Bir zamanlar “Radyo”

Dunya Gida - - İçindekiler - Derya Nil Budak deryanilbudak@gmail.com

Yıl 1920. İlk radyo yayını ABD’de yapılmıș ve kitle iletișimi adına insanlık tarihinin yeni dönemi bașlamıștır. Kral V. George’un Noel konușmasını yapmak üzere halka hitap ettiği 1934 kıșındaki radyo yayını sonrası zaman zaman halka konușma yapmak zorunda olan İngiliz kraliyet ailesi mensubunun kekeme oğluna cesaret vermek üzere söylediği sözler ise șöyledir:

“Geçmiște bir kralın yapması gereken tek șey üniformasının içinde saygın görünmek ve atından düșmemekti. Șimdi ise insanların evlerine girip sevgilerini kazanmak zorundayız.”

İletișim ve teknoloji ilișkisini basit ama etkili bir șekilde ifade eden tarihsel drama dalında bol ödüllü ve keyifli bir dönem filmi “Zoraki Kral” orijinal adı ile The King’s Speech. Senaryosu; o günlerde yalnızca basit bir radyo yayını üzerinden halkına hitap etmesi gereken kekeme bir krala dayanan film babasının ölümünün ardından büyük kardeșinin tahtan çekilmesi ve tahtın varisi olması sebebi ile bir krala yakıșır șe- kilde radyo yayınları yapmasını, bu uğurda kekemeliğinin üstesinden gelmek için bașvurduğu yolları konu alır.

Filmlerden ibaret olmayan bu ve benzeri senaryolardaki sesleniș, konușma veya hitapların günümüzde yine bir kitle iletișim aracı marifetiyle kitlelere ulaștırılması veyahut medyada gösterimi yalnız bugün değil geçmiște de sıklıkla medya kullanılmasını gerektirirdi. Özellikle II. Dünya Savașı ile birlikte radyonun; modern kitle iletișim araçları içerisinde bir döneme damga vuran bir araç olarak karșımıza çıktığını görürüz. Hatta bu dönem radyoların savașı olarak da ifade edilir. Radyonun altın çağı olarak bilinen bu dönemde siyasal, sosyal ve ekonomik gelișmeler ișitsel olarak ön plana çıkmaktadır. Etkin bir kitle iletișim aracı olan radyo, ilk modern yayının ardından televizyonun popüler olduğu 1960’lara dek halkın ilgisine mazhar olmuș. Öte yandan unutulmaz bir radyo deneyimi sağlayan bu dönem insanların da bir dönemine damga vurarak evlerde de merakla ve keyifle dinlenirmiș. Evin bașköșesinde ağırlanan radyo; kimi zaman ajans

saatinin beklendiği, kimi zaman müziklerin dinlendiği, hikâyeler, radyo oyunları ve daha pek çok dinletinin yayınlandığı toplumsal olaylara yön veren popüler bir medya olmuș.

Günümüzde hala geçerliliğini koruyan radyo; belki evimizde ailecek toplanıp dinlediğimiz bir medya olmaktan uzak ancak çoğu zaman bir yerden bir yere giderken dinlediğimiz ișitsel bir araç. Dahası tarım toplumundan, sanayi toplumuna ve sanayi sonrası enformasyon/bilgi toplumuna doğru hareket ettiğimiz süreçte șüphesiz radyolar da teknolojiden nasibini aldı. Yeni medya teknolojilerinin bir getirisi olarak kitleden bireye indirgenen yeni iletișim sistemi içerisinde artık dijitalleșen radyolar dikkati çekmekte. Her ne kadar radyoların altın çağı bitmiș olsa da varlığını postmodernizmin koșullarına uygun olarak devam ettirdiği sugötürmez bir gerçek.

Söz konusu postmodern radyo da olsa șüphesiz önce ișlevsel bir ișitsellik önemlidir. Ayrıca hitabetin yalnızca sosyal ve siyasal alanlarda olmadığı da așikârdır. Üreticiler, ișletmeler ve tabii markalar da ürün ve hizmetleri ile ilgili kitlelere hitap etmek ve seslenmek ister. Özellikle tüketicisini sabah ve akșam saatlerinde yol alırken hatta mümkünse çalıșırken de yakalamak isteyen ișletmelerin hali hazırda kullandığı etkin bir reklam ve tanıtım mecrasıdır. Hatta bu popüler saatler radyoların altın çağından kalma; tabiri caizse bizlere mirasıdır. Malumunuz günümüzde yine evden ișe – ișten eve gidilen saatler (drive time) ile çalıșma/boș zaman geçirilen saatler arasında bir akıș ve bu akıșa uygun bir reklam planlaması muhakkak ki itina ile yapılır.

Velhasıl; bir dönemin alametifarikasının o șașaalı günlerinden bu yana teknoloji hem bireysel ve toplumsal hem de ticari hayatımızın önemli bir parçası. Süreç içerisinde iletișimin, her daim teknoloji ile beslendiğini; teknoloji ile büyüyüp geliștiğini de görmekteyiz. Bu bağlamda, yeni teknolojiler iletișimin ve etkileșimin hızlanması, yayılması ile enformasyon ihtiyacının karșılanmasına hizmet etmekte. Ve dahi insanoğlunun tarihsel gelișimi ile birlikte iletișiminin gıdası da teknoloji olmuș ve olmaya devam edecektir. Amma velakin, iletișime konu olan bu araçların yeni teknolojileri ile ilgili ahkâm kesmeden evvel insanoğlunun radyo günlerinden kalma trajikomik imtihanının da tarihin tanıklığında yine bir medya ile gözler önüne serildiğini de unutmayalım.

Bir sonraki sayıda görüșmek dileğiyle,

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.