Her gün tükettiğiniz ‘zehirin’ farkına varın!

Dunya Gida - - İçindekiler - Sadık Çelik Keyveni Kurumsal Hazır Yemek Yönetim Kurulu Başkanı

Șeker ve karbonhidrat, çoğu insanın gün içerisinde öğünlerinde tüketmekten en keyif aldığı gıda çeșididir. Ancak ‘Tatlı yiyelim tatlı konușalım’ sözü ne yazık ki sandığımız kadar masum değil. Uzmanlar yapılan araștırmalarda, șekerin kanser dokusunu beslediğini ve vücudun bağıșıklık sistemini zayıflattığını söylüyor. Hatta bununla da kalmayıp, obeziteden diș sağlığına, cilt dokusundan karaciğer yağlanmasına kadar birçok hastalığın sebebi olarak görülüyor. Peki bunca olumsuzluğa rağmen neden șekerli ve karbonhidratlı yiyecekler tüketmek cazip geliyor?

Bütün dünyada yiyecek endüstrisinde șeker ve un konusunda tat alma duyusunun bağımlılık yaptığı biliniyor. Çünkü șeker, beyinde ödül merkezini çalıștırıyor. Bunun sonucu olarak beyin devamlı olarak daha fazlasını istiyor. Bu bağımlılık uyușturucuya duyulan ihtiyaçtan farklı değil. Çikolata ve șekerli gıdaların Tv ve diğer reklam mecralarında renkli ve cazip halde sunulması da insanların bilinçaltındaki isteği harekete geçirmesinde büyük bir rol oynuyor.

Tatlı ve unlu birçok hazır yiyeceğin içine mısır șurubu dediğimiz, mısır unundan elde edilen son derece ucuz bir șeker olan fruktoz katılıyor. Piyasada çoğu ekmek, pasta, tatlı veya tuzlu ürünlerde bu yüzden fruktoz bulunuyor. Onun için insanlar kilo problemlerini halletmeye çalıșırken, alıștığı gıdaları bırakmakta, özellikle de ekmek ve tatlı grubunda son derece zorlanıyorlar.

Aynı eroin gibi beyin “Ekmeksiz yapamam” diyor. Bundan vazgeçmek hiç kolay olmuyor. Bu sebeple fruktoz aslında vücut açısından en tatlı zehirdir.

Sonuçta bu kadar olumsuz etki bir araya toplanınca șekerli ve unlu mamuller sizi değil vücutta sinsi sinsi gelișen dejeneratif hastalıkları beslemiș oluyor. Burada altı çizilmesi gereken önemli nokta, glisemik indeksi son derece yüksek olan (70-100) beyaz ekmeğin Türk halkı tarafından yoğun olarak tüketilmesidir. Her gün 7-8 dilim ya da ekmek arası diye yarım ekmek yemek, yani yüksek glisemik indeksli karbonhidrat tüketmek, sağlığa ciddi zarar veriyor.

Günlük beslenmemizde șekerden ve unlu mamullerden tamamen kaçınmak neredeyse imkansız. Makarna ve salata soslarından yoğurda, ketçaptan unlu mamullere meyve sularına hatta bebek mamalarına kadar soframıza getirdiğimiz, iștahla yediğimiz birçok hazır gıdaya, kendi içerdikleri șekerin yanı sıra ayrıca șeker ilave ediliyor. Beslenmemizde karbonhidrat kaynağı olan her yiyecek vücut için “șeker” kaynağıdır. Besinlerin kendi yapısında bulunan karbonhidrat basit ve kompleks bir yapıdadır. Örneğin, bal, reçel, sofra șekeri, pekmez, meyve șekeri gibi karbonhidratlar basit yapıdayken; ekmek, makarna, pirinç, bulgur, kuru baklagiller gibi unlu mamuller kompleks karbonhidratı olușturmaktadır. Vücudumuz, kompleks yapıdaki karbonhidratı sindirirken daha fazla emek harcar. Oysaki basit șekerler, tüketilmesiyle birlikte kana karıșmaya bașlar. Sağlıklı beslenme içerisinde günlük enerji ihtiyacının en az yarısının karbonhidrat kaynaklarından sağlanması önemli olmakla birlikte, esas mesele sağlıklı “șeker” kaynaklarını tüketmektir. Bu yüzden karbonhidrat gurubu yiyecek dendiği zaman temel olarak topraktan gelen, ișlenmemiș ve doğal yiyecekleri düșünmeliyiz.

Șekerli ve unlu mamulleri bırakmak için bir an önce harekete geçmeliyiz. İnsülin direncini kırmanın en etkili yolu, uzmanların da söylediği gibi, daha fazla hareket etmektir. Yürüyüș, koșu vb. yapılan egzersizler, hücrelerin insülin hormonuna daha kolay cevap vermesini sağlar. Omega-3 yağ asitleri içeren besinler (balık, ceviz, keten tohumu avokado), yağların enerji kaynağı olarak kullanılmasına yardımcı olabilir. Sabah kalktığınızda dinlenmiș hissettiğiniz kaliteli uyku, stresi azaltarak șeker bağımlılığında size yardım edebilir. Öğünlerinizdeki fast food yiyecek alıșkanlığınızdan vazgeçin. Ortalama bir fast food menüsü 400 – 1500 kaloriden olușmakta, bu enerjinin büyük çoğunluğu da karbonhidrat ve șekerden meydana gelmektedir. Gün içerisinde atıștırmalık olarak çikolata ya da bisküvi gibi yiyeceklerin yerine çiğ kuruyemiș gibi gıdaları tercih edin. Kan șekeri kontrolünün sağlanmasında önemli etkileri bulunan çiğ kuruyemișler, șekeri bırakma evresinde öğün aralarındaki en önemli yardımcılarınızdan birisi olacaktır.

Araștırmalara göre fazla șeker tüketimi; yüksek tansiyondan diyabete, kalp hastalıklarından kansere dek birçok hastalığa zemin hazırlıyor. Son araștırmalar, obezitenin en önemli nedenlerinden birinin șeker olduğunu ortaya koyuyor. Kiși șekerli yiyecekleri yediğinde sürekli yeme isteği duyuyor. Gelișmiș düzeyde yapılan bilimsel araștırmalar, kanserli hücrelerin sağlıklı hücrelere göre șekeri 50 kat daha fazla kullandığı ve bu nedenle kanser hücrelerinin vücutta daha hızlı çoğalmasına neden olduğu üzerinde durmaktadır. Bununla birlikte așırı șeker tüketimi sonucunda obezitenin artması, kan șekeri düzeylerinin değișmesi ve diyabet hastalığının artması da ilave olarak bu hastalığı olan bireylerin kanser riskini artırmaktadır. Bu sebeple șekerin ve karbonhidratın azaltılması hatta iradeli olarak bırakılması, vücudun kısa sürede eski sağlıklı formuna dönmesine, kișinin daha enerjik hissetmesine ve bağıșıklık sisteminin güçlenmesine destek olacaktır.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.