Atların gölgesi, tarihi Şerefiye Sarnıcı’na vuruyor

Dunya Extra - - BU HAFTA NE YAPSAK? - NERMİN SAYIN nermin.sayin@dunya.com

Yazıya bir klişeyle başlamak istiyorum: Depresyona giren, kuaföre gider! Ve şimdi de sizi bu klişeyi irdelemeye davet ediyorum: Çoğunluk için geçerli olan bu yargının altında yatan gerçek ne? Son olarak nacizâne fikrimi söylüyorum: Depresyona girdiğimizde saçımızı değiştirmek kadar -hatta daha fazla- bizi dinleyecek, âdeta terapi yapacak birilerinin ilgisine ihtiyaç duyuyoruz da ondan! Ve o "biri"leri, tüm sırlamızını bilen en yakın arkadaşımız ya da psikiyatristimiz değil; yer yer esprileriyle bizi güldürecek, dedikodu yapabileceğimiz, üstelik mekânlarında yeni insanlarla da tanışabileceğimiz kuaförler! Bence kuaföre gitmeyi bu kadar sevmemizin altındaki en önemli nedenlerden biri işte bu! Bu kadar psikoloji yeter, biraz da tiyatroya gelelim. İlk paragraftaki tüm ahkâm kesmelerimi Tiyatrokare’nin yıllar sonra yeniden sahnelediği “Şen Makas”a borçluyum. Tipik bir kuaför salonunu sahneye taşıyan, fakat gelişen olaylarla bir mahkeme salonuna dönen, üstelik seyircinin de sorgulamaya bizzat katıldığı “Şen Makas”, baştan söyleyeyim, gülmek isteyenler için doğru bir seçim. İzleyecekler için sürprizini kaçırmadan konusunu kısaca özetleyeyim oyunun: Müzik âşığı kuaför Tayyar ve şen yardımcısı Betül’ün harıl harıl çalıştıkları Şen Makas’ta sıradan bir gün yaşanıyor. Üç müşterileri var: İlki yere kırmızı havlular serilerek karşılanan mirasyedi Ahu Hanım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Aş’nin projelendirdiği, Süleyman Saim Tekcan’ın 30 yıllık heykel ve gravürlerinden oluşan “Atlar, Hatlar ve Süleymannâme” sergisi, bin 600 yıllık Şerefiye Sarnıcı’nda 7 Ocak’a kadar sürüyor. Küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen’in üstlendiği sergi; at imgesini çağdaş sanatta yeniden yorumluyor ve at türlerine bir yenisini daha ekliyor. Tekcan’ın atı, heykel ve gravür formunda. Sarnıcın duvarlarıyla bütünleşen gravürler, suya yansıyan 3 boyutlu çalışmalar ve duvarlarla örtüşen gölgelerle oluşan görüntüler izleyiciye ilginç bir deneyim yaşatıyor. Süleyman Saim Tekcan, açılışta sergisine dair şu yorumları yaptı: “Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alması, bizim Anadolu’ya at sırtında gelmemiz koca bir imparatorluğun kurulması, at dediğimiz yaratık olmasaydı, olmayacaktı. Onun için at çok önemli. Bu nedenle dünyada en fazla zirveye ulaştığımız sanatlardan bir tanesi olan hat sanatımızı atlarla buluşturmak istedim.” ikincisi şeytantüylü pazarlamacı Engin, üçüncüsü ise gizemli bir balıkçı. Bu birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan ekip, şundan bundan sohbet ederlerken birdenbire bir cinayet haberi alıyor. Üst katta oturan ünlü piyanist öldürülmüş! Üstelik Şen Makas’a soruşturma için gelen Komiser Kartal ve Komiser Yardımcısı Serçe, katilin aralarından biri olduğuna emin. Çünkü hepsinin Mahmure Hanım’ı kuaför makasıyla katletmek için gerekçeleri var!

Tam da bu anda, salonu dolduran ve aslında seyirci değil “Feriköy Kanarya Sevenler Derneği Mûsiki Cemiyeti” üyeleri olan bizlerden yardım istiyor Kartal ve Serçe.

İnteraktif karakterli, seyircinin ikinci perdede sahneyle sürekli etkileşimde olduğu, “Katil kim?” sorusuna yanıt aradığı “Şen Makas” cep telefonları üzerinden yapılan oylamayla sonuçlanıyor. Yani katilin kim olduğuna seyirci karar veriyor ve karara göre oyunun finali her akşam değişiyor. Nedim Saban’ın yönettiği; Nurseli İdiz, Veysel Diker, Özgür Yetkinoğlu, Cem Güler, Müge Kement ve Jess Molho’nun oynadıkları “Şen Makas”; 11 Kasım’da Kenter Tiyatrosu’nda, 14 Kasım’da ise Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde yorumlanıyor.

Nurseli İdiz sosyetik güzel Ahu’yu, Veysel Diker kuaför salonunun sahibi Tayyar’ı oynuyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.