Gıda açlığı ve israfına ilişkin bir model önerisi: Gıda Bankacılığı

Gıda bankalarının etkinliğinin sağlanabilmesi ve kuruluş amaçlarına ulaşabilmesi için hedef grupların iyi ve adil bir şekilde belirlenmesi, yardımların doğru kişilere en iyi biçimde ulaştırılması, gıda bankacılığı ile uğraşan derneklerin ve gıda bankaları

Dunya Gida - - İçindekiler - Prof. Dr. Erdoğan Güneş Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

Gıda ekonomisi

21. yüzyıl Dünyamızda artan nüfus ve gıda ürünleri üretimi ve dağılımı sorunsalı sürekli tartıșılır hale gelmiștir. Bir yanda 790 milyon insanın açlığı ve kötü beslenmesi sorununa ilișkin öneriler geliștirilirken, diğer yandan gelir düzeyine bağlı olarak sağlıksız/ așırı beslenme sorunu neticesinde artan gıda ürünlerinin israfı durumuyla karșılașıyoruz. Bu bağlamda çözüm olarak düșünülebilen bir uygulama olarak dikkate alınabilecek gıda bankacılığı sistemi, gıda açlığı ve israfla mü- cadelede bașvurulabilecek bir önlem olarak ele alınabilir. Aslında toplam gıda üretiminin dünya nüfusunu besleyebileceği ve bu nedenle de kaynak kullanım planlamasının yapılarak israfın önlenmesi sürekli gündemi meșgul etmektedir. Ancak bu konuda farkındalık yaratmak ve etkin önlem almak söz konusu olduğunda organize çalıșmaların yetersizliği dikkati çekmektedir. Bu yönüyle organizasyon modeli olarak gıda bankacılığının ele alınması yararlı görülmektedir.

Genel olarak, gelișmekte olan ve sanayileșmiș ülkelerde kiși bașına düșen gıda israfı daha fazladır. Yapılan çalıșmalarda Sahra-altı Afrika, Güney Afrika ve Güneydoğu Asya’da

kiși bașına düșen israf miktarı yalnızca 6-11 kg/yıl iken, Avrupa ve Kuzey Amerika’da tüketiciler tarafından kiși bașına düșen gıda israfının 95-115 kg/yıl olduğu bildirilmektedir. Diğer yandan Avrupa ve ABD’de gıda ürünleri israfı daha çok tüketim așamasında dikkati çekerken, Afrika ve kimi Asya ülkelerinde tarımsal üretim ve pazarlama sürecinde kayıpların arttığı görülmektedir.

Bu bakımdan gıda israfına yönelik uygulamaların her bir ülke ve kıta coğrafyası için farklı olmasının gerektiği, özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde tarımsal teknolojik üretim ve yatırımların kayıp düzeyini azaltacağını vurgulamak sorunludur. Bir yandan gıda israfı diğer yandan da gıda bulamama sorunu yașayan geniș kitlelerin çeșitli sivil toplum ya da hükümet /yerel organizasyonlarla fayda maksimizasyonu sağlamada gıda bankacılığı çalıșmaları önemli görülmektedir.

Dünyada gıda bankaları, gıdaya erișmekte zorlanan veya erișemeyen bireylere gıda dağıtımı yapan ve kar amacı gütmeyen kurulușlar șeklinde tanımlanmaktadır ve bu kavramın ilk olarak 1960’ların sonunda ABD’nin Arizona Eyaletinin Phoenix șehrinde emekli bir iș adamı olan John Van Hengel’in fakirlere yardım amacıyla yaptığı çalıșmalarla ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Uygulamada bir tarafta aç ve yoksul insanların, diğer tarafta ise son kullanma tarihi yaklașan veya ambalajı zarar gördüğü için israf edilen ürünlerin dağıtımı bu sistemde esas olmuștur. ABD de gıda bankacılığını hukuki bir zemine oturtmuș, kurulușların finansal avantajlardan yararlan- masını sağlanmıștır. Sonraları bu sistem, ülkede yayılım göstererek 18 șehirde kurulmuștur. 2017 yılı itibariyle ABD’de bu organizasyona dahil 200 gıda bankası bulunduğu belirtilmektedir.

Gıda bankacılığının Avrupa’daki gelișimi de 1984 yılında Fransa’da bașlamıș, üst birlik olarak Avrupa Gıda Bankaları Federasyonu (The European Federation of Food Banks) kurulmuș, 2017 yılında Federasyonda 23 üye ülke yer almıștır. Bu durum gelir düzeyi yüksek gelișmiș ülkelerde sistemin kurulumunu zorunlu kılarak düșük gelirlilerin beslenmesi yanında gıda israfının azaltılmasına yönelik gelișmeleri ortaya çıkarmıștır.

Tarihsel süreci dayanıșma ve birlikteliğe dayanan Türkiye’de gıda bankacılığı kavram ve kapsamı ilk kez 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiștirilerek Kabulü Hakkında Kanun’da yer almıș, Kanun’da gıda bankaları, “Bağıșlanan veya üretim fazlası sağlığa uygun her türlü gıdayı tedarik eden, uygun șartlarda depolayan ve bu ürünleri doğrudan veya değișik yardım kurulușları vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaștıran ve kâr amacı gütmeyen dernek ve vakıfların olușturduğu organizasyonlar” olarak tanımlanmıștır. Gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağıșlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamının yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilebilme imkanı verilmiș, 2005 yılında Belediyelere de gıda bankacılığı yapabilme yetkisi tanınmıștır. Tüm bu yasal düzenlemelerle gıda

bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflar ile gıda maddesi bağıșında bulunan mükelleflere bazı vergi avantajları getirilerek gıda bankacılığı yaygınlaștırılmaya çalıșılmıștır.

Gıda bankalarının açlık ve israfla savașta bașvurulan bir önlem olarak ortaya atılması ve bu alanda yapılanlar düșünüldüğünde, pek çok faydasının olduğu ve çeșitli alanlarda yayıldığı görülmektedir. Sistemin yaygınlığı ve yararlığı, büyük ölçüde konu ile ilgili organizasyon ve ihtiyaç sahiplerinin doğru ve zamanında seçimi, ilgili kurulușların güvenilirlikleri ve denetimine bağlıdır. Gıda bankaları ancak belirli sayıda aileye ve kișiye hizmet verebilmektedir. Özellikle Türkiye için değerlendirildiğinde, hâlihazırda gıda bankalarının sayısı çok fazla değildir. Bu nedenle açlıkla ve yoksullukla mücadelede tek bașına gıda bankalarının sayılarının arttırılması etkin bir çözüm yöntemi olarak görülmemektedir. Önemli olan açlık ve yoksulluğu azaltmaya yönelik sürdürülebilir politikaların uygulanması ve bu politikalardan maksimum faydanın elde edildiği noktada ek olarak gıda bankalarının faaliyetlerinin artırılması ve etkinliklerinin sağlanmasıdır.

Gıda bankalarının etkinliğinin sağlanabilmesi ve gıda bankalarının kuruluș amaçlarına ulașabilmesi için ise hedef grupların iyi ve adil bir șekilde belirlenmesi, yardımların doğru kișilere en iyi biçimde ulaștırılması, gıda bankacılığı ile uğrașan derneklerin ve gıda bankalarının iyi bir șekilde denetlenmesi gerekmektedir. Türkiye için değerlendirildiğinde, gıda bankalarının sağladığı faydaların yanında mevcut koșulda suiistimale açık bir profil çizdiği belirtilmektedir.

Buna ek olarak, Türkiye’de gıda bankalarına ilișkin bilgi seviyesi ve gıda bankalarının sayısı yüksek değildir. Türkiye’de gıda bankalarını hukuki hale getiren ve tanımlayan kanunun 2004 yılında çıkmasına rağmen, aradan geçen 14 yıllık süreçte konunun bilinirliğinin çok fazla artmadığı, gıda bankalarının yayılımının hızlı olmadığı görülmektedir. Sonuç olarak, gıda bankalarının sayısı artsa dahi, bunların yoksulluğu ve açlığı tamamen ortadan kaldırması mümkün görülmemektedir.

Gıda bankalarının kapasiteleri ve ișleyiș sistemleri düșünüldüğünde; gıda bankalarını etkili mücadele araçları olarak görmekten ziyade, șu așamada bu kurumları açlığı ve yoksulluğu önlemede politika tamamlayıcı unsurlar olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Bu konuda geniș bilgi ve açıklamalar için bkz: Erdoğan Güneș ve Berkay Keskin, 2017. Gıda Bankacılığı: Türkiye için Bir Değerlendirme, III IBANESS Kongresi Series (International Balkan and Near Eastern Social Sciences Congress Series), Sayfa: 335-339, 0405 Mart 2017, Edirne.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.