“MOTORCU rüzgâra âşıktır”

Dunya Extra - - İYİLİK SAĞLIK -

Ceo'luk, baba olmak, gönlünüze göre bir motor... Şimdi nelerin hayalini kuruyorsunuz?

Şimdi gönlümde deniz var. En kısa zamanda iş yükümü azaltıp kendime güzel bir yelkenli alacağım. Sonra o yelkenliyle bütün Ege’yi gezeceğim. 5 yıl sonra da dünyayı dolaşacağım. Bu, bazı unvanlarımdan çekilmek demek. Şirketime CEO olarak değil de yönetim kurulunda katkı sağlayacağım. Çünkü bir yandan da 38 yıldır emek verdiğim, her aşamasını gördüğüm bu grubun büyümeye devam etmesini istiyorum. Çok daha iyi yerlere gelmesini hayal ediyorum. Her yıl yüzde 10 büyüsün, istihdamını yüzde 10 artırsın istiyorum. Buna “emniyetli büyüme” diyoruz ve kesintiye uğramasını istemiyoruz. Ben de bunun için üzerime düşen ne ise her zaman yapmak isterim. meşhur Mısır Apartmanı’ndaki binasında okudum. İstanbul’a gelmeden önce deniz görmemiştim. Harem’den feribota bindiğimde bu kadar çok suyun akmadan durmasına çok şaşırdığımı hatırlıyorum.

İstanbul’da zorlandınız mı?

Hayır, zaten 7. sınıftan beri çalışan, sahada olan, satış yapan biriydim. Çalışmayı hep çok sevdim. Dayım tekstilciydi, her pazar ondan belli miktar ürün alır, pazarda satardım. İstanbul’a geldiğimde ciddi bir birikimim vardı. Önce Osmanbey, sonra da Bağdat Caddesi taraflarında ev tuttum. Bir yıl şehri gözlemledim. Sonra yine ticaret yaptım.

Neler yaptınız?

Küçük bir motosiklet aldım. Ecza depolarının siparişlerini eczanelere ilettim, sonrasında da tahsilat yaptım. İyi para kazandım o işten. Sonra bir makine şirketinde yarı zamanlı işe girdim. Orada 3 yıl boyunca edindiğim deneyimden çok şey öğrendim. O iş sayesinde Kibar ailesiyle tanıştım. Herkes Kayserili olduğum için Asım hakim. Eşim de motosikleti çok seviyor. O da benim gibi özgürlüğüne çok düşkün. Hafta sonları evde kalmayız. Cumadan Kartaltepe’deki evimize gideriz. Sonra da yakın bölgeyi motorla gezeriz.

Formunuz için özel olarak yaptığınız şeyler var mı?

Spor yapmayı seviyorum. Kaymayı, yüzmeyi çok severim. Kışın çok soğuk havalarda spor salonuna giderim. Ağırlık çalışırım. Futbol oynamam ama hasta Fenerbahçeliyim. İki oğlumla kongre üyesiyiz. Bey’in (Kibar) yanında olduğumu sanır ama o iş öyle değil.

Nasıl peki?

Çalıştığım makine şirketi Assan Galvaniz’e pompa satıyordu. Şirketin yeni kurulduğu dönemlerdi. Üst düzey yönetimin dikkatini çekmişim, Asım Bey’e benden bahsetmişler. Sonra da tanıştırdılar. 1980’de ilk transfer teklifi geldiğinde farklı gerekçelerle kabul edemedim, 1981’de yine geldiler. Bu kez patronuma sordum. “Biz fazla büyümeyiz, burada gideceğin yol belli ama Asım Bey çok çalışkan biri. O şirket çok önemli yerlere gelecek belli ki” dedi ve gitmemi tavsiye etti. 3 ayda yerime birini yetiştirdim, sonra Assan Galvaniz’e gittim. Tam 38 yıl oldu buradayım.

Az bir zaman değil, 38 yılı nasıl özetlersiniz?

38 yılda hafif mutsuz olduğum bir ânım bile geçmedi. Asım Bey; insan odaklı, vizyon sahibi, çok çalışkan ama aynı zamanda çok duygusal biri. Onunla mesai nasıl geçer anlamazsınız. Aşırı mütevazı biridir. Bugün bile çalışanlarla birlikte yemek katında yemeğini yer. Eli açıktır, gelirini de paylaşır, bilgilerini, deneyimlerini de.

Hayatınızı nasıl etkiledi böyle biriyle çalışmak?

Bana koçluk yaptı. O benim için hem baba hem de lider. Tahammülü, vazgeçmemeyi, sürekli kendini yenilemeyi, okumayı (sürekli okur çünkü) ondan öğrendim. Ben de çok okurum. Aynı zamanda yazmayı da severim. Çalışanlara bayram mesajlarımı kendim yazmak isterim. Gittiğim otellerde mutlu olmuşsam sonrasında bunu anlatan mektuplar yazar, sahibine gönderirim.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.