Yaşasın milenyumlar!

Dunya Extra - - KENDİNE YATIRIM YAP! - Ayse. uca@datassist.com.tr

X ve Y kuşağı derken milenyumları işe aldığınızda başınıza neler geleceği konusunda yüzlerce makale bulabilirsiniz. Yeni kuşağın sadece tüketimle ilgilendiği, çalışmayı sevmediği, araştırmadığı konusunda konuşup çenemizi yoruyoruz.

X kuşağında olanlar şu an 30-40 yaşlarındalar ve Y kuşağını işe almak ve yönetmekle meşguller. Ve onların şöyle söylendiklerine tanık oluyorum:

“Ne kadar zor onları motive etmek! Y kuşağından bahsediliyordu ama onları yönetmenin bu kadar kötü olacağını tahmin edemezdim.”

Acaba bizler, yabancı literatürde “baby boom” olarak geçen (1946-1964) kuşak olarak, bizden bir önceki kuşak tarafından nasıl karşılanıyorduk?

Ben kendi adıma o dönemde hayatta önemli olan şeyleri bildiğimi ve ülkemi kurtaracak neslin benim neslim olduğunu düşünüyordum. Önceki nesli oldukça vizyonsuz buluyordum. Tüketime garip bir şekilde karşı çıkan ve boş kağıdı yırttığım için yarım saat nutuk atan babamın İkinci Dünya Savaşı’nın yokluk bilincini yaşattığını düşünüyordum. 80 doğumlu nesli işe almaya başladığımda yaşadığım paniği size anlatmama imkân yok. Oysa şu an yönetimde olan nesil 80 jenerasyonu ve hiçbir şey ters gitmedi.

Şu an 80 doğumlu nesil olmasa bilişim teknolojisine ilişkin bir projeyi şekillendirmem ve yürütmem mümkün olmayabilirdi. Kendi organizasyonum bu kuşağın aklı üzerinden yükseliyor. Her nesil kendine ait üretim araçlarını şekillendiriyor ve bir sonraki neslin yarattığı değerlerin üzerinde üretim yapıyor. Sorun şu ki önceki neslin değer yargılarına daha az saygı duyarak kendi değer yargılarını oluşturuyor.

He-Man ile imkânsızı başarma yı, Pokemon’la takım oyunu ve cesaret kavramlarını öğrenerek büyüdüler. Ve daha pek çok çizgi film, bu jenerasyona saatler boyu sürecek dersleri en küçük yaşlarından itibaren iletti böylece. Play- Station’ın en ilkel hâlinden

son sürümlerine dek her aşamasına tanıklık ederek girişimciliğin temellerini çok küçük yaşlarda attılar. Her nesil, bir sonrakine garip bakışlar atmayı gittikçe artan bir frekans ile sürdürdü. Çünkü kuşaklar arası alışkanlıklar o kadar keskin ve sert bir şekilde de-

ğişti ki ne birbirlerine alışabildiler, ne de birbirlerini makul bulabildiler.

Fakat birlikte çalışmak zorunda kaldılar. Kuşak çatışmaları bir yana, milenyum nesli olmasaydı günümüzde iş yaşamı bu kadar dinamizm barındırmıyor olurdu.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.