Küresel ticaret, gıda güvenliği ve korku!

Eğer gıda güvenliği için insan, hayvan ve çevre üçgeninde sağlık unsurunun sürdürülebilirliği için ulusal aktörlerin tamamı ve çok disiplinli olarak çaba göstermez ise toplumlarda güvensizlik, endişe ve sonuç olarak korku oluşur.

Dunya Gida - - İçindekiler - Doç. Dr. Remziye Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü remziye@hacettepe.edu.tr

Dünyada gıda güvenliği ve güvencesi sorunlarının önümüzdeki elli yıl ve sonrasında kaygı kaynağı olmaya devam edeceği öngörülüyor. Öte yandan, küresel ticaret hacmi, yani dünyanın her köșesinde üretilen herhangi bir ürünün, kazanç elde edebilmek için talebin fazla olduğu yerlere gönderilmesinden kaynaklanan ticaret artıyor. Küresel ticaretin riskleri ve güvensizlikleri konusundaki tartıșmalar ve bu ticaretin özellikle toplum sağlığını nasıl etkileyebileceği konusunda belirsizlikler uzun zamandır sürüyor.

Özellikle gıda ve tarım ürünleri için düșük ve orta gelirli ülkeler tarafından geçekleștirilen küresel ticaretin toplumun daha yüksek risk ve belirsizliklere maruz kalmasına neden olduğu bilinmektedir. Bu yüksek risk ve belirsizliklere rağmen küresel ticaret yapan ülkelerin özellikle gıda ve tarım sektörlerinde toplum sağlığı açısından olușabilecek gıda güvenliği ve gıda güvencesi sorunları için alacağı önlemleri çok sıkı bir șekilde artırması gereklidir. Ayrıca, küresel ticarete yönelmiș ekonomilerin bu önlemleri genișletmesinde engellerle karșılașabileceği göz önüne alındığında, bu ülke-

lerde özellikle gıda güvenliği ağlarını korumak için kaynak ihtiyacı daha da büyük olacaktır.

“Önlemlerin arttırılması” ve bunun için “yeni kaynak olușturma gerekliliği” nedenleriyle gıda güvenliği ve güvencesi için her așamada izin, izleme ve denetim sistemlerini genișletebilecekleri koșullara dair bilimsel temellere dayalı yeni bir anlayıș geliștirmek ve uygulamak gereklidir.

Gıda güvenliği, gıdayla ilgili tehlikeleri tanımlayan ve tüketiciler için olası riskleri değerlendirebilmemizi sağlayan önemli bir bașlıktır. Bu bașlık altında gıda ișlemenin gıda güvenliği üzerine etkilerini, gıda zincirinde üreticiden tüketiciye ulașana dek paylașılan sorumluluğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine ilișkin temel konular yer alır. Mikrobiyoloji açısından gıda, sağlık ve riskler üzerine düșündüğünüzde ise olası alt bașlıklar büyük oranda așağıdaki gibi olabilir.

• Gıda zincirindeki tehlikeler ve riskler

Tehlikeyle risk arasındaki farkın tanımlanması, gıdada mevcut olan tehlikeler ve kamu tarafından risk algısı arasındaki farkın farkındalığı esastır.

• Risklerin tanımlanması, olasılık ve faktörler arasındaki ilișki

Risk raporlama biçimi, bilgi sunma yollarının tüketicileri etkilemesi ve risk için tanımlanan olasılık ve ilișkinin anlamı.

• Gıda ve mikroorganizmalar: iyi, kötü ve/veya bozucu mikroorganizmalar

Her yerde mikroorganizmalar! Tarihte mikroorganizmaların toplum sağlığını ve onların geleceklerini nasıl etkilediklerinin örnekleri hemen herkesin aklına gelebilir. Bakteri, virüs, maya, küf ve parazitler; tehlikeli olan tüm biyolojik ajanlar. Ayrıca mikroorganizmaların gıda ürünlerinin raf ömrü üzerindeki etkileri ve gıdalarda mikroorganizmaların nasıl ve neden var olduğu. Bazen bir tehlike, bazen bozulma etmeni veya gıdaların üretimine yardımcı olarak mikroorganizmalar.

• Mikrobiyolojik risk değerlendirme

Mikroorganizmaların kontaminasyonu ve nedenlerinin tanımlanması, doz-yanıt ilișkisi ve mikroorganizma gelișimi üzerinde çevre șartlarının etkilerinin yanı sıra örnekleme ve yasal gereklilikler.

• Gıdalarda riskleri azaltmanın yolları

Önlenebilir tehlike tanımı, önleme tekniklerinin tehlikelere ve bunların inaktivasyonuna etkisinin yanı sıra gıdalardaki riskleri azaltmak için tanımlanması. Ulusal Gıda Güvenliği Risk Değerlendirme Unsurları, Gıda Kaynaklı Hastalık Salgın İzleme Rapor Sistemi, vb.

Tekrar bașa dönmek gerekirse, bugün dünyada gıda kaynaklı hastalık etmeni mikroorganizmaların neden olduğu hastalıklar sıklıkla meydana geldiğinden, insanların güvenliğini ve sağlığını ciddi biçimde tehlikeye sokmaktadır ve gıda güvenliği gelișmekte olan ülkelerde daha büyük bir toplum sağlığı sorunu haline gelmiștir. Kușkusuz her ülkede ilgili resmi otorite konu aktörleri ile birlikte gıdaların güvenli olduğundan emin olmaktan sorumludur. İlgili oto-

‘‘Bugün dünyada

rite, ulusal düzeyde bir role sahiptir ve risk yöneticileri olarak politikalara ve gıda güvenliği standartlarına uymak ve standartlara uymayanlarla bașa çıkmak için icra programlarını uygulamak sorumluluğundadır. Ayrıca izin, izleme ve denetim programları ve acil durumların çözümünden de sorumludurlar. Hatta olası yeni riskleri tanımlamak ve bu risklere uygun tespit teknikleri geliștirmek için araștırma yapmak ve/veya yaptırtmakla da sorumludurlar. Toplumu bilgi notları, uyarı metinleri, sunumlar ve benzeri etkinliklerle eğitmek de bu kurumların görevidir. Bu görevler ülkelerin ihtiyaçlarına bağlı olarak bir ülkeden diğerine değișebilir ve bazen birden çok kurum tarafından karșılanabilir.

Üniversiteler ve araștırma kurumlarının da gıdada mevcut ve gelecekte olası kalite ve güvenlik durumunu anlamak ve gıda ve tarımsal ürünler alanındaki mevcut sorunları ve potansiyel gıda güvenliği risklerini araștırmak ve açıklamak ile toplumu eğitmek ve geliștirmek sorumlulukları olduğu açıktır.

Eğer gıda güvenliği için insan, hayvan ve çevre üçgeninde sağlık unsurunun sürdürülebilirliği için ulusal aktörlerin tamamı ve çok disiplinli olarak çaba göstermez ise toplumlarda güvensizlik, endișe ve sonuç olarak korku olușur.

Psikoloji alanında çalıșan uzmanlar, korkuyu farklı șekillerde tanımlamıșlardır. “Korku nedir?” sorusuna psikolojik açıdan verilen bazı cevaplar așağıdaki gibidir:

• Korku, görünen veya görünmeyen tehlikeler karșısında gösterdikleri doğal ve gerekli tepkidir.

• Korku, gerçek bir tehdit ya da tehlike karșısında kișinin gösterdiği tepkidir.

• Korku, canlı varlıkların, görünen ve görünmeyen tehlikeler karșısında gösterdikleri en doğal tepkidir.

• Korku, bir tehlike karșısında duyulan heyecandır.

• Korku, canlı varlıkların (görünen veya görünmeyen) algıladığı, düșündüğü, imgelediği, tasarladığı tehlikeli, tehdit dolu durum, kiși, nesne, olay, olgu karșısında gösterdiği doğal, evrensel duygulanım durumu, ruhsal bir tepkidir.

Korku ile ilgili önemli bir diğer nokta da, kișinin algıladığı tehlike karșısında sahip olduğu kendi gücüdür. “Korkunun sonuçları nedir?” sorusunun cevabı ise ayrı bir tartıșma konusu ve hepimizin dikkat etmesi gereken bir konudur.

Șimdi, son günlerde Türkiye’de yașadığımız bir gıda güvenliği sorunu hakkında yeniden düșünme zamanı: Șarbon!

Ya da hiç düșünmeyin, nasılsa bize bir șey olmaz!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.