Kayakçı,eskişimdimilli milli teknoloji için savaşıyor

Dunya Extra - - İYİLİK SAĞLIK -

Sezen Sungur Saral, Reeder markasıyla önce yerli tablet, arkasından da akıllı telefon üretimi yaparak Turkcell gibi devlerin ilgisini çekmeyi başardı. Hatta Çinli ortağını Samsun’da yatırım yapmaya ikna etti. Ispartalı bir ailenin kızı olan Saral’ın mücadeleci ruhu, sporcu kimliğinden geliyor. Eski bir milli kayakçı olan Saral, “Benim olayım kafa tutmaktır, 'challenge' olmazsa karnım ağırır, depresyona girerim” diyor.

Selekt Bilgisayar'ın patroniçesi Sezen Sungur Saral’ın hayatında güçlü motivasyonlar. Sadece karnede değil sporda da iyi skorlar elde etmesi bu yüzden. Ailesinin yönlendirmesiyle uzun yıllar kayak yapan, Alp Disiplini Üniversite Olimpiyatları'nda yarışan ve milli kayakçı unvanı bulunan Saral bugün de spordan kopamadığını söylüyor. Saral’a çok sevdiği Bebek sırtlarında günlük sporunu yaparken eşlik ettik.

Hayatınızdaki ilk rol model kimdi?

Babamdır aslında ama ikimizi de annem yönetir, o ayrı mesele. Ben de babam gibi hem başarılı bir okul hayatı geçirdim hem de sporu aynı anda yürüttüm. Bir yandan inşaat mühendisi, bir yandan da amatör kulüpte kalecilik yapmış babam. O da benim gibi sporcu olmaya 25 yaşında karar vermiş, ben de kayakta ilerlemeyi aynı yaşta kafama koymuştum. İkimizin de hevesleri, maceracı yönleri vardır. Annem “Senin baban da böyle anlık heveslere kapılırdı” deyip ayaklarımızın yere basmasını sağlardı. Derdi ki “İtibar önemlidir, en önemlisi de insanların size güvenmesidir.” Onu dinlediğim için pişman değilim. Ben de kızım

Ada'ya aynı nasihatleri veriyorum. Sporcu olmak aynı zamanda ciddi bir beslenme disiplini de gerektiriyor. Siz neler yapıyorsunuz? Hayatımda üç beyaz hiç yok. İzmirli olmanın da getirdiği bir sebzeye düşkünlük var. Eti çok tercih etmiyorum hatta elimden geldiğince vegan bir yaşam sürmeye çalışıyorum. Hayvansal gıda tüketmemeye dikkat ediyorum. Bu çok kolay değil, çünkü bir yandan da sosyal hayatınız, iş yemekleriniz var. “Ben bunu yemem” diyemiyorsunuz her zaman. Bir de organik beslenmeye özen gösteriyorum. Organik olarak bilinen çiftliklerden sipariş veriyorum. Bir sağlık koçum var. Kayak nasıl başladı peki? Annemler sayesinde elbette. 4 yaşındayken kayak merkezine götürüp ders aldırmışlar, yetenekli olduğumu görünce de bunun için ciddi mesai harcamışlar. Ben, milli kayak takımındaki ilk İzmirliydim. Ailem beni uzun zaman taşıdı İzmir’den kayak merkezlerine.

Boğaziçi’ni onur derecesiyle bitirmişsiniz, genelde bu işin devamı yurtdışında gelir. Sizinki öyle olmamış. Neden? Bu konuda da babam yönlendirdi. 2001 krizinde babam yurtdışında da sıkıntılar yaşanabileceğini söyleyip “Stajlarını lütfen Türk şirketlerinde yap” dedi. Arkas ve Norm Civata’da staj yaptıktan sonra CNR Fuarcılık’a girdim. Orada müthiş bir çevre edindim. Bugün her sektörden, her seviyede insan tanıyorum.

Patron olma cesareti bu zengin çevreden mi kaynaklandı?

İnanın şu andaki aklım olsa bu cesareti gösteremezdim. İlişkilerin bu kadar karmaşık, rekabetin bu kadar büyük olduğunu bilseydim cesaret edebilir miydim bilemiyorum. KAGİDER ile bir fuara gitmiştim. Orada bir anda aklımda olmayan pazarlama fikirlerinin kapıları açıldı karşıma. Profesyonel işimde bir doyum noktasına gelmiştim. Bir mühendisle evliydim ve benim de teknolojiye ilgim vardı. Orada e-kitap fikrini gördüm. Türkiye’ye getirelim dedik. Amacım para kazanmak değil de insanların daha çok kitap okumasıydı. 2009’da ilk e-kitabı internete koyduk ve inanılmaz talep geldi. Eşim Uygar Saral bilgisayar mühendisliği mezunu, birlikte Selekt Bilgisayar’ı kurduk. Sonra kendi markamızı oluşturduk. Arkasından tablet ve telefon geldi. Bu benim yapımla ilgili. “Challenge” insanıyım, hayatta kafa tutacak bir şeyler olmayınca karnım ağırır, yataklara düşer, depresyona girerim. Gençlerde başarı kaygısı var. Siz nasıl görüyorsunuz, genç kadınlara neler söylemek istersiniz?

Ben hep kendime ve arkadaşlarıma “Ne yapmak istiyorsun?” diye sordum. Örneğin benim çevremde de var, gençler yurtdışına gitmeyi hedefliyor. Yurtdışına gitmek bir amaç olamaz, ancak bir araçtır. Ben insanların işlerinden şikayet etmelerini de anlamıyorum. Eğer şikayet edecek kadar mutsuzsanız başka bir yerde çalışabilirsiniz. Bırakır gidersiniz. Çevremdeki arkadaşlarım işten çok yakınırlar. Ben istediğim noktaya ulaşmaya odaklandım ve bundan mutlu oldum. Pozitif bir insanım.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.