Hem sağlıklı hem eğlenceli hem de iyi aşçılarız

Dunya Extra - - İYİLİK SAĞLIK -

leri de kullanarak turizm işine girdim. Zaten yazları mavi yolculuklarda çalışıyordum. Bodrum’un ilk yerel acentelerinden birini kurduk.

Yelken yarışları o dönemde mi başladı?

Mavi yolculuklar yabancı turistleri mest ediyordu. Deniz ve koylarımız, yemeklerimiz müthişti. İnsanlar harika anılarla dönüyordu. Sonra yabancı misafirlerimizden yelken talepleri gelmeye başladı. Bir saat yelkenliyle gezmek istiyorlardı ama bizde yelken bilen kaptan yoktu. Bunun için bir şeyler yapmak gerek diye düşündük, deniz meslek liselerinin açılmasını istedik ama hâlâ yok bu kapsamda bir eğitim. 1989’da bir yelken kulübü açmaya karar verdik. "Orada gençleri yetiştiririz" dedik. Ancak o kadar vaktimiz yoktu, çünkü gelen talepleri geri çeviriyorduk. O sırada dünyadaki yelken yarışları aklımıza geldi. Bir benzerini yapalım; içinde sadece yarış değil, eğitim, sosyal sorumluluk, ekonomi de olsun dedik. Böylece bilenler bilmeyenlere öğretecekti, çünkü bu bir takım işi. İstanbul Kalamış Yelken Kulübü’nden birkaç kaptan geldi. Beş günlük yarışlarda müthiş sonuçlar aldık. Bu şekilde rüzgâr sayesinde ekonomiye nasıl fayda sağlayacağımızı gördük.

Peki o kadar yelkenli tekneyi nereden buldunuz?

Ben o dönemde yeni bir tekne yaptırıyordum. Tersaneye gittiğimde bir arkadaşıma rastladım. “Neden yelkenli tekne yaptırmıyorsun?” dedi. Hemen projeyi değiştirdik, yarışlara uygun yelkenli tekneye dönüştürdük. Ancak yine de yarışlar için yeterli sayıda tekne yoktu. Bunlar ahşap, ağır tekneler. Aklımıza kabinleri turistlere satmak geldi. Olayı yabancı acentelere duyurduk. Hüseyin adında bir kaptanımız vardı, onun tek- alıyoruz. Kendisini iki yıl önce kaybettik. Dört kardeşiz ve ona mandalina bahçelerini terk etmeyeceğimize dair söz verdik. Ama o kadar mandalinayı değerlendirmek de istedik ve annemin babasından gelen helvacılık mirasıyla bu bahçeleri birleştirdik. Annemin adı Yadigar, biz de mandalinadan organik ve tamamen şekersiz reçeller, lokumlar, gazozlar yaptık. Bahçelerin ortasına bir tesis kurduk. Adını da Bodrum Yadigarı koyduk. Bodrum’da satıyoruz. Online satışlarımız da var. Ayrıca İstanbul’da Eataly, Namlı, Four Seasons Hotel gibi mekânlarda standlarımız var.

nesinin resimlerini çekip Paris’e gönderdik. Afişler bu resimle yayınlandı. Bir anda 250 kişilik rezervasyon geldi Fransa’dan. Ancak o yıl terör saldırısı olunca sayı 50’ye düştü. İlk yarışı 17 tekne ve 50 turistle yaptık ve kişi başı 450 dolar kazandık. Bu başarıdan sonra da tekneler inşa edilmeye başlandı. Her yıl yarışlarda tekneleri daha da iyileştirdik, yarışlar bir Ar-ge laboratuvarı gibi oldu. Bodrum’un turizm gelirleri de katlanarak arttı. 30 yıldır bu yarış için gelen Hollandalılar var.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.