Su gibi aziz ol

Dunya Gida - - Önsöz -

‘Su gibi aziz ol’ demiș eskiler. Su, insan yașamının sürdürülebilirliği için en değerli içecek... Doğada bol miktarda ve tüm canlılara yetecek kadar var-dı. Saftı, kirlenmemiști, ulașılabilir, kana kana içilebilirdi. Çeșmelerden buz gibi akan karpuz çatlatanı, minerallisi, yeraltından kaynayarak çıkıp sıcak içilebileni, lezzetlisi, ‘șeker gibi’ olanı, taș düșüreni, yavanı...Ama artık azalıyor, kaynakları kuruyor, lezzeti değișiyor. Erișim zorlașıyor, geleceğin savașlarının su savașları olacağı söyleniyor. Bununla birlikte yüzyıllardır insanlar sadece su içmekle yetinmediler. Hem susuzluğu giderecek hem de farklı lezzetlerle hazırlanacak içecekler geliștirildi. Mutlu anlar için lezzetli çeșitler, doğumda, hastalıkta, sağlıkta, sporda; gece için, gündüz için, her dakika her vesileyle içilmeye hazır içecekler. Șerbetler, limonatalar, meyve suları, ayran, gazoz, kola gibi soğuk içileni; çay, kahve, bitki çayı gibi sıcak içileni, enerji vereni, besleyeni ve niceleri. Bu geleneksel içeceklerin yanı sıra son dönemlerde yeni içecekler susuzluğumuzu gidermek için raflarda yerini alıyor. 90’lı yıllarda içecek sektöründe yeni bir furya bașlamıștı. Vitaminli ve aromalı sular. Ama nedense tutmadı. A-C-E vitaminli sular mesela sağlık açısından önemli bir gelișmeydi. Aromalı sulardan lavantalı su bence çok lezzetli ve sakinlik verdiği için faydalıydı. Ne yazık ki pek değil, hiç tutmadı. Daha sonra smoothie’ler moda oldu. Yoğurtlu meyveli pürüzsüz içecekler. Bize biraz geç geldi. Bunların da çok tuttuğu söylenemez. Aromalı madensuları tuttu mesela. Çok beğenildi. Doğal aromalı ve meyve suyu katkılı olanlarını tercih ederim ancak madensuyu firmaları bu konuda çok ısrarcı değiller. Bu arada meyve suyu üreticileri her yere bulașan bilgi kirliliği ile mücadele ediyor. Neden olduğu bilinmez bir grup diyetisyen, doktor ve uzman, meyve suyu içmeyin, meyvenin kendisini yiyin diyerek akıl karıștırıyor. Gerekçeleri de meyvenin lifleri var, meyve suyunda bağırsaklara yarayan lifler yok. Sanki her yediğimiz içtiğimizde lif ararmıșız, sade suda lif varmıș gibi. Ayrıca meyve suyu içenler bașka besin tüketmiyorlar mı? Lifleri de diğer yiyeceklerden alabilirler. Kıșın kayısı, șeftali suyu içip, portakal ve bol lifli elma yenilebilir. Böylece mevsimsel meyvelerin gerek suyunu içerek, gerek kendisini yiyerek her daim lezzetine varabiliriz. Bu söylemler nedeniyle meyveli içecek üreten firmalar bazı ürünlerine ayrıca lif ve hatta mesela portakal sularına portakal kesecikleri eklediler. Çok da güzel oldu. Ürün değer kazandı lezzeti katlandı. Bir diğer iddia ise bir șișe meyve suyunda yiyebileceğimiz bir meyveden daha fazlası var. Böylece suyunun kalorisinin meyveden daha çok olduğu söyleniyor. Hatta șeker ve çeșitli kimyasal katkıların eklendiği iddia ediliyor. Bunlar hep genellemeler. Bu kișilerin öncelikle resmi tebliğe göre hangi üründenmeyve nektarı, yüzdeyüz meyve suyu, meyve aromalı içecek-bahsettikleri hangi ürünleri karaladıklarını açıklamaları lazım. Ülkemiz meyve cenneti. İklimimiz müsait, meyve suyu üreticileri meyve tarımımızın artı değer yaratan sanayisi.

MEYED, ‘Meyve suyu yarar’ sloganıyla bir kampanya bașlattı. Umarım bu vesileyle akıllardaki karıșıklığı giderebilirler. Son olarak bir vurgu da süte yapmak isterim. İçecek olarak süt her yaștakiler için çok önemli. Șimdilerde sütlü meyve suları revaçta. Proteinlisi, kalsiyumlusu, laktozsuzu, yarım yağlısı, aromalısı var. Kimbilir içeceklerde daha ne gelișmeler olacak... Ne olursa olsun yavan su bile olsa sağlıkla keyifle içmek nasip olsun.

Bir sonraki sayımızda bulușmak dileğiyle...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.