Beslenmemizde şekerli ve unlu gıdalar

Şekerin çocuklarda diş çürümesi ve obeziteye neden olabileceğini belirten Berrin Yiğit, obezitenin de birçok hastalığın kökeni olduğunu kaydetti. Berrin Yiğit, hamur işi tüketirken evde daha az yağlı, daha az şekerli ve sağlıklı unlar ile yapılanların ter

Dunya Gida - - Tatli Ve Unlu Gidalar -

Diyetisyen Berrin Yiğit, tam tahıllı gıdaların rafine edilmiș gıdalara göre daha yüksek lif oranına sahip olduğunu ve birçok araștırmanın ıșığında obezite riskini azalttığı yönünde olduğunu belirtti. Berrin Yiğit, “Ekmeklerin sadece kepekli undan yapılmıș olması yeterli değildir. ‘%100 tam tahıl’ veya ‘%100 tam buğday’ olarak etiketlenmiș ekmekleri alın” tavsiyesinde bulundu. Diyetisyen Berrin Yiğit, ekmek, șeker, hamur iși ve çocuklarda șeker tüketimi ile ilgili önemli konuları Dünya Gıda Dergisine değerlendirdi.

Basit șekerin vücudun ihtiyaç duyduğu bir besin ögesi olmadığını söyleyen Diyetisten Berrin Yiğit, “Amerika’nın keșfi ile tüm dünyaya yayılmıștır. Eğer çok elzem bir ürün olsaydı vücudumuz șekersiz yapamazdı. Halbuki vücut, yediğimiz çoğu gıdayı son yapı ürünü olan șekere dönüștürüp enerji olar olarak kullanabilmektedir. Dolayısıyla aslı aslında șeker bizim için gerekli değild ğildir. Bu nedenle șeker içeriği çok ze zengin olan ürünlerin de yaygınlığını göz gö önüne alırsak, minimum seviyelerde ye tüketilmesine özen gösterilmelidir. m Çeșitli kurulușların belirtilen sağlıklı sa ölçüleri maksimum seviyede d șu șekildedir; Dünya Sağlık Örgütü, g optimum sağlık için günlük enerji e alımının yüzde 5’i kadarını (yaklașık ( 6-9 çay kașığı) “serbest șeker” alımı ile sınırlandırmanı- zı öneriyor, Amerikan Kalp Derneği (AHA) ise maksimum bir gün içinde tüketilen basit șekerlerin miktarını kadınlarda günde 100 kalori (25 gram veya 6 çay kașığı) ve erkeklerde günde 150 kalori (37.5 gram veya 9 çay kașığı) olarak sınırlandırmaktadır” dedi.

Daha az yağlı, daha az șekerli ve sağlıklı unlar tercih edilmeli

Hamur ișini seven bir toplum olduğumuzu söyleyen Berrin Yiğit, “Genel olarak ‘5 çayı’ adı altında ya da altın günlerinde kadınlar genellikle çok fazla çeșit yaparak ikindi öğünlerini ya da ana öğünlerini tamamen hamur iși boyutuna getirebiliyorlar. Bir anda 3000 kalorilere ve hatta daha fazlasına bile çıkabiliyorlar. Dolayısıyla aslında yasak koymuyoruz ama limitler așıldığı için probleme neden oluyor. Hamur iși tüketirken dikkat etmemiz gereken șey evde daha az yağlı, daha az șekerli ve sağlıklı unlar ile yapılanları tercih etmek. Genelde benim yaptığım, evimde eğer dıșarıdan bir tarif hazırlayacaksam, șekeri dörtte bir oranına çektiğim bile oluyor. Șeker yerine elma püresi, organik elma konsantreleri kullanmak, kuru meyveler katmak iyi birer alternatif. Böylelikle besleyiciliğini arttırmıș oluyoruz. Yağ yerine de yağlı tohumlar ekleyebilir, yağ miktarını yarıya çekebiliriz. Pișirme kağıtları da, pișirme esnasında yașanacak sorunları azaltabilir. Dıșarıda satılan hamur ișleri (kurabiye, kek, poğaça, bisküvi.. ) rafine un, basit șeker ve uzun süre dayanıklılığı sağlayan koruyucu maddeler içermektedir. Oysa ki biz evimizde bunları yaparken böyle katkı maddeleri, yapay tatlandırıcılar kullanmıyoruz. Dolayısıyla mümkün olduğunca evde

yapmaya yönelișimizin nedeni budur. Tabii ki arada dıșarıdan da alabiliriz. Ama bunu dengeleyebilmemiz önemlidir. Porsiyonlu ve kontrollü miktarda tüketildikçe yasaksız bir beslenme, hayat boyu beslenme standardımız olur ve bu daha doğru olur” diye konuștu.

Șekeri sınırlamakta fayda var

Çocukların kazandıkları beslenme alıșkanlıklarının ebeveynlerde bașladığını belirten Yiğit, “Çocuklar bu dönemde nasıl alıșırsa hayat boyu onu devam ettirme eğilimi gösterir” dedi. Șekerin çocuklarda diș çürümesi ve obeziteye neden olabileceğini belirten Berrin Yiğit, obezitenin de birçok hastalığın kökeni olduğunu kaydetti.

Yiğit, “İlaveten, șeker sürekli tüketildiğinde bir bağımlılığa dönüșüyor. Geri dönüșü zor bir bağımlılığa dönüșmemesi için mümkün olduğunca haftada 1-2 ile sınırlandırmakta fayda var. Porsiyon kontrolünün de en çok zorlanıldığı bir besin olan șekeri abartmamaya dikkat edin. Çocuklarımıza șeker ve șekerli ürünler yerine onlara sağlıklı alternatifler bulmak sağlıklı büyüme-gelișme için oldukça faydalı olacaktır. Örneğin, çocuğunuz okuldan geldi ve akșam yemeğine kadar bekleyemeyecek gibi görünüyor ise onlara kek, poğaça yerine meyve, fındık, fıstık veya süt gibi alternatifler sunabilirsiniz. Çünkü kek gibi alternatifler ile çocuklarımız çok çabuk doyup, ana yemeklerden uzaklașır. Evde yaptığımız kek veya pastaları ise sıklıkla yemeyeceğini belirtmemiz gerekir. Çünkü șeker ve șekerli ürünler yedikçe daha da çok yeme isteği ve bağımlılığa dönüșebilmektedir. Bu da uzun vadede sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir” ifadelerini kullandı.

Berrin Yiğit ekmek tüketimi ile ilgili șu sözleri söyledi: “Ekmekle ilgili son birkaç senedir televizyonda ve medyada birçok hatalı bilgi bulunmaktadır. Gözümüzü çok korkutup ekmekten neredeyse hiç tüketmemek üzere kaçar olduk. Halbuki bu doğru değildir. Tam tahıllı gıda- lar, rafine edilmiș gıdalara göre daha yüksek lif oranına sahiptir ve birçok araștırma obezite riskini azalttığı yönündedir. Özellikle de 2013 yılında American Journal of Clinical Nutrition’da yayımlanan bir makale bu düșünceyi daha da desteklemektedir. Çalıșma 1965-2010 yılı arasında yapılan yani son 45 yılın insan çalıșmalarının analizini yapmıștır ve tam tahıllı gıdaların daha düșük obezite seviyesi ile ilișkili olduğu sonucuna varmıștır.

Çoğumuz için ekmek temel bir besindir. Sofralarımızda sağlıklı ekmekler tüketmek için size birkaç önerim var.

• Ekmeklerin sadece kepekli undan yapılmıș olması yeterli değildir. ‘%100 tam tahıl’ veya ‘%100 tam buğday’ olarak etiketlenmiș ekmekleri alın. Ekmeğin tohumunun atalık tohumundan üretilmiș olduğu tam tahıllı ekmekleri tercih edin. Ekmekler mümkün olduğu kadar doğal olmalı ve katkı maddeleri içermemelidir. Ekmeğimizi evimizde de yapabiliriz ya da doğal ve kaliteli ekmek yapan yerleri de tercih edebiliriz.

• Sodyum içeriğine dikkat edin. Çoğu ekmek ürünleri maya aktivitesini kontrol etmeye yardımcı olmak ve lezzet vermek için bir miktar sodyum içerir. Günde üç porsiyon tam tahıllı ekmek yerseniz ve her dilim yaklașık 200 miligram sodyum içeriyorsa, günlük sodyum alımına 600 miligram eklendi demektir. Çok gibi düșünmeyebilirsiniz ama günde 1.800 miligramda kalmaya çalıșıyorsanız, sınırınızın üçte biri demektir. Bu nedenle düșük sodyum içeren ekmekler tercih edin.

• Porsiyon boyutu önemlidir. Ekmek ürünlerini karșılaștırırken, etiket üzerindeki porsiyon boyutuna dikkatle bakın. Bazı ekmek dilimleri diğerlerinden daha büyüktür, dikkat etmeyi ihmal etmeyin.

• Diyet veya “Light” olan çeșitler her zaman daha iyi demek değildir. Tek bir kelimeye odaklanmadan içeriğin bizim için daha kıymetli olduğunu unutmayın.

Özellikle atalık tohumlardan üretilmiș tam buğdayların tercih edin, ekși mayalı üretilenler de en sevdiklerimizdir.”

Berrin Yiğit

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.