Yeterli disiplin varsa, NEDEN OLMASIN!

Dunya Extra - - KENDİNE YATIRIM YAP! - Ayse.uca@datassist.com.tr

Bu yazıya bir soru ile başlayalım: Parmağınızı bile kıpırdatmak istemediğiniz zamanlar olur mu? Yapmanız gereken işleri düşünür, ama rahat koltuktan kalkamazsınız. Sonra da “Aman boşver, rahat benim de hakkım!” diye haklı çıkma hâllerine girdiğiniz o zamanlardan bahsediyorum...

Oysa ki her gün ulaşılması mümkün bir yol kat ederek, ulaşılması imkânsız gözüken hedeflere varmak mümkün. Disiplinli bir biçimde, katlanılabilir bir zaman harcadığınız uğraşınız; zaman içerisinde sizin de ummadığınız büyük sonuçlara evrilebilir.

Charles Duhigg, “Alışkanlıkların Gücü” kitabında disipline edilen alış- kanlıkların getirisinin tahmin ettiğimizden çok daha fazla olduğunu mantıklı önermeler ile savunuyor. Zira disiplinin tuhaf bir etkisi var. Hayatımızın bir alanında yaratmayı başardığımız bir disiplin, beklemediğimiz bir başka alanı ya da alanları güçlendirebiliyor. Diyelim ki her gün belli bir kilometre yol yürümeye karar verdiniz. İlk başta bu biraz zor gelebilir. Hatta kesin öyle olur! Her gün belli bir kilometre yürüme sözümüze sadık kalır ve yürümeyi sürdürürsek, bir süre sonra başlangıçta saçma gelen o yürüyüş için bir istek duymaya başlarız. Pozitif anlamda bir alışkanlık, bünyemize yerleşmeye başlamıştır.

Alışkanlık oturduktan bir süre sonra sağlığınızda iyileşme, cildinizde canlanma ve daha önemlisi enerjinizde bir artma görülür. Tüm bunlar, yürüyüş kararı verirken elde etmek istediklerinizdir zaten. Bu yararlı alışkanlık, bütün beklenen etkilerinin yanı sıra bambaşka alanlarda da olumlu sonuçlar doğurmaya hazırdır aslında!

İşimizdeki verim, yaratıcılık ve doygunluk hissi böylesine yararlı bir alışkanlıkla çok daha üst noktalara ulaşmaktadır. Bir iyi alışkanlık, başka iyi alışkanlığı tetikler.

Kötü alışkanlıklar, kendilerini olumlar!

Bir de bunun tam tersini düşünelim şimdi... Televizyon karşısında bir şeyler atıştırarak oturmak ya da sosyal medyada amaçsızca vakit geçirmek örneğini ele alalım. Zaman zaman kendimizi akışa bırakmak ve amaçsız da olsa canımızın istediklerini yapmamız kuşkusuz, gerekli bir detay. Hiçbir şey yapmadan oturmak veya yukarıda bahsettiğim televizyon ve sosyal medya örneği gibi. İşten geldiğinizde yemek sonrası kendimizi TV karşısındaki koltuğa otomatikman bıraktığımızı düşünelim. Tabii bu konuda herhangi bir sorgulama yapmadığımızı da… Kötü alışkanlıklar çoğunlukla biz farkında olmadan gelişir ve kök salar. Köklerini sağ- lamlaştırmak için konfor alanı çok güvenli bir yerdir. Oradan çıkmamak için çok daha fazla enerji ve çaba gerekecektir.

Haz, neşe, mutluluk, huzur ve disiplin

Kötü alışkanlıklar, esasında “haz” olarak adlandırabileceğimiz kategoriye girer. Haz; hoşa giden, tatlı duygularla ilgilidir ve özünde tabii ki güzel bir şeydir. Ancak tekrarlandıkça doygunluk azalacak ve yavanlaşacaktır. Belki sonunda can sıkıntısında son bulacaktır. Disiplin ise tam tersine, can sıkıntısı ile başlar. Aynı şeyleri ve zorlanacağımız, belki de acı çekeceğimiz ya da yorgunluk duyacağımız şeyleri tekrar tekrar yapmakla devam eder. Disiplinle yapılan şeyler yavaş yavaş bir kazanıma dönüşmeye başladığında ise bütün bu olumsuz detaylar yerini neşeye bırakır. Bir şeyi kazanımla sonuçlandırmanın veya zor gelen bir durumu sona erdirmenin verdiği haz da cabasıdır.

Son zamanlarda okuduğum bir başka kitap ise neşe, haz ve mutluluk kavramlarından bahsediyordu. Bu yazı ise iki kitabın senteziyle oluştu. Frederic Gros’un “Yürümenin Felsefesi” kitabında 124. sayfada yer alan ‘iyi olma hâlleri’ başlıklı bölüm, bahsettiğim kavramları karşılaştırıyor. Bilhassa neşe kavramı üzerinde ilginç bir şekilde duruluyor. Bunun, disiplin ve alışkanlık temasını tamamlayacak bir parça olduğunu düşünmemek mümkün mü?

“Neşe, bir faaliyettir. Zor olan ve zaman alan bir şeyi kolaylıkla icra etmek, zihnin ve bedenin yeteneklerini olumlamaktır.”

Neşe duygusu içinde tekrarladığımız eylemler, hazzın aksine neşemizi arttırır. Yaptığımız işte ustalaşmamızı ve daha iyi yapmamızı sağlar. Sonunda mutluluk duygusuna ulaşılır ancak mutluluk ise, bir şeyi başarma duygusuna gidilen yolda duyulan küçük anlardır. Yakalanamaz ve elde tutulamaz. Disiplinle ve azimle yükselmeyi başardığımız yeni platoda huzurlu bir dünyaya erişiriz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.