Sınai Mülkiyet Kanunu’nun markalara ilişkin getirdiği yenilikler

Dunya Gida - - Haber - Av. Emine Başcı Devres Devres Hukuk Bürosu www.devres-law.com

Ticari hayatın bir parçası olan marka, bir malın hangi ișletme tarafından piyasa sürüldüğünü gösteren en önemli araçtır. Hele ki günümüzde ticaretin değișen dinamikleriyle birlikte markaların önemi çok daha artmıștır. Kimi ișletmeler açısından markalar, ișletmenin maddi varlıklarından çok daha değerli hale gelmiștir.

Marka, para ile ölçülebilen bir sınai hak olarak kısaca, “bir ișletmenin mal ve hizmetlerini, bașka bir ișletmenin mal ve hizmetlerinden ayırmaya yarayan ișaret” olarak tanımlanabilir.

10 Ocak 2017 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“Kanun”) kabul edilmiștir. Kanun öncesi dönemde marka, patent, faydalı model, tasarım, coğrafi ișaret gibi sınai haklar ayrı ayrı 556, 555, 554 ve 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler altında düzenlen-

mekteyken, Kanun ile birlikte sınai haklara ilișkin düzenlemeler tek bir çatı altında toplanmıștır. Kanun öncesi dönemde markaların korunması 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (“KHK”) de düzenlenmekteydi.

Ekonomik gelișmeler paralelinde sınai mülkiyet hakları alanında da önemli gelișmeler yașandığından yeni bir kanun ile hükümlerin güncellenmesine ihtiyaç duyulmuștur. Markaya ilișkin KHK’da yer alan temel kuralların çoğu Kanun’da da yer almakta ise de, Kanun KHK’ya nazaran önemli farklılıklar ve yenilikler içermektedir. Bu yazımızın konusunu da Kanun ile getirilen bașlıca yenilik ve değișiklikler olușturmaktadır.

Kanun’un 4. maddesinde markanın, kiși adları dâhil sözcükler, șekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajların biçimi olmak üzere her tür ișaretten olușabileceği belirtilmiștir. Dolayısıyla marka olarak kabul edilebilecek unsurların kapsamı KHK’ya nazaran genișletilmiștir. KHK’da marka olabilecek ișaretlerin grafikle gösterilebilmesi gerekli iken Kanun’da böyle bir kısıtlamaya yer verilmemiștir. “Renk”, “ses”, “koku” markalarının da tescil edilerek marka korumasından yararlanabileceği kabul edilmiștir.

Kanun’un 6. maddesinde bir markanın tescilinin nisbi olarak reddine sebep olabilecek nedenler sıralanmıștır. Nisbi red nedenleri ilgilisinin itirazı üzerine incelenecek nedenlerdir. Tanınmıș bir marka ile aynı veya benzer nitelikteki marka bașvurularının, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından ancak ilgilisinin itirazı üzerine reddedileceği Kanun’da öngörülmüștür. Oysaki KHK kapsamında, tanınmıș bir markanın varlığı halinde marka tescil bașvurusunun mutlak olarak – yani merciin kendiliğinden, resen, yapacağı incelemeye dayalı olarak – reddedileceği düzenlenmiștir. Ne var ki bu hüküm sonradan Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile iptal edilmiștir.

Kanun’da yer alan bir bașka önemli yenilik, tescilli marka sahibinin muvafakati ile tescilli markayla aynı ya da benzer markaların da aynı veya benzer mal ve hizmetler için tescil edilebileceğinin öngörülmüș olmasıdır. Bir marka bașvurusunun, önceki marka sahibinin söz konusu bașvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı bir belgeyi sunması halinde bașvurunun reddedilemeyeceği, verilecek noter onaylı muvafakatnameye ilișkin usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiștir. Nitekim Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik de Resmi Gazete’nin 24 Nisan 2017 tarih / 30047 sayılı nüshasında yayımlanmıș ve halihazırda yürürlüktedir.

KHK’da düzenlenmeyen fakat Kanun ile getirilen değișikliklerden önem arz eden bir diğeri de kullanılmayan markanın iptali ile ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu’na (eski adı ile Türk Patent Enstitüsü) verilen yetkidir. Kanun’un 9. maddesine göre, tescil tarihinden itibaren beș yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına beș yıl kesintisiz ara verilen bir markanın iptaline Türk Patent ve Marka Kurumu karar verebilecektir.

Bu yeni düzenleme KHK’nin uygulamasından oldukça farklıdır. Zira eski uygulamaya göre prensipte bir markanın iptali ancak mahkeme kanalıyla mümkün olabilir iken, Kanun’da bu uygulama değiștirilmiș ve beș yıl kullanılmayan bir markayı iptal yetkisi Türk Patent ve Marka Kurumu’na verilmiștir. Ancak, Türk Patent ve Marka Kurumu’na tanınan bu iptal yetkisinin Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten yedi yıl sonra uygulanmaya bașlayacağını ve o zamana kadar Kanun’da belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde iptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılacağını önemle vurgulamak isteriz.

Beș yıllık süreye ilișkin Kanun’daki bir bașka düzenleme de markanın hükümsüzlüğüne ilișkindir. Kanun’un 25. maddesine göre bir marka sahibi, kendisinden sonra tescil olan bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma beș yıl boyunca sessiz kalmıșsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, bu markanın hükümsüzlüğünü kendi markasını gerekçe göstererek talep edemeyecektir. Keza beș yıl süre kriterinin getirildiği diğer bir düzenleme de marka sahibi tarafından marka bașvurularına karșı yapılacak itirazlar ile ilgilidir. Yapılacak itiraza dayanak teșkil eden markanın da fiilen beș yıldır ciddi biçimde kullanılıyor olması ve buna ilișkin delillerin de itiraz ile birlikte Türk Patent ve Marka Kurumu’na sunulması gerekmektedir.

Kanun’da öngörülen düzenlemelere dair son olarak da itiraz sürelerinde yapılan değișikliğe değinmek isteriz. Marka bülteninde yayımlanmıș bir marka bașvurusuna karșı KHK döneminde üç ay olan itiraz süresi, Kanun’un 18. maddesi ile iki aya indirilmiș bulunmaktadır.

Belirtmek isteriz ki; yukarıda siz değerli okuyucularımızın dikkatlerine sunduğumuz değișiklik ve yenilikler, Kanun ile getirilenlerin sadece belirli bir kısmını olușturmaktadır. Kanun, KHK’nın temel prensiplerini korumakla birlikte uygulamada farklılık yaratacak yenilikler de öngördüğünden yeni ihdas edilen hükümlerin sonuçları ve/veya beraberinde getireceği hukuki sorunlar ya da kazanımlar uygulamanın ișlerlik kazanması ile zamanla daha fazla ortaya çıkacak ve daha detaylı olarak değerlendirilebilecektir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.