Su ürünlerinde yetiştiricilik gelişiyor

Dunya Gida - - Önsöz - Ayşe DİNÇER

Epey oldu LPG tüpü ile balık avlandığını duyalı. Derken yeni yöntemleri okudum. Ve bir kez daha üzüldüm. Bilmeyenleriniz için sistem nasıl çalıșıyor anlatayım: LPG tüpü, balıkların çok olduğu, yuvalarının bulunduğu noktada denize atılıyor, belli bir basınca gelince deniz içinde patlıyor, patlamanın șiddeti ile balıklar su yüzüne çıkıyor. Balıkçı! da son derece kolay bir șekilde ürünleri topluyor. Tabii bu yönteme avlanmak dememiz söz konusu değil. Kaçak dövüș veya moda deyimle orantısız güç kullanarak balık ve su ürünleri neslini kurutmak denilebilir... Șimdi buna ilaveten yeni bir yöntem geliștirilmiș. 30. sayfamızda yer alan Onur Özkal Bey’in su ürünleri röportajından öğrendim. Șimdilerde ve özellikle bahsi geçen Beyșehir gölünde elektroșok yöntemi kullanılıyormuș. Ben buna cahillik veya eğitimsizlik diyemiyorum. Ne kadar cahil ve eğitimsiz olursa olsun insanoğlunun bin yıllardan süzülüp gelen, sosyal çevresinden öğrendiği görenek ve geleneği ve daha da önemlisi dünyadaki tüm canlılardan üstün aklı var. Elektroșok yöntemini ve diğer yöntemleri geliștiren akıl, balık ve su ürünleri neslinin de aynı yöntemle kuruyacağını düșünebiliyor olmalı. Bugün kolay ve çok para kazanırken kendinden sonrakilerin ne kadar zorlanacağını belki de aç kalacağını da hesaplamıș olmalı.

Su ürünleri avcılığı sadece ülkemizde değil dünyada da artık belli bir seviyeye geldi. Hatta öyle ki avcılığın artık balıkçılık ve su ürünlerine zararı dokunmaya bașlamıș. Bu nedenle artan su ürünleri tüketimi ve talebi karșılamak için yetiștiricilik gelișiyor. FAO 2017 verilerine göre 2010 yılında dünya içsu ve deniz ürünleri yetiștiriciliği 59 milyon ton iken 2015 yılında bu miktar 76 milyon 641 bin tona ulașmıș. Avcılık ise 89 milyon tondan 93 milyon 704 bin tona çıkmıș. Türkiye’de 1986 yılında 3 bin ton ile bașayan yetiștiricilik TÜİK 2017 verilerine göre 2010’da 167 bin tona daha sonra sürekli artarak 2016’da 253 bin 395 tona ulașmıș. Avcılık ise 2010 yılında 486 bin tonmuș. 2016’da 335 bin 336 tona gerilemiș. Parasal değerlerini ihracat açısından irdelediğimizde 2010’da 55 bin ton su ürünleri ihracatından 313 milyon dolar gelir sağlarken 2016’da üretim yüzde 164 artarak 145 bin 464 tona yükselmiș. Satıș değeri de aynı oranda artarak 790 milyon 303 bin dolara çıkmıș. Bunun nedeninin katma değerli ișlenmiș ürünler yerine sıradan ürünlerle dünya pazarlarına açılmamız olduğunu düșünüyorum. Japonya gibi yılda 4 milyon ton üzerinde su ürünleri ithalatı yapan ve bunun için 14 milyar dolar üzerinde para ödeyen bir ülkeye 2017 yılında sadece 14 milyon dolarlık ihracat yapmamız biraz acı. Orkinos ile birlikte su ürünleri ithalatı yapan ülkelerin tercih ettiği su ürünleri reçetelerini geliștirip daha pahalı satarak daha iyi bir ihracat geliri elde edeceğimizi düșünüyorum.

Bu sayımızda Gaziantep Büromuz “Gastronomi Kenti: Gaziantep” ekini hazırladı. Tüm arkadașlarımıza teșekkür ederim. Bu güzel kentimizin gastronomi değerini iç sayfalarımızda okudukça hayran kalacaksınız. Leziz yemeklerinden tatlılarından tatmadıysanız mutlaka gidip denemeli, bu tarihi kenti gezmelisiniz.

Dünya Gıda Dergisinde emeği geçen arkadașlarım ve șahsım adına Kurban Bayramınızı kutlar, nice sağlıklı bayramlar dilerim.

Bir sonraki sayımızda bulușmak dileğiyle

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.