Hayatı bırakmamyürürüm,

Dunya Extra - - İYİLİK SAĞLIK -

Akdeniz’in önde gelen ihracatçılarından biri Bülent Aymen. İskenderunlu işadamı, üniversiteden sonra planlamadığı bir şekilde kendini babasının meyan kökü şirketinin başında bulsa da, bu hızlı girişten çok da pişman değil. Bugün Cemay Meyan Kökü Sanayi’nin yanı sıra Sabay Lojistik, Sabay Denizcilik ve Bay Dış Ticaret şirketlerinin patronu olarak birkaç şapka taşıyor. Bunun yanında işadamı yapılanmalarında da 25 yıldır aktif rolü var. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Onursal Başkanı... Merkezi Londra'da olan International Air Shipping Association'da da Başkan Yardımcısı unvanıyla görev yapıyor. Yıllarca sivil toplum kuruluşlarında başkanlık dahil birçok görevde bulunmuş ve halen de aktif olan bir isim.

Peki hayatından bu çok tempolu iş şapkalarını çıkarırsak geriye ne kalıyor? İşte biz de bunları öğrenmek için Bülent Aymen’le bir sabah yürüyüşünde bir araya geldik.

Nerede başlıyor hikayeniz? Tam bir Akdenizliyim. Babam Mersinli, annem İskenderunlu. Babamın işi meyan kökü ticaretiymiş, biz de onu devraldık. Aslında babam maceracı bir adamdı, 20 yıl önce kendisini kaybettik. Hep yeni işlere meraklı biri olmuş. 1940’lı yıllarda İskenderun Limanı’nda çalışırken Amerikalıların meyan kökü ticareti yaptıklarını görüyor, o da bir şekilde iletişim kuruyor bu insanlarla. 1980’lerde ise tüm bağlantıları, işi babama bırakıyorlar. Şu anda Güney ve Doğu Anadolu’dan meyan kökleri toplanıyor yaz boyunca, yüzde 100’ü ihraç ediliyor.

Peki iş, STK ve özel hayat dengesini nasıl kuruyorsunuz?

Günde 10 saat çalışıyorum. Biraz işkolik olduğumu söyleyebilirim. Denge konusunda çok başarılı olduğumu ise ne yazık ki söyleyemeyeceğim. Çocuklarımın büyüme dönemlerini kaçırdım. Yani belki de hayatta asıl önemli olan şeyleri kaçırmışımdır. Emeklilik bana göre değil, hayatınızın belli dönemini çalışarak geçirmişseniz, bırakma şansınız yok. Sadece strese karşı

dayanıklılığınızı artırmanız gerekiyor. Ben de bunun için çalışıyorum.

Neler yapıyorsunuz?

Ben uzun dönem stresten korunma yöntemlerimi geliştiremedim. Baktım ki vücuduma zarar veriyorum. 2012’de yüksek tansiyon çıktı. Anjiyo yaptırdım, ana damarlardan biri kireçlenmiş. Yani vücudumda tahribatlar olmuş. Gençlik yıllarımda basketbol oynuyordum, spor hayatımda vardı. Yine spora başladım. Crossfit yapıyorum. Günde 9 kilometre yürüyorum. Eskisi kadar olayları takmıyorum ama bunu 50 yaşından sonra öğrendim. Siz ne kadar “Gencim, etkilenmiyorum” deseniz de bir nokta geliyor ve

“Daha kaç yıl yaşayacağım?” diyorsunuz. Genelde de

yanıtınız tınız “Değmez” Değmez oluyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.