Neden maden suyu içmeliyiz?

Dunya Gida - - Içindekiler -

Her insanın doğal maden suyunu tüketmesi gerektiğini söyleyen Uludağ İçecek CMO ve İcra Kurulu Üyesi Murat Zengin, “Sıvı desteği için suyun yanı sıra günde 2-3 şişe maden suyu rahatlıkla tüketilebilir” dedi. Kızılay Maden Suları Kalite Yönetim Birim Yöneticisi Murat İntepe ise, “Mineralli sular mide, bağırsak ve kardiyovasküler hastalıklarda iyileştirici” diye konuştu.

Doğal maden suyunun hem vücudun günlük sıvı gereksiniminin hem de günlük mineral desteğinin karșılanmasına katkıda bulunduğunu ve pek çok hastalığa karșı korunmak açısından sayısız faydasının olduğunu söyleyen Uludağ İçecek CMO ve İcra Kurulu Üyesi Murat Zengin, “Bazı araștırmalar maden suyu tüketilen toplumlarda kalp ve damar hastalıklarının daha az görüldüğünü, böbrek ve idrar yolu tașlarının daha az geliștiğini ve kemik ve diș sağlığının daha iyi bir seviyede olduğunu söylüyor. Özellikle yetișme çağındaki çocuklarda ve kadınlarda kemik yapısının güçlenmesi açısından doğal maden suyu oldukça faydalı. Bunlara ek olarak tüketimi solunum ve sindirim sistemlerinde yașanan kabızlık, mide mukozası iltihabı gibi sorunlara karșı destek sağlayan doğal maden suyu, cilt yapısının uzun yıllar sağlıklı kalmasına yardımcı oluyor. Safra kesesi tembelliğine karșı yararlı olduğu, pankreas fonksiyonlarını desteklediği, șeker hastalığına karșı olumlu etkileri olduğu da biliniyor” dedi. Zengin, “Öte yandan vücudu içeriden beslenmenin yanı sıra dıșarıdan beslenmek için doğal maden suyu sayısız fayda sağlar. Mineral desteği sayesinde cilde olumlu etkileri bulunur ve cildi ferahlatır” șeklinde konuștu. Her maden suyunun yapısının ve içeriğinin birbirinden farklı olduğunu kaydeden Zengin, “Ortalama olarak yetișkin bir bireyin vücut ağırlığının yüzde 55-75’i sudur. Bu yüzdeler kișiye, vücut bileșimine, yașa, cinsiyete ve diğer faktörlere bağlı olarak değișir. Her insan, hangi yaș grubunda olursa olsun, doğal maden suyu tüketebilir, tüketmelidir. Özellikle sporcuların zengin kalsiyum ve magnezyum içeren doğal maden suyunu sürekli olarak tüketmesinde herhangi sakınca yoktur. Yukarıda da bahsettiğim gibi kadınlar ve çocuklar için de kemik yapıları için faydalıdır” ifadelerini kullandı. Zengin sözlerine șu șekilde devam etti: “Sıcak ve yaz ayları suyu daha fazla hatırlatsa da kıș aylarında da su tüketiminin önemi büyük. Tüm vücut dokuları belli miktarlarda su içerir ve vücut suyunun azalması ciddi tehlike yaratır. Su ve maden suyu içmek için susamayı beklemek oldukça sakıncalı. Sıvı desteği için suyun yanı sıra günde 2-3 șișe maden suyu rahatlıkla tüketilebilir.”

“Mineralli sular insan sağlığı üzerinde olumlu etkiye sahip”

Türkiye’nin Alp-Himalaya organik kușağında bulunan, nispeten genç magnatizma karakterinde, mineralli su ve içme suyu açısından zengin kaynaklara sahip olduğunu belirten Kızılay Maden Suları Kalite Yönetim Birim Yöneticisi Murat İntepe, “Ülkemizin jeolojik yapısı ve toprağın morfolojisinin etkisiyle zengin maden suyu ve termal su kaynağına sahiptir. Bu sular Anadolu’da tarih boyunca farklı hastalıkların tedavisinde de kullanılmıș, fizik, kimya gibi bilim alanları sayesinde mineralli sular ve kaplıca sularının sağlığa olan etkileri zamanla belirlenmiștir” șeklinde konuștu. Türkiye’de mineralli suların maden suyu olarak geleneksel adıyla bilinmekte olduğunu ve özellikle mide, bağırsak ve kardiyovasküler hastalıklarda iyileștirici olarak faydalanıldığını söyleyen İntepe, “Aynı zamanda kalorisi olmadığı için diyet programlarında kullanılabilmektedir. Mineralli sular içerdikleri mineralleri, eser elementleri ve diğer bileșenleri ile insan sağlığı üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Çünkü minerallerin, içilen doğal mineralli sudan emilip, günlük mineral gereksinimini karșılamaları olanaklıdır. Doğal mineralli sular yeraltındaki çevrimleri sırasında toprakta bulunan birtakım element ve maddeleri çözündürürler. Bu yüzden, belirli düzey ve oranlarda mineraller ve birtakım eser elementler ve diğer bazı bileșikleri de çözünmüș olarak tașırlar. Türkiye’de üretilen maden sularının nitelendirilmesinde içerdikleri mineral miktarlarına göre Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelikte belirtildiği șekli ile așağıda sınıflandırma yapılmıș ve satıșa arz edilen maden suları bu niteliklere göre adlandırılmıștır” dedi.

Doğal mineralli suların kimyasal içeriklerinde eser elementlerin de önemli bir yer tuttuğunu belirten İntepe sözlerini șu șekilde sürdürdü: “Eser elementler mineralli suların içilmesiyle vücuda alınır ve insan sağlığı için yararlı etkileri belirlenir. Diğer yandan bu elementlerin tüketilen maden suyu ile fazla miktarda alınması bazı sağlık

riskleri tașıyabilir ve bazı istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunlar arasında en bașta ülkemizde mineralli sularda yaygın bulunabilen florür gelmektedir.

Ayrıca arsenikten, nikele, civadan kadmiyuma kadar bir dizi element ve bazı maddeler için uluslararası standart olan Codex Standart for Naturel Mineral Waters standardında sağlık yönünden bazı limitler getirilmiștir ve ülkemizde geçerli yasal düzenleme olan

Doğal Mineralli Sular Hakkında

Yönetmelik’te de benzer üst sınırlar geçerlidir. Su, insan fizyolojisi için önemli bir kaynaktır.

İnsan vücut ağırlığının yaklașık yüzde 50-60’ını olușturmakta ve vücudumuzda tüm yașamsal süreçlerde aktif rol oynamasında temel bir gerekliliktir. Dünya Sağlık Örgütüne göre temel bir sağlık hakkıdır. Maden suyu da içerdiği mineralleri ve eser elementleri ile insan sağlığı üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Maden suları ve kaynak suları gerek kaynaklarında gerekse șișelendikten sonra hem dünya hem de Avrupa’da geçerli olan uluslararası düzenlemelere göre güvenli su niteliği tașırlar veya tașımak zorundadırlar. Dolayısıyla günlük içme suyu gereksiniminin karșılanmasında șișelenmiș maden suyunun ya da kaynak suyunun tüketilmesi tercih edilmelidir.”

Büşra Sözen

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.