İhracattaki kayıp 2 milyar dolar

Dunya Gida - - İçindekiler - Mert Demircioğlu Özlem As

İhracattan dönen ürünlerden Türkiye’nin 2 milyar dolar kaybı olduğunu belirten İnvenura Pazarlama ve İș Geliștirme Direktörü Mert Demircioğlu, RASSF listesinde sıklıkla yer almanın hem ürün hem de ülke itibarı açısından olumsuz bir görünüm olușturduğunu söyledi.

Tarım-gıda ürün analizleri, ihracatta yașanan sorunlarla ilgili Dünya Gıda Dergisine konușan Mert Demircioğlu, üretim-pazarlama-ihracatta sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti.

Demircioğlu, “İhracattan dönen ürün miktarına ilișkin net bilgilere RASFF verilerinden ulașabiliyoruz. AB tarafından kurulmuș gıda ve yem hızlı alarm sistemi olan RASFF bildirimleri, AB sınır kapılarında yapılan kontrollerde tespit edilen ürünlerin listesi düzenli olarak paylașılmaktadır. Son on yılda yapılan RASFF bildirimlerinin ortalama yüzde 10’u Türkiye’den gönderilen ürünler için ya- pılmıș durumdadır. Geçtiğimiz yıl AB’de RASFF bildirimine takılan ürün sayısı 2 bin 922 olup, bunun 274’ü Türkiye’ye aittir. Geri dönen ürünlerden yıllık 2 milyar dolar dolayında bir ihracat kaybımız olduğu düșünülmektedir. Bu listede sıklıkla yer almak hem ürün hem de ülke itibarı açısından olumsuz bir görünüm olușturmaktadır” dedi.

“Üretim-pazarlamada sürdürülebilirlik sağlanmalı”

İhracat yapılan pazarlarda sürdürülebilirliğin sağlanamaması durumunda pazarlarda ciddi kayıplar yașandığını ifade eden Demircioğlu, üretim planlaması ve üretim așamasında alınacak kalıcı tedbirlerle tüm ihracat ürünlerinde sürdürülebilirliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Demircioğlu sözlerine șöyle devam etti: “Örnek olarak birkaç konuya değinmek gerekirse, zeytinyağı bașta olmak üzere bazı ürünlerde yașanan Var/Yok yılı prob-

lemi, iklim değișikliği kaynaklı özellikle fındıkla ve kayısıda verim düșmesi sürdürülebilirlik problemleri sayılabilir. Bir diğer sıkıntı kalite ve kalıntı problemleri. Üretim miktarında sürdürülebilirlik ne kadar önemliyse ürünlerin kalitesinde de sürdürülebilirlik o kadar önemli özellikle ihracatta. Gönderilen her partinin aynı kalitede ve özellikte olması çok önemli bir nokta. Kalitenin dıșında ürünlerde zararlı madde ve kimyasal içerik de hem ülke imajı açısından hem de ürünlerin pazarlardaki gücü açısından çok fazla olumsuzluk yaratıyor. Bu konulara örnek verecek olursak incirde yașanan aflatoxin problemi ile üzüm ve narda yașanan kalıntı problemlerinin ihracatçımızı son zamanlarda çok fazla zorladığını söyleyebiliriz.”

“İhracatımızı ilk aşamada 40 milyar dolara çıkarabiliriz”

Türkiye’nin tarımsal üretim açısından dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu belirten Demircioğlu, gerekli önlemler alındığı taktirde ihracattan elde edilen gelirin katlanarak artmasının mümkün olduğunu söyledi. Demircioğlu, “Türkiye’nin tarımsal üretimi yaklașık 91 milyar dolar olmasına karșın ihracatı 17 milyar dolar seviyesindedir. Türkiye’nin hem iç tüketim hem de ihracat anlamında daha iyisini yapabileceğini düșünüyoruz. 91 milyar dolarlık tarımsal üretimimizi, çok daha iyi değerlendirip üretici, ihracatçı ve tüketicinin çok daha iyi șekilde yararlanabilmesi sağlanabilir. Bunun için de planlamanın, kalitenin, doğru üretimin önemli olduğunu düșünüyoruz. Tarımsal üretim miktarı bize benzeyen ülkelere baktığımızda ihracat rakamlarının ortalama üretim miktarının üç dört katı olduğunu görüyoruz. Burada üretimin niceliğinin yanında niteliğin de yükseltilmesi ve standartlaștırılması gerekiyor. Üstün ve sürdürülebilir kalitede ürün yetiștirip ve dünya üzerinde bilinirliği olan markalar yaratarak ihracatımızı ilk așamada 40 daha sonrada 100 milyar dolar seviyelerine çıkartabiliriz. Kısaca üretim planlama, sürdürülebilir kaliteli üretim, sürekli kontrol, markalașma ve pazarlama süreçlerine sektörün ağırlık vermesi gerektiğini düșünüyoruz” diye konuștu.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.