, anketler, araştırmalar, mevcut verilere eklenen veriler ve hızla gelişen teknoloji bizi aynı noktaya götürüyor: Büyük veriyi anlamlı hale getirebilme yetisi. Analiz edilen verileri anlamak ve bunu ihtiyaçlar doğrultusunda kullanabilmek, İK stratejilerinde kullanabilmek için verinin nasıl işleneceğini bilmek gerekiyor. İK departmanlarında çalışan Y kuşağının burada kolaylaştırıcı bir etkisi olacağını düşünüyorum. Şirketlerin çalışanlarını daha iyi tanıyan İK bölümlerine ve yöneticilere olan ihtiyaçları artacak. İK ile birlikte çalışanı ve işvereni etkileyen diğer bir husus, esnek çalışma. Proje bazlı işler, farklı yeteneklere farklı zamanlarda duyulan ihtiyaçlar hep vardı ama önümüzdeki dönemlerde esnek çalışma eğiliminin artacağını ve bunun İk’nın ajandasındaki gündem maddeleri arasında yer alacağını söyleyebilirim. Dünyadaki çalışma koşulları, yeni neslin iş hayatına girmesiyle değişiyor. Geleneksel yapılar ve bakış açısı, şirketlerin atıl kalmalarına yol açıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.