ARAŞTIRMA

Dunya Insaat - - News -

Prefabrikasyon

Prefabrikasyonun, akıllı bina çözümlerine geleneksel yöntemlere göre daha rahat kullanım sağlayan bir teknoloji olması, üretimin fabrikada ve kalite denetimi altında yapılması, binayı akıllı yapacak ekipmanın daha hassas ve doğru şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Bu nedenle prefabrik sektörü ‘akıllı çözümler’ üretmeye yoğunlaşıyor. Sanayi ve savunma alanlarında prefabrikasyon kullanımı yoğunluğunu korurken, konutta ise istenilen düzeyde olmadığı belirtiliyor. Sektörde büyüme potansiyelinin olduğu, doğru yatırımlarla ivmenin artacağı kaydediliyor.

İnşaat sektöründeki pazar payı yüzde 7-8 arasında değişen prefabrik sektöründe üretiminin yarısını yapı elemanı oluştururken, altyapı işleri ile çevre düzeni elemanları üretimi de diğer yarıyı eşit paylaşıyor. Sektör üretimine en büyük talep özel sektörden gelirken, kamu sektörünün pazar payı yüzde 25 civarında ve daha çok altyapı inşaatlarına yönelik oluyor. Prefabrikasyon yoğun olarak sanayi yapılarında kullanılırken, konutlarda halen yeterli düzeyde olmadığı belirtiliyor. Prefabrikasyonun hızlı ve kolay kullanımı nedeniyle son zamanlarda savunma ve güvenlik alanlarında kullanımı da artıyor. Gelişen teknolojik sitemlere ve çözümlere kayıtsız kalamayan sektör, üretimlerini ve çözümlerini akıllılık kriterlerine göre oluşturuyorlar. Prefabrikasyonun, akıllı bina çözümlerine geleneksel yöntemlere göre daha rahat kullanım sağlayan bir teknoloji olması, üretimin fabrikada ve kalite denetimi altında yapılması, binayı akıllı yapacak ekipmanın daha hassas ve doğru şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Bu nedenler sektör, kurulumu ve kullanımı bakımından ‘akıllı çözümler’ sunmaya odaklanıyor.

Gelişmiş ülkelerde ön üretimli yapıların yoğun olarak kullanıldığı, Türkiye’de de kullanımın artarak devam ettiği prefabrik sistemler, hızlı kurulum ve sonradan değiştiriliyor olabilmesi sayesinde birçok avantaj sağlıyor. Prefabrik yapıların sürdürülebilir bir gelecek için önemli olduğunun altı çizilirken, bu yapıların AlmanyaFransa ve ABD gibi teknolojik ve ekonomik alanda önde gelen ülkelerde yoğun olarak kullanıldığı belirtiliyor. Doğru malzeme ve doğru teknikle sürdürülebilir ürünlerin her zaman üretilebileceği ve bu sayede sürdürülebilir şehirler inşa edilebileceği ifade ediliyor. Prefabrikasyon; büyük açıklıkların geçilmesine olanak tanıması, çok hızlı yapılması ve dolayısıyla yapının çabuk işletmeye alınabilmesi, beton kalitesinin kontrollü ve dayanımının yüksek olması ve yerli girdi kullanılması ve diğer malzemelere göre daha ucuz olması gibi avantajları nedeniyle en fazla sanayi yapılarında yaygın olarak kullanılıyor. Sanayi yapılarının yaklaşık yüzde 90’ının bu teknoloji ile yapıldığı görülüyor. Konuttan ziyade, bir şirketin büyüme ihtiyacına yönelik yatırımları tanımlayan bu tarz yapılardaki arz ve talep dengesinin Türkiye’nin genel ekonomik ilerleyişine önemli ölçüde ışık tutacağı vurgulanıyor. Hız özelliği, yüksek beton dayanımı ve kalitesinin kontrol edilebilmesi nedeniyle son dönemde savunma ve güvenlik yapılarında da prefabrikasyon kullanımında artış yaşanıyor. Suriye ile aramızdaki sınırda yapılan duvar da dahil halen Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki önemli 10 karakol (prefabrik kalekol), iki kabul toplanma merkezi ve gözetleme kuleleri ile sınır duvarlarının prefabrik olarak ihale edildiği ve bu ihalelerin sürmesinin beklendiği belirtiliyor.

Bilgi ve beceri ihracatı yapılıyor

Sektör üretiminin ağır ve hacimli elemanlardan oluşması nedeniyle düzenli bir ihracatı olmayan prefabrik sektöründe, bazı ürünler gelen talebe bağlı olarak ihraç ediliyor. Sektör, son zamanlarda daha çok yurt dışı pazarlarla bilgi ve beceri ihracatı kapsamında ilgilenmeye başlarken bazı Orta Doğu ülkelerinde, Kuzey Afrika’da ve Türki cumhuriyetlerde proje bazında üretim tesisi kurarak, üretim yapan firmalar bulunuyor.

Standartlar oluşturulmaya başlandı

Sektörde çok fazla firmanın faaliyet gösterdiği ve firma sayısının her yıl arttığı kaydediliyor. Sektörde standartların oluşturulmaya başlandığı belirtilirken, sektörün önde gelen firmalarının bünyelerinde kalifiye personeller eğittiği, yurt dışında da eğitim ve gelişimi desteklediği kaydediliyor. Prefabrike yapıların betonarme yapılara rakip olmadığına değinilirken, yapı sektöründe betonarmenin ayrı, çeliğin ayrı ve hafif çelik yapının ayrı yeri olduğu yetkililerce vurgulanıyor. Bina ne kadar hafif olursa depreme dayanımının da o kadar güçlü olduğu ifade edilirken, ülkemizin deprem bölgesinde yer aldığı ve çelik yapılara gereğinden fazla ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiliyor. Ancak deprem gerçeği göz önüne alınırsa prefabrik kullanımının yeterli olmadığı vurgulanıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.