Gölge ağlarknkza sahip çkkkn!

Teknolojinin artkk “iş” diye tarif ettiğimiz aktivitelerin gerçekleşmesini kolaylaştkran bir araç olmaktan çkkkp, işin kendisini oluşturduğu zamanlardaykz.

CIO Turkiye - - GÖRÜŞ - Umut AYDIN "Oyun Teorisi"

Üretimin otomizasyonu, süreçlerin dijitalizasyonu gibi konular bir yana, artık çalışanlarımızın neredeyse tümü işlerini teknoloji yardımı ile yapan birer “bilgi çalışanı” statüsündeler.

Bütün bunlar sağlıklı organizasyonlar için rutin halini alalı uzun zaman oldu.

Fakat şirketlerin yeni dönemle birlikte gerçek faydayı oluşturabilmeleri için asıl ihtiyaçları motivasyonu etki yaratma ve inovasyon olan gerçek dijital yetenekler.

Bariz gözlemlediğimiz durum; etki oluşturan kabiliyetlerin artık bireysel veya küçük ağlar seviyesine inmiş olduğu.

Sermaye, büyük üretim kapasitesi ve her türlü imkana sahip şirketlerin doğrudan dijital yeteneklerin veya bu yeteneklerin oluşturduğu küçük start-up ların peşine düşmelerinin sebebi de aynı neden.

Nispeten Türkiye’nin de dahil olduğu, gelirini çoğunlukla sanayi ve üretimden sağlayan ülkeler için Veri Bilimcisi, Yapay Zekâ Geliştirme Uzmanı, Uygulama Geliştirici, Cloud Architect veya Agile Proje Uzmanı gibi yeni nesil dijital yetenekleri kendine çekmek kolay bir süreç değil. Gerçekten bağımsız, kendi öğrenen, kendi geliştiren, hiyerarşik düzende çalışamayan ve rutinden daha çok oluşturacağı etkiye önem veren kişiler konumuz.

Bu profilleri kazanmak için rekabet etmeniz gerekenler ise kültür ve faaliyet alanı olarak hâlihazırda kat kat daha avantajlı olan Facebook, Google, Microsoft ve Amazon gibi şirketler.

Yetenek azlkğknkn ülkelere etkisi

Son araştırmalar İngiltere’deki büyük şirketlerin %72 sinin ve Kobİ’lerin %49unun ihtiyaç duydukları teknik yeterliliğe sahip işgücünü bulma konusunda problem yaşadıklarını gösteriyor.

Bu durumun İngiltere’ye maliyeti ise senelik yaklaşık 63 Milyar Pound olarak hesaplanıyor.

Peki gelirinin önemli kısmını yakın zamanda “düşük katma değer” kategorisinde nitelendirilmesi muhtemel sanayi üretiminden elde eden, Endüstri 4.0’ın neredeyse son yıllarda yegâne gündem halini aldığı Almanya’da durumlar nasıl?

Geçtiğimiz yılın sonbaharında Almanya’da Dijital Dönüşüm ile birlikte değişen işgücü niteliğini konuşmak için Avrupa’nın ileri gelen şirketlerinin insan, iletişim ve teknoloji yöneticileri ile iki gün kısa çalışma toplantıları yaptık.

Herkes kendi açısından en çok problemli gördüğü, geliştirdiği ve değiştirmek istediği noktaları tüm açıklığı ile konuştu.

Ancak iki günün en çarpıcı örneğini doğrudan gerçekleri anlatan bir sanayi şirketinin Global Yetenek Yöneticisi verdi.

“Dürüst olalım ki birçoğumuz bu yetenekleri çekmek için çok uğraşsak da halen büyük zorluklar yaşıyoruz. Bu profili ne para ne köşedeki ofis ne de yönetici olma vaadiyle kendimize çekebiliyoruz.

Assesment vb. uygulamaları

saçma ve gereksiz buluyorlar haklı olarak.

Hatta Bazılarına ‘Seni yönetim kurulu başkanımız ve Ceo’muz ile yemeğe çıkartayım’ teklifinde bulundum ve ‘-Neden? Benden ne istiyor ki?’ veya ‘-Kime ne faydası olacak?’ şeklinde yanıtlar aldım.”

Farkındalık ve doğru bilgi bu zamanlarda en fazla ihtiyaç duyduğumuz iki önemli araç.

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde yukarıdaki örnektekine benzer problemleri ve derin yetenek açığının ağırlığını hissetmeyen sanayi şirketleri zaten muhtemelen yakın gelecekte yok olacaklarının farkında olmayanlar.

OECD’NIN yetenek eksikliği ile ilgili raporundan bu kesit bize çok şey anlatıyor;

Dijital dönem ile çalışanların kendi yeteneklerinin yeterli olduğuna en çok inandığı ülkeler arasında Türkiye, Bulgaristan, İtalya varken; yeteneklerinin yetersiz olduğunu düşünen çalışanların olduğu ülkeler: Almanya, Japonya, ABD, Romanya, Macaristan’ dan oluşuyor. Bu durumu kendi adıma “özgüven” ile tarif edebilirim ve ekonomide yalnızca özgüvenin fayda etmediğini de hepimiz biliyoruz.

Somut strateji ve uygulama planının olmadığı bu vakalarda en çok rastladığım manzara organizasyonlarda herkesin birbirine durmadan inovasyon, değişim, kültür ve girişimcilik sattığı bir ortama sebep olduğu.

Bu illüzyon hali mevcut iş sürekliliğini sekteye uğratmanın yanı sıra, henüz fark edilmese de kısa vadede Türk şirketlerin orta ve üst düzey kademelerde önemli oranda gerçekleşecek fragmantasyonların da sebeplerinden.

Doğru. Dijital Dönüşüm bir süreç meselesi ve yalnızca dijitalleşme ile olması mümkün değil.

Fakat yalnızca söylemle de gerçekleşmesi hiç mümkün değil.

Bir kitap, güzel hazırlanmış broşürler, birbirinin aynı üç beş eğitim veya anketle, yılların deneyimi ile oluşmuş kurumsal geleneklerin benzerlerini haftalar veya aylar içerisinde oluşturamazsınız.

İnovasyonu gelenekselleştirmiş yapılarla rekabet için çok da akıllıca metotlardan değil.

Tam bu noktada gerçek dijital yeteneklerin konvansiyonel ortamlarda kendilerini ayrıştırmak için oluşturduğu gölge ağların izini de kaybetmeniz oldukça mümkün.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.