İZODER Yönetim Kurulu Bşk. Yrd. Ertuğrul ŞEN

İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen:

Dunya Insaat - - İnşaat -

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, bugün gelişmiş ülkelerin sıfır enerjili konutlar, pasif evler gibi konseptlere yöneldiğini belirterek, Türkiye’nin, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası taahhütlerini yerine getirmesinin, binalarda enerji verimliliği açısından yalıtımının sağlıklı gelişmesi için yaşamsal önemde olduğunu söyledi. İZODER’in desteği ve girişimleriyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin yayımlandığına dikkat çeken Şen, “Bu yönetmelik, mevzuattaki büyük bir eksiği giderecek. Ayrıca Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne uygun olmayan yapılara, yapı ruhsatı verilmeyecek. Yeni yapılan binalarda bu yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi de verilmeyecek” dedi.

Şen, 1 Ocak 2011'de yürürlüğe giren ‘Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği’ gereğince; yeni inşa edilen binalar için Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğunun getirildiğini kaydederek, bu yönetmeliğe göre tüm konutların, 1 Ocak 2020’ye kadar Enerji Kimlik Belgesi (EKB) alma zorunluluğunun bulunduğunu aktardı. Türkiye’deki binaların sadece 500 bin adedinde EKB'nin olduğunu belirten Şen, “Önümüzde yapılacak çok işin olduğunu kabul etmemiz lazım. Bugün yeni yapılarda, bina oturma veya iskan ruhsatı esnasında Enerji Kimlik Belgesi’nin sorulması bize göre yeterli değil. Hatta bu uygulama sorun oluşturuyor. EKB’nin yürürlüğe girdiği günkü duruma dönülmesi, yani daha inşaat izni alınırken bu kimlik belgesinin sorulması ve bu şekilde inşaata başlanması gerektiğini ısrarla savunuyoruz” diye konuştu. Şen, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- Türk halkının yalıtımın öneminin farkında olduğunu düşünüyor musunuz? Sektörünüzü kısaca değerlendirir misiniz?

ŞEN: Yalıtım bilincini yaygınlaştırmak amacıyla 24 yıldır faaliyet gösteren İZODER olarak; günümüzde, dünyanın en önemli gündem konuları haline gelen ‘enerji’, ‘çevre’ ve ‘istihdam’ kavramlarıyla direkt ilişkili bir sektörü temsil ediyoruz. Yalıtımla kışın ısıtma, yazın da soğutma amacıyla harcanan enerjiden ortalama yüzde 50 tasarruf sağlanıyor. Bu da doğalgaz ve eletrik faturalarını yarı yarıya düşürüyor. Yalıtım sektörü, önemli ölçüde enerji ithal eden Türkiye ekonomisi için kritik önem taşıyor. Bugün gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. Türkiye’nin, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası taahhütlerini yerine getirmesi, binalarda enerji verimliliği açısından yalıtımının sağlıklı gelişmesi için yaşamsal önemdedir.

- İZODER neler yapıyor?

ŞEN: Ülkemizde önemli bir büyüklüğe ulaşan yalıtım sektörünü tek çatı altında toplayan bir kuruluş olmanın sorumluluğuyla hareket ederken, 2017 yılında da, tüm yalıtım uygulamalarının artmasını ve sektörün büyümesini sağlamak amacıyla önemli adımlar atıyoruz. İZODER olarak hayata geçirdiğimiz önemli uygulamalardan biri, kalite sertifikası çalışmalarıdır. Üyelerimizin mevcut kanun ve yönetmeliklerde yer alan standartlara uygun olarak piyasaya ürün arz ettiklerini belgelemek ve haksız rekabeti önlemek amacı ile yeni bir uygulama başlattık. İZODER Kalite Onay Sertifikası (İKOS) adını verdiğimiz bu belge için üyelerimizin ürünlerini piyasadan rastgele alıyor ve İZODER bünyesinde kurulan TEBAR AŞ’de deneye tabi tutuyoruz. Firmanın beyan ettiği değerlerle test sonuçlarını karşılaştırarak İKOS Sertifikası veriyoruz. İKOS yaşanan sorunların azaltılmasında etkili oldu. Ayrıca uygulama konusunda da kısa zamanda önemli bir adım atıldı ve yalıtım uygulamalarında çalışan uygulayıcıların mesleki standartları belirlenerek sertifikasyon süreci zorunlu hale getirildi. Yeni yasal düzenlemeyle birlikte, Mesleki Yeterlilik Belgesi bulunmayan kişiler, yalıtım uygulaması yapamayacak. Bu zorunlulukla birlikte TEBAR AŞ’de sınav düzenleme ve belge verme çalışmalarını hızlandırdık. Isı, su, ses ve yangın yalıtımı olmak üzere dört ayrı kategoride belge veren üç kurumdan biri olan TEBAR AŞ’de sınava girip Mesleki Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanan ustalarımız, Avrupa’da geçerli bir sertifikaya kavuşuyor.

- İZODER’in de destek verdiği Su Yalıtımı Yönetmeliği sektöre ne kazandıracak?

ŞEN: Sektör sorunlarının en başında, yalıtımla ilgili yayımlanan

yasal mevzuat uygulamalarının istenen seviyede olmaması geliyordu. İZODER’in desteği ve girişimleriyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği binalarda ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ yayımlandı. Bu yönetmelik, mevzuattaki büyük bir eksiği giderecek. Ayrıca ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne uygun olmayan yapılara, yapı ruhsatı verilmeyecek. Yeni yapılan binalarda bu yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi de verilmeyecek. Yönetmelik, yeni yapılacak binaların toprakla temas eden temel, döşeme ve bodrum duvarlarında, çatılarında, balkon ve ıslak hacimlerinde yapılacak su yalıtımının esaslarının yanı sıra su yalıtımı gerektiren tadilat yapılması veya su etkisine karşı yalıtım ve/veya drenaj önlemi alınması halinde mevcut binaları da kapsamaktadır.

- Sektörde yaşanan sorunları belirterek, çözüm önerilerinizi aktarır mısınız?

ŞEN: Sektörde yaşanan en önemli sıkıntıların başında tüketicinin aldatılması gelmektedir. Biliyoruz ki niteliksiz yapı malzemeleriyle netice almak mümkün değil. Tüketici, yaptıracağı uygulamalarda CE belgesi ve İZODER’e üye kuruluşların denetime tabi tutularak alabildikleri İZODER İKOS’a sahip ürünler kullanılmasını talep etmeli. Yalıtım uygulaması yaptıracak firmalar da, ustalara, Mesleki Yeterlilik Belgesi'ne sahibi olup olmadıklarını sormalıdır. Bu iki önemli hususa dikkat edildiğinde uygulama sorunu yaşama olasılığı en aza inecektir.

- Binalarda Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu sektörü nasıl etkiledi, uygulamada sorunlar var mı?

ŞEN: 1 Ocak 2011'de yürürlüğe giren ‘Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği’ gereğince; yeni inşa edilen binalar için EKB zorunluluğu getirildi. Bu yönetmeliğe göre tüm konutların, 1 Ocak 2020’ye kadar EKB alma zorunluluğu bulunuyor. Türkiye’deki binaların sadece 500 bin adedinde olduğunu düşünürsek, önümüzde yapılacak çok işin olduğunu kabul etmemiz lazım. Bugün yeni yapılarda, bina oturma veya iskan ruhsatı esnasında EKB’nin sorulması bize göre yeterli değil. Hatta bu uygulama sorun oluşturuyor. EKB’nin yürürlüğe girdiği günkü duruma dönülmesi, yani daha inşaat izni alınırken bu kimlik belgesinin sorulması ve bu şekilde inşaata başlanması gerektiğini ısrarla savunuyoruz.

- İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Firmaların bu konudaki yatırımlarını yeterli buluyor musunuz?

ŞEN: Yalıtım bilincinin gün geçtikçe artmasından ve yaratılan pazardan, manipülasyonla ve haksız rekabet yaparak pay kapmaya çalışan firmalar var. Bazı nitelikli yapı malzemeleri bu amaçla kullanılarak tüketiciler aldatılıyor. Bunlar maalesef Ar‐Ge ve inovasyon adı altında yapılıyor. Piyasa gözetim denetim yetkisinde olan ilgili makamlar bu konuda daha titiz ve standartların veya mevzuatlardaki bilimselliğin, tekniğin gerektirdiği durumları hassasiyetle kontrol etmeleri, denetlemeleri gerekiyor. Yalıtım sektörünü temsil eden İZODER olarak, pazarın önemli oyuncuları ile birlikte bu tür olumsuz faktörlerin önüne geçmeyi ve çok daha etkin çalışmalar yapılmasını sağlamayı hedefliyoruz.

- Gelecek dönem hedef ve beklentilerinizi paylaşır mısınız?

ŞEN: İZODER olarak, yalıtım konusunda kamu ve kamuoyunu bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Ülkemizin güvenli, sağlıklı ve konforlu yapılara kavuşması hedefiyle, yalıtım sektörü adına önemli işlere imza atıyoruz. Yalıtım sektörü için bir başvuru merkezi olarak, sektörün büyümesi ve gelişimi için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Sektör adına hazırlanan ve çıkması beklenen yasa ve yönetmeliklerin takipçisi olacağız.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.